24 Mayıs 2024 Cum

Çok İstemek

İsteseydin, eğer gerçekten isteseydin, olmak istediğin, olmasını istediğin olurdu. Olmadığına göre sen henüz istememişsin demektir

İ S T E M E K

 

 

Bir şeyi çok isteriz de olmadığını gördükçe isyana kalkışır veya “nasip değilmiş” diye tevekkülle boyun bükeriz.

 

Bir üstadım kulağıma fısıldayarak yeri göğü yıkan bir seda ile bana dedi ki:


“Sen istemek nedir hiç bilmiyorsun ki!
Gerçekten isteseydin olurdu. Evet, hiç boşuna yorma kendini! İsteseydin, eğer gerçekten isteseydin, olmak istediğin, olmasını istediğin olurdu. Olmadığına göre sen henüz istememişsin demektir.”

 

“İstemek, birşeyin olmasını istemek, gerçekten istemek nedir o hâlde?” diye saf saf sorabiliriz de…

 “İstemek, olmayı istediğin, olmasını istediğin şey için ölmeyi göze almak, ölecek kadar istemek, hatta olmak için, olması için ölmek demek.”

”İstemek, birşeyin olmasını istemek, onu dilemek, onu arzulamak: tutkuyla, hırsla, ihtirasla onun olması için yanıp tutuşmak demek.”

Ah ne zordur istemek? İstek sahibi olmak… tutku sahibi olmak… tutmak için tutuşmak… tutmak uğruna tutuşmak… tutuşmak pahasına tutmak…. tutarken ve sırf tuttuğu için tutuşmak… yanmak yani… olmak için ölmek… ölmedikçe olmayacağına, olunamayacağına inanmak…

 

İstemek… birşeyin olmasını istemek… olmayı istemek…

 

Yani?

İstemek “bedel ödemek” demek. Bedelini hesap etmeksizin istemek demek. Bedeli ne olursa olsun istemek demek. İsteğin şiddeti arttıkça ödenecek bedelin miktarının da artacağını bilmek demek. Bedeli büyük olduğu için olması istenenden kaçmak değil, bedeli büyük olduğu için olması istenene koşmak demek. O halde istemek demek, herşeyden evvel bedeli büyük olanın olmasını istemek demek. İstemek bedeli seve seve ödemek, bedeli göze alınan şeyin olmasını istemek demek.

 

”Gönül cenneti istiyor imiş amma günahlar bırakmıyormuş.”

 

Söylesene sevgili dostum, günahlar da kim oluyormuş? Gönlümüze ket vuracak, gönlümüzün isteklerini, istediklerini engelleyecek günah mı varmış bu dünyada?

 

Gönül bir kere istese, gönlün kendisi cennet olmaz mı? Bir kere, evet bir kere gönül cenneti istese dağlar tepeler düzlük, denizler yol olmaz mı insana?

 

Günah adam gibi istememenin, isteyememenin adı değil mi zaten? Günah istemesini bilmeyenlerin, istemek nedir bilmeyenlerin içine yuvarlandığı çukur değil mi?

 

Evet günah: olmayanlara, olmayı adam gibi istemeyenlere verilmiş bir ceza. Günah bir sebep değil, bilakis günah tamıtamına bir akibet, bir sonuç, hem de istemeyi bilmemekten hasıl olan bir sonuç. Günah, istemeyenlerin, istemesini bilmeyenlerin, istemek nedir bilmeyenlerin ağına düştükleri avcı… tutkusunu kaybetmişlerin kucağında uyumayı tercih ettikleri yosma… ölmeyi göze alamayanlara kurulan darağacı… çeşm-i siyahın ta kendisi günah. Ağlayan değil ağlatan, sızlayan değil sızlatan. Günah tutkusuzlara özgü bir ceza… tutmaktan vazgeçenlere… —ağzım kurusun— tutmaktan değil, tutulmaktan korkanlara musallat olan bela. Evet, isteyenlerin değil, istemekten çekinenlerin belası hem de.

 

 “İsteseydin, eğer gerçekten isteseydin, olmak istediğin, olmasını istediğin olurdu. Olmadığına göre sen henüz istememişsin demektir.”

İsteseydin eğer, isteğinin şiddetinden, istemenin muhabbetinden yer yarılır, gök parçalanır, ma’dum mevcud’a, adem vücûd’a inkilab ederdi. İsteseydin eğer, günahların yok olurdu. Bir kere isteseydin, evet bir kere gerçekten isteseydin olan olurdu; olacak olan olurdu. İsteseydin olmaz bile olurdu…

 

Sen hiç istemedin ki dostum! İstemek nedir bilmedin ki! Hiç tutulmadın sen! Tutkuların için ölmedin ki! İsteseydin ölürdün, ölseydin olurdun! Sen hiç olmadın ki! Evet, olmadın, çünkü sen hiç ölmedin! Ölecek kadar istemedin, ölümün pahasına istemedin, ölümüne istemedin! İsteseydin ölürdün. Ölseydin olurdun. Ne öldün ne oldun. Çünkü sen istemedin. İsteğini, istediğini aslında dile bile getirmedin. Öyle ya, bir kere dile getirseydin, olurdun. Bir kez adam gibi aklından geçirseydin hemen orada olmuş ve ölmüş idin.

Sen hiç istemedin ki dostum! İstemesini bilmedin. İstemek nedir bilmedin. Tövbelere sarılıp göz yaşı ile seccadeni ıslatmadın ki. Şafaklarla birlikte avucunu açıp gani olana yalvarmayı bilmedin ki. Sevgiden kalbin kıpır-kıpır çarpmadı, heyecandan yüreğin hoplamadı ki. Şükrünü bilip kanaat etmek yerine isyan halinden sıyrılmayı bilmedin ki. İstemeyi hasetlik sandın istemenin adabını bilmedin ki. Çünkü sen  ol deyince olduranı hiç tanımadın ki dostum.

 

 

YA ERHAMÜRRAHIMİN çaresizim.açtım ellerimi sana tüm

acizligimle,derman sende,çare sende,lütüf sende yüce RAHMAN.Ne olur boş çevirme kapından,yüregim yanıyor,kalbim ağlıyor ne olur sen dualarımı kabul buyur YA LATİF.Gönlümün muradını nasip eyle ya RAHİM.ne olur bana merhametinle muamele et YA RAB. AMİN, demeyi bilmedin ki.

 

 

İstediğimiz matlubun hasıl olması dileğimle…..

 

Veysel ŞENSOY

Related Articles

4 YORUMLAR

  1. Evet Veysel bey;
    İstmek gerçekten neyi ne için istemek, isteyebilmek o yüce yaratıcıdan isteğimizi ve kalp ile huşuu ile samimiyet ile…
    ” Kestiğiniz kurbanlarınızdan bizim katımıza ne bir eti nede bir kanı ulaşır yalnıca bize ulaşan takvanızve samimiyetinizdir”
    Evet Samimi bir şekilde isteyebilmek,

    Selam ve dua ile….

  2. Sacma Felsefeden bikan arkadasim, okumazsin olur biter. Veteriner yazmak istediniz galiba. veteniter diye bir terim bilmiyorum da. Kandinize bu ismi verdiyseniz diyecegim yok. yazinizi kesek tam yayimlasaydi site yonetimi. Biz elestirilerden korkmayiz. hakret de o kadar onemli degil cunku kem soz sahibinindir. Ama veteriner sozunun manasina bir fransizca sozluk alin da bakin. Ben size bunu uygun bulmam. Veteriner hekim demeniz gerekir zira veteriner ….. tek basina baytarin mudahele ettikleridir. Kimin ne istedigini biz biliriz. Siz yaziyi bahane ederek kisilik savasina flan da kalkismayiniz sakin. Benim hic bir zaman boyle kompleksim olamaz. Herkes kendi yerinde degerlidir. Yazilanlara gelince bunlar deneme turunde yazilardir. Sizin kulturunuz okumaniza mani hal ise ben ne yapabilirim. Hikaye veya deneme veya makale burada ancak bunlardan ornekler yazilir. Bilimsel calismalar aktaramayiz ki. Lutfen mail adresime yollayiniz tenkitinizi. veyselsensoy@yahoo.com. veya vsensoy@gama.com.tr

  3. böyle saçma felsfenden bıktım istemnin ne olduğunu bilmeden istemek demek den bahsediyor kim ister biliyormusunuz…

    Site Yönetimi: Lütfen adınızı ve soadınızı yazınız

  4. Değerli Veysel Bey Efendi,
    Bu yazınız da diğerleri gibi çok kıymetli bir yazı olmuş. Özellikle yorum yazmak istedim. Bu yazı bendenizde geçmişe ait bazı bilgilerimi tazeletti. Üniversite yıllarında İslam Hukuk Derslerinde okurken;Mecelle nin bir maddesinde geçmişti. \”Ma\’dûm\’un bey\’i yani satışı batıldır, hiç bir bakımdan dine uygun değildir.\” diye.
    İSTEMEK konu başlıklı yazınızı dikkatlice okuyunca anlşılıyor ki, insanoğlu olgunlaşmak ve hedefine ulaşmak için bir şeyi(mevcudu) gerçekten istemeli. Aksi takdirde ne istediğini, niçin istediğini bilmeyen amaçsız ve gayesiz bir insan hedefine ulaşamaz. Bununla ilgili pek çok örnek olaylar anlatılır ama biri tanesi var ki, tam da sizin anlattığınız temayla örtüşmekte. Hani bir şahıs Bilge bir büyüğe gelir ve peygamberi rüyasında görmek istediğini fakat bir türlü O mübarek insanı rüyasında göremediğini söyleyince Bilge kişinin verdiği cevap var ya. Sanırım hatırladınız.
    Bilge, rüyasında peygamberimizi görmek isteyen şahsa şöyle der:
    – Akşam tuzlu ve kızarmış olan kuzu eti yiyeceksin fakat su içmeyeceksin. Yatıp uyuyacaksın ve mutlaka bir rüya görürsün der.
    Bu şahıs kendisine denileni aynen uygular ve uykuya dalar. Rüyasında susuzluktan kıvranmakta ve sular seller içinde kendisini ögrmektedir. Bir türlü peygamberimizi rüyasında göremez. Ertesi gün gidip olanları Bilgeye anlatır. Sebebini sorar:
    Bilgenin cevabı kısa ve ders vericidir.
    – İnsan neyi çok ister ve ihtiyacı varsa ona ulaşır, yani neyin hasretini çekersen ona kavuşursun. Suya özlem duyduğun kadar sevgili Peygamberimizi görmeyi istemiş ve arzulamış olsaydın rüyanda onu görecektin. Der. Biraz kıssadan hisse gibi oldu herhalde.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

1,465BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
18AboneAbone Ol

Çok Okunanlar