28 Ocak 2023 Cts

Kandil Geceleri ve Mevlit Kandili

Sitemiz Köşe Yazarı Mehmet Ali KURU’nun Kaleminden Kandil ve Mevlit Kandili ile ilgili açıklayıcı yazı

KANDİL GECELERİ ve MEVLİT KANDİLİ

Dinimizde, mübarek ve kutsal kabul edilen bazı geceler vardır. Bu geceler, ibadet etmek için birer fırsat olarak kabul edilmektedir.

        Müslümanlarca kutsal kabul edilen gecelere “ Kandil” adı verilir. Kandil adının verilmesine sebep, bu gecelerde camiler ve uygun olan yerlerin ışıklarla donatılması, minarelerde kandillerin yakılmasıdır.  Bu geceler Ramazan’ın yirmi yedinci gecesi olan Kadir, Receb ayının yirmi yedinci gecesi olan Mirac, Şaban ayının on beşinci gecesi olan Berat, Receb ayının ilk cuma gecesi olan Regaib ve Rebiülevvel ayının onikinci gecesi olan Mevlid’tir.

        Kandil geceleri, bize, topluca ibadet etme fırsatı vermektedir. Günümüzde kandiller camilerde okunan mevlit ve Kur’an’la, yapılan dua ve ibadetlerle canlı biçimde kutlanmaktadır. Ayrıca insanlar birbirlerine yardım ederler. Hastalar ziyaret edilir, mezarlıklara gidilir, ölülere dua edilir. Müslümanlar birbirlerine mesajlar göndererek kandillerini kutlarlar.

Mevlit Kandili

        Her yıl ay (kameri) takvimine göre Rabiülevvel ayının 12’sine rastlayan gün ve akşamı mevlit kandili olarak kutlanır. Mevlit; “doğum” ve “doğum günü” demektir. Mevlit kandili sevgili Peygamberimizin doğum gününü kutlamak içindir. 

        Peygamberimizin doğumu, dünyanın en önemli olaylarından birisidir. Çünkü o, Allah’ın emri ile insanları doğru yola çağırmak üzere vahiyle görevlendirilmiştir. Yanlış ve karanlık inançlardan, doğru ve aydınlık olanlara götürmüştür. Bunun için Müslümanlar, Peygamberimizin doğum gününü büyük bir coşku ile kutlamaktadırlar.

        Rasulullah (s.a.s.), doğduğu gece, bir takım mucizevî olaylar zuhur etmiş; Kisranın sarayındaki burçlar çatlamış, bin yıldan beri yanmakta olan ateş sönmüştü. Ayrıca, doğumu anında orada bulunan kadınlar da bir takım harikuladeliklere şahit olmuşlardı.

Abdulmuttalip, doğumdan yedi gün sonra Mekke’de büyük bir ziyafet tertiplemiş ve çocuğa, Arapların o güne kadar kullanmadıkları bir isim olan Muhammed adını verdiğini ilan etmişti.

        Hicretten üçyüz yıl sonra ilk kez Mısır’da, Fatimiler döneminde Mevlid; dörtyüzyıl sonra da Kudüs’te Mirac, Regaib ve Berat geceleri kutlanmaya, bu geceler camilerde toplu biçimde yapılan ibadetlerle geçirilmeye başlandı. Daha sonra bu kutlamalar İslam dünyasının bazı bölgelerine yayılarak gelenekleşti.

        Sünnî Müslümanlarda ilk mevlit merasimi, Hicri 604 yılında, Selahaddin Eyyubî’nin eniştesi ve Erbil atabeği Melik Muzafferuddun Gökbörü tarafından tertiplenmiştir. Uzun hazırlıklarla düzenlenen merasimler, bütün halkı kapsayan bir şekilde düzenlenirdi. Muzafferuddin, çevre bölgelerden fakıh, sûfi, vaiz ve diğer âlimleri Erbil’e çağırır ve kutlamalar gayet debdebeli bir şekilde cereyan ederdi.

Osmanlılar döneminde, II. Selim (1566-1574) zamanından başlayarak minarelerde kandiller yakılarak duyurulduğu ve kutlandığı için Kandil olarak anılmaya başlayan gecelere Kandil-i Şerif de denir. Ayrıca her gece, Leyle-i Kadir, leyle-i Mirac gibi terkiplerle de anılır.

Daha sonra, değişikliğe uğrayarak, Mekke’de de mevlit merasimleri tertiplenmeye başlanmıştır (bk. Asım Köksal, İslam Tarihi (Mekke Devri), İstanbul 1981, 50 vd.).

Mekke ve Medine’den sonra mevlit merasimleri, İslam coğrafyasının her tarafında birbirinden farklı şekillerde tertiplenmeye başlanmış ve bu, bugüne kadar sürekliliğini korumuştur.

Osmanlılar tarafından mevlit, ilk defa III. Murat zamanında, 1588’de resmi hale getirildi. Merasimler, belirlenmiş teşrifât kaidelerine uygun olarak sarayda tertiplenir, ayrıca, önceleri Ayasofya Camii’nde, sonraları ise Sultan Ahmed Camii’nde yapılan merasimlere, devlet erkânıyla birlikte halk da katılırdı.

Bu merasimlerde, önce müezzin tarafından Kur’an-ı Kerîm okunur, bunun peşinden de vaazlar verilirdi. Daha sonra mevlithân kürsüye çıkar ve bir bölüm okuduktan sonra iner hediyesini alır ve ikinci mevlithan kürsüye çıkarak, okumaya devam eder ve belirlenmiş kaideler çerçevesinde mevlit kutlamaları son bulurdu. Bu resmi kutlamalar günümüzde Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığı ile Radyo ve TV’lerde aynen sürdürülmüştür.

        Mevlit Kandillerinin kutlanması, inananların kalplerindeki Rasulullah (s.a.s.) sevgisini canlı tutar ve ona olan muhabbeti artırır. Zira Rasullulah (s.a.s.)’ı sevmek, imanın temel kıstasların dan biridir.  Rasulullah (s.a.s.)’ın şu hadisi şerifi bunun en açık delilidir: "Sonsuz kudret sahibi olan Allah’a yemin ederim ki, sizden hiçbiriniz beni babasından, evladından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe, iman etmiş sayılmaz" (Buhari, İman 8).

         Bu vesile ile Mübarek Mevlit Kandilinizi en kalbi duygularımla tebrik eder; Yüce Allah’tan Mevlit Kandilinin, sizlere, ülkemize, İslam âlemine ve tüm insanlığa huzur ve mutluluk getirmesini niyaz ederim.

Saygı ve sevgilerimle

Mehmet Ali KURU

m.alikuru19@gmail.com

17.03.2008

ÇORUM

Related Articles

5 YORUMLAR

  1. Selamlar Hocam,
    Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed (S.A.V) efendimizin dogum gecesi olan mevlit kandili vesilesiyle; mübarek kandil gecelerimizle ilgili verdiginiz böyle güzel bilgiler ve herkesin kolayca anlayabilecegi sade bir anlatimla aciklama yaptiginiz icin Yüce Allah”im sizden razi olsun.
    Elinize, dilinize ve yüreginize saglik…
    Avuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalpleri okşadığı anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda birleşmek dileğiyle…
    Yüce Allah”im tüm müminlerin yaninda olsun…
    Mevlit Kandiliniz Mübarek Olsun…

    Samimi selamlarimla…
    Ersoy TÜRKOGLU

  2. Sn.Hocam,

    Hakikaten bu yazıyı okuyana kadar böyle geniş anlamda dikkat etmemiştim kandil gecelerine. Bizi kandil gibi aydınlattınız. Fevkalede faydalı bir araştırma özeti. kalemine sağlık.

    hayırlı kandiller dilerim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

1,465BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
17AboneAbone Ol

Çok Okunanlar