19 Ekim 2021 Sal

Tekkiraz ve SALMAN İlçe olmalıdır.!!

Tekkiraz ve SALMAN İlçe olmalıdır.!! 

 3- ORDU İli BATI (Ünye) Kesiminde İDARİ Durum 

(ÜNYE ve yukarı kesimi) : Ordu İlinin (merkezi olan Altınordu hariç) ilin en büyük ilçesi olan ÜNYE Merkezli kesimdir. En Batıda ki kesim olup, ÜNYE ve arkasında yukarıya doğru iki küçük bir büyük hat boyunca uzanan İKİZCEÇAYBAŞI ve AKKUŞ’tan oluşur. Kesimin toplam nüfusu 2019 Nüfus sayımına göre 177.549 kişidir. BATI Kesiminin merkezi olan ÜNYE Şehrinin (artık Büyükşehir olduğundan merkez nüfusları verilmiyor ama önceki yılların gelişimini baz alırsak muhtemelen yaklaşık) 95 bin kişidir. Bu kesim ORDU İlinde nüfusu en az olan kesimdir. Bu kesimin merkezi ÜNYE Şehrinde de haliyle Ünye Mahalleleri halkı dışında genelde AkkuşÇaybaşı ve İkizce gibi bu kesimin ilçeleri halkı yaşamaktadır.  

Bu kesimde 3 (üç) hat (yol) boyunca ilçeler uzanır. Buna göre;  

Birincisi- Ünye merkezin tam ortasından yukarı doğru çıkan ANA Hat yoldur ki, direkt AKKUŞ İlçesine çıkar (ilk Akkuş’tan geçer) Mesafe 56 km’dir. Bu uzun mesafede arada başka ilçe yoktur. Bu yönüyle üç kesim içinde buradaki durum tektir. Bu ana hat yolun ucu ise Akkuş’tan sonra 40 km. sonra Tokat’ın Niksar ilçesine çıkar. Zaten hattın adı da ÜNYE-Akkuş-NİKSAR Karayoludur. Bu yol Ordu Kamuoyunda ORDU Merkez-MesudiyeSİVAS Karayolundan sonra her daim gündemde ki ikinci karayoludur. Fakat projesi geç hazırlanmış hattır. Ancak son 8-10 yıldır yapılan çalışmalar ile mevcut yoldan başka bir güzergâh belirlenerek yeni bir ÜNYE-Akkuş-NİKSAR Karayolu hattı hazırlanmıştır. Bu yeni güzergâhın fizibilite ve proje çalışmaları yeni bitmiş olup, şimdi ihaleye hazır durumdadır. Çalışmaları biten ve hizmete açılmak üzere olan ORDU (Altınordu)-Mesudiye DEREYOLU geniş bir tek şerit yol iken bu yeni güzergâh yol ise BÖLÜNMÜŞ (Çift Şerit) OTO Yol olacaktır. Bu açıdan Ordu İlinde iç-yukarı kesimde ki tek yol olacaktır. Fakat bu yolun gecikmesinin sebebi de Ordu Merkeze gelen DEREYOL Güzergâhına öncelik verilmesi gözükmektedir. Şimdi DEREYOL (yani ORDU-MESUDİYE Genişletilmiş Yolu) bitmiş olduğu için yeni sıra gelmiş ancak işin talihsizliği, kamudaki ekonomik (kriz) durumu nedeniyle ertelendiği anlaşılmaktadır. Zira yolun muhammen (tahmini) bedeli 2018 rakamlarıyla (eski parayla) 1 KALTRİLYON 700 Trilyon TL.dır. (yani Milyar 700 Milyon TL.)  

Yeni ÜNYE-NİKSAR BÖLÜNMÜŞ (Duble) Yolu aslında TOKAT-ÜNYE BÖLÜNMÜŞ OTO YOLU’nun Niksar-Ünye kısmını temsil eder. Buna göre yeni Yolun projesinde ÜNYE ile AKKUŞ arasında yapılacak 8 tünel ile yolun yaklaşık 25 km.si tüneller ile geçilmektedir. Akkuş ilçesinin dışından muhtemelen 4 km. doğusundan (Aşağı Düğencili Mahallesinden) geçecektir. Buna göre saatte 110 km. hız sınırlarına uygun yapılacak olan yeni OTO YOL şartları ile ÜNYE’den çıkan bir araç AKKUŞ İlçe merkezine 30 dakikada varabileceği belirtilmekte, aynı şekilde de AKKUŞ ilçe merkezinden NİKSAR ilçe merkezine de 15-20 dakika da ulaşacağı söylenmektedir. Yapıldığı zaman ORDU İlinin en önemli İÇ BAĞLANTI Yolu..Bölgenin ise SAMSUN-MERZİFON (Bölünmüş) DUBLE YOLU’ndan sonra 2.(ikinci) en ÖNEMLİ İÇ BAĞLANTI Yolu (ulaşım koridoru) olacaktır. Böylece bu kesimin yukarı ve iç ana bağlantısı ile ulaşım sorunu çözülecektir. Sadece bu kesimin değil, İller arası olacak bu yol ile Ünye ve çevredeki ilçe ve iller iç kesimde ki Niksar ve çevresine, Kelkit Vadisine oradan diğer şehir ve bölgelere günümüzün sağlıklı konforlu yol şartlarında bağlanacaktır. TOKAT merkez ve çevresi ile KELKİT Vadisi çevresi hatta SİVAS’ın önemli kısmı ticari yâda sosyal amaçlar gereği ÜNYE yani Karadeniz kıyısına inecektir. Bu yolu en çok isteyen, olması için de en çok gayret eden İl, ürettiği Tarım ürünlerini ve Organize Sanayi, Ticari mamullerini kendine en yakın Gümrük olan ÜNYE Limanına ulaştırmak isteyen TOKAT İlidir.  Böylece bu yeni yol sadece ulaşım değil, hatta ulaşımdan daha çok Sanayii, Ticaret ve Tarım ürünlerinin İLLER ve Uluslarası taşındığı pazarlandığı ciddi bir ticari yol olarak kullanacaktır. Hâlihazırda bitmiş durumda olan (son rötuşları yapılan) Mesudiye-ORDU Yolu ile en yakın Liman ve Gümrüğe ORDU üzerinden ulaşacağı düşünülen SİVAS İli ticareti bu yol yapılana kadar yeni DEREYOL’dan kullanabilir. Ancak NİKSAR-ÜNYE Yolu yarın bir gün yapıldığında, Dereyol ile eğer Doğu Karadeniz’de işi yoksa ORDU’ya çıkmaktansa SİVAS ile arası zaten bölünmüş yol olan TOKAT’tan NİKSAR’a kadar (olan kısmı da bitmek üzere olan) DUBLE yolun ÜNYE’ye kadar uzanmış olmasıyla SİVAS ve çevresindeki birçok İlin de bu yolu kullanacağını tahmin edebiliriz. Zira ORDU İl merkezi Deniz kıyısında olmasına rağmen LİMANI ve Gümrüğü Yoktur. (ORDU İl merkezinin Karayolu çözüldü, Havaalanı var fakat Limanı yok. Demiryolu zaten yok) Liman ve Gümrük için ya Giresun’a ya Ünye’ye gidilmek zorundadır 

Böylece bu yolun aslında iç kesimlerden Akdeniz’e Doğu Anadolu’ya kadar, Karadeniz’den ise SAMSUN’un bir kısmıORDU, GİRESUN ve icabında hedef yere göre Bölünmüş ZİGANA Yolunu kullanmayacak olan TRABZON, RİZE ve ARTVİN’e kadar İlleri ile bir kısım İç Anadolu-Doğu Anadolu ve Akdeniz güzergâhları için yoğun bir ticari yol olarak kullanacağı ciddi bir yol olacağa benzemektedir. Elbette yapılması DOĞU/ORDU Kesimi ve çevresi için çok iyi olan DEREYOLU elbette hem ORDU-GİRESUN Çevresi hem de SİVAS ve Kelkit Vadisi için çok faydalı olacaktır ancak bu yolun ileride yapıldığı zaman hitap edeceği alanın ve potansiyelin ancak yarısı olabilir. 

Dolayısıyla bu yolun hattı üzerinde doğru yerde doğru yatırım yapan esnaflar kazanacaktır. AKKUŞ İlçesi de gelecekteki ticari planlamasını şimdiden buna göre yapmalıdır.  

Mevcut ve yapılacak ANA Yol Hattı üzerinde yazımızdaki mevzu olan yerleşimlerden Tekkiraz Mahallesi de bulunmaktadır. 

Bu mevcut ve yeni yapılacak yola Orta/FATSA Kesimi Kumru-Korgan yolunu ÇAMİÇİ’ne uzatarak bağlanmak istemektedir. Bu yoldan ve düşüncelerden yukarıda Orta kesimde bahsetmiştik. Bitmek üzere olan bu yol da ödenek eksikliğine takılmıştır. Ancak AKKUŞ İlçesinde bazı insanların zannettiği gibi hem mevcut yola hem yeni yapılacak DUBLE Yola asla alternatif olacak bir yol DEĞİLDİR.! Bir ilçenin yâda Kumru ve KORGAN’ın yukarı kısımlarından yaylaya çıkıp oradan NİKSAR İlçesi köylerinden geçerek ÇAMİÇİ’ne çıkılan normal basit bir tek şerit ara (tali) yoldur. Yüksek yerlerden geçen kışın kullanılması zor bir mevsimsel yazlık yoldur. FATSA Merkezin ise Korgan-Çamiçi yolunu değil yeni ÜNYE-NİKSAR BÖLÜNMÜŞ Yol yapılınca zaten hattın başı Ünye ile arasındaki Çimento fabrikasının yanından başlayacak olan Yola buradan dâhil olacağını ve kullanacağını söyleyebiliriz.  

Kumru ilçesinin ise Korgan’la birlikte belki Tekkiraz ancak daha çok Akkuş (Tuzak yâda KızılelmaMahalleleri üzerinden bir giriş noktası arayacağını düşünüyoruz. Böyle bir arayış ta çok faydalı olacaktır. Hele ki bu ara noktalardan ileride bu yola yapılacak (buraya kadar da şartları iyi bir yol ile) iyi bir giriş ile Akkuş-Kumru-FATSA Yolu oluşur ki aliyyül ala olur, harika olur. Akkuş ilçesi ve BATI/Ünye kesiminin diğer Çaybaşı, İlküvez, Tekkiraz, Salman gibi yerleşimleri yanında NİKSAR vd. iç yerler ile FATSA/Orta kesimi daha iyi birbirine bağlanır. 

Bir hayalimiz de biraz zor ama (imkânsız olmayan ihtimal) böyle bir yol ile Akkuş İlçe merkezinden Salman Mahalle grup yolundan daha güneye saparak Ceyhanlı Mahallesi yoluyla Erbaa’ya ulaşan bir başka ara (tali) yol oluşmasını sağlayarak adeta bir FATSA-ERBAA yolunu oluşturmaktır. Böylece arada hem Ana Karayollarından hem Mahalle yollarından geçen bir (Ana yol değil ama) Mahalli bir FATSA-Kumru-Akkuş-ERBAA yolu da oluşmuş olur. Zaten YEŞİL YOL’un Salman Mahallesine kadar gelmesiyle (devamı zaten asfalt olarak) oluşmuş SALIPAZARI-Salman-AKKUŞ Yolu ile Akkuş İlçe merkezi kimi ana kimi ara 4 (dört) hattın kesiştiği noktada önemli bir ulaşım üssü konumuna gelir. 

-Diğer yollar ise ARA (Tali) hatlardır. Bu ara yollardan birisi ÇAYBAŞI ilçesine çıkar. ÜNYE- ÇAYBAŞI arası 35 km.dir. Bu ara-tali hat yolun devamında yukarıya doğru yazımıza konu İLKÜVEZ Mahallesi bulunmaktadır. ÇAYBAŞI-İlküvez arası ise 14 (on dört) km.dir. Ancak bu hattın devamında bir ilçe yoktur. Yol İlküvez Mahallesinde son bulur. Bundan sonra ise (eski köy şimdi) Mahalle yolları olarak devam eder. Ve nihayet en yukarıda Akkuş ilçesinin Kuzköy (Akpınar) Mahallesine kadar ulaşır. 

-Son ARA (Tali) Hat ise İKİZCE Yoludur. ÜNYE-İKİZCE arası ise 28 km.dir. Bu ara hat yol İKİZCE İlçesinde son bulur. Bundan sonra Mahallelere devam eder. Asfalt yol en yukarıda eski YOĞUNOLUK Beldesinde son bulur. Buradan Mahalle yolu olarak İlküvez Mahallesine ve yukarıya doğru Akkuş Mahallerine devam eder. İkizce ilçesi ORDU ilinin en batısında ki ilçedir. Dolayısı ile Ordu ile Samsun il merkezleri arasında tam orta mesafede yer aldığı söylenebilir. İkizce’nin yukarısı hariç, İKİZCE-ÇAYBAŞI-Tekkiraz ve ÇAYBAŞI-İlküvez Ara Yolları da bildiğimiz incelediğimiz hatlardır. 

Bu hatlarla ilgili ilginç nokta şudur: ÇAYBAŞI Ara ve AKKUŞ Ana Hattı yolları birbirine paralel olarak giderler. Hattın Ünye’den başlangıç noktaları farklı olmakla birlikte gittikçe dağ yamaçları boyunca yükselir ve yükseldikçe uzaktan birbirini izler. Ta ki İlküvez ve iki hattın ortasında kalan Ünye’nin son mahallesi (eski belde) Pelitliyatak görünene kadar. Çaybaşı-İlküvez yol hattı boyunca gidenlerde bir zaman sonra İkizce-Yoğunoluk hattını uzaktan izlerler. Buradaki hatlar DOĞU/Merkez kesimindeki ana hattın Ulubey-Gürgentepe-Gölköy kesimine benzer. Hâlbuki ORTA Kesimde ki Fatsa-Çatalpınar-Kabataş-Aybastı hattı bu kadar yükselmez, epey zaman aşağıdan sonra yavaş yavaş yükselerek fakat bu yüksekliklere ulaşmadan sona erer.(Aybastı’dan sonra Perşembe Yaylasına yükselen kısmı hariç) 

Bu kesimde 30 sene önceki son ilçeleştirme furyasından yararlanan 2 (iki) ilçe bulunmaktadır. Bunlardan birisi İKİZCE’dir. Burada biraz duralım, inceleyelim: 

İkizce 1957 yılı öncesi tarihi ismi LALELİ Köyüdür. 1955 yılında yukarısında ve yakınında ki eski ismiyle Çilader’in Nahiye olup ÇAYBAŞI ismi almasıyla Çaybaşı’na bağlanmış, 1957’de Pazar yeri kurulmuş ve bugünkü adını almıştır. Çaybaşı ile arası sadece 10 (on) km.dir. Ne zaman BELDE olmuştur, kaynaklarda bilgi yoktur ancak ilçe olmadan önce Belde olmuş olması gerekir ki İlçe yapılmış olsun. Nihayet 1990 yılının son ilçelerinden biridir. Çaybaşı ile birlikte aynı muhtemelen aynı 9 Mayıs tarihli Resmi Gazete ilanı ile ilçe olmasının kabul edildiğini tahmin edilmektedir. 

Burada ilk tartışma konusu şudur: Araları 10 (on) EVET evet sadece 10 (on) km. olan iki yerleşimin nasıl aynı anda ilçe olduğudur. Yoksa eski ilçesi ile arası 28 km. olan İKİZCE ortaya koyduğumuz (eski ilçesine 25 km. mesafe) kıstasını karşılamaktadır.  

EVET, bu Yol hattı veya buradaki kesim üzerinden Ünye’ye 45 km. uzaklıkta Mahalleler olduğu düşünüldüğünde bu yukarıya doğru uzanan ve coğrafyası büyük kendi büyük ÜNYE İlçesinden burada bir mevcut mesafeler içinde bir ilçe teşkilatına ihtiyaç olduğu söylenebilirdi. Ancak bu iki ilçe şeklinde olmamalıydı.!  

İKİZCE’nin yüzölçümü 148 km. karedir. Dolayısıyla tek başına bile bugün ortaya koyduğumuz kıstasa uygundur. Hâlbuki ÇAYBAŞI ilçesi ise 102 km.karedir. Bu haliyle EVET GülyalıÇamaş, Kabataş ilçelerinden büyük Çatalpınar ile aynıdır. Ancak ikisini birleştirdiğinizde tam 250 km.kare eder ki, bu yüzölçüm yukarıda ki komşuları olan AKKUŞ ilçesinin 697 km. kare gibi yüzölçümü çok büyük ilçeyi bırakın KORGAN ilçesi ile (254 km.kare) aynı duruma gelecektir.  

Bugün ilçe toplam nüfusları olarak 2019 nüfus rakamlarına göre İKİZCE 14.570 Kişi..ÇAYBAŞI toplam nüfusu ise 12.687 kişidir. Bu rakamlar bugünkü kıstaslarımıza her iki ilçe açışından da uygundur. Ancak yine de ikisini birleştirince toplam 27.257 kişi yapar ki; bırakınız ÜNYE ve FATSA gibi en eski iki büyük ilçe dışında orta dönem ilçeler olan bir GÖLKÖY (28.332 kişi) yada KUMRU (29.945 kişi) seviyesine ancak gelebilmektedir.  

Demek ki bu nüfus ve yüzölçüm rakamlarıyla ve de araları sadece 10(on) evet on km. olan iki yerleşimden iki ilçe değil tek bir ilçe oluşturmak çok daha mantıklı ve ortak akla uygun karar olacaktı. İşte o zaman neresi ilçe merkezi olabilirdi sorusu akla gelecek olursa: 

 -Az sonra İLKÜVEZ’i masaya yatırırken göreceğimiz üzere ÇAYBAŞI ilçe merkezinin bozuk topoğrafyasına karşılık İKİZCE’nin merkezi topoğrafyası çok geniş olmasa da müsaittirİKİZCE İlçe merkezi, Say Deresi veya diğer adıyla AKÇAY Çayının denize döküldüğü noktadan (aynı zamanda Karadeniz OTO Yoluna da) 15 km. civarı mesafede içerde dağların yükseldiği noktada Çayın iki tarafında yüksek olmayan küçük ancak yeterli sayılabilecek bir kısımda fakat KARADENİZ yönüne doğru genişleyen müsait bir topoğrafik alanda kurulmuştur.  

Çaybaşı ile birleştirilse yeterli hinterlanda (iç bölgeye) sahip olduğu da ortada olan İKİZCE her iki ilçenin idari alanının biraz aşağıda merkezini oluşturabilirdi. Böylece bugün Çaybaşı’nın yukarısında olan İlküvez’in de yukarısındaki (köyler) mahalleler dahil en fazla 25 km. uzaklıkta Mahalleleri olacaktı. Bu ise normal bir mesafedir. Buradaki Mahallelerin ulaşımı İlküvez’den direkt bir yol bağlantısı açılarak yada mevcut bir bağlantı genişletilip güçlendirilerek sağlanabilirdi. 

Eğer tek ilçe kararı alınsaydı, bu durumda daha akıllıca bir karar alınmış ve Kamu/Devlet kaynakları tasarruflu kullanılmış olacaktı. Ancak böyle yapılmamış görünen o ki, seçmen talepli siyasi bir karar alınarak gereksiz yere iki ilçe oluşturulmuştur. 

Ancak olan olmuştur. Bu durumda kıstaslarımız bugün dahi karşılayan İKİZCE’nin ilçe olma kararını yine de yerinde bulduğumuz söyleyebiliriz. Ancak burada son bir noktaya değinmemiz gerekmektedir. İkizce’nin de 2014 son Büyükşehir Yasası uygulaması ile ortadan kalkan bir eski beldesi vardır: YOĞUNOLUK.! 

Yoğunoluk eski Beldesi’nden geçmişte bir-iki kişiden ilçe olma isteği yada ilçe merkezinin aslında Yoğunoluk olması gerektiği gibi görüşler duymuşluğumuz vardır. Yoğunoluk’un İlçe olması (isteği) ile ilgili tek bir habere rastladık: Kendi sitemiz Akkus.ilcesi.com’un 10.Şub.2008 tarihli ve ‘’ Salman Beldesi İlçe Olabilecek’’ başlıklı haberi. Bu haberin alt başlığında ‘’Adrese dayalı nüfus sayımının ardından Yasaya göre, nüfusu artan beldelerse ilçe olacak’’ şeklinde devam eden haberde nüfus 2.000 (iki bin) üstünde kalan Belediyelerin kapanmayacağı dolayısıyla bu durumda bu nüfusun üstündeki beldelerin ilçe olmasının gerektiği (aslında beklendiği) böylece Salmanİlküvez dışında İkizce’nin YOĞUNOLUK Beldesinin de 5102 nüfus ile ilçe olabilecekleri şeklinde bir haber çıkmıştı. (Hey gidi yıllar.12 yıl geçmiş.2008 yılı bile nostalji oldu şimdi) 

Bir kez daha söyleyelim: Herşey nüfus değildir.! Yoğunoluk Mahallesi İkizce’nin en yukarısındaki Mahallesidir. Mahalle merkezinin bulunduğu yer dağların arasında bir tepenin üstünde kısmen düz bir topoğrafya olup rakımı 983 mt. gibi (yaklaşık 1000 metre de) özellikle yazları havadar bir yer olup bu açıdan İkizce’ye göre üstündür. (Tabi bunun birde kışı var)  

Ancak İkizce İlçe idari haritasında Yoğunoluk Mahallesinin bulunduğu konum ise oldukça dez-avantajlı bir nokta teşkil eder. Buna göre Yoğunoluk İkizce idari haritasının en yukarısında ve Terme (Samsun) sınırının köşesinde yer alır. Bu haliyle etraf köyler için bir hinterland çevre oluşturamaz. Kör ve son noktada yer alır. Diyelim öyle geçmişte fırsat doğsaydı, çevreyi genişletmek gerekirdi ve Çaybaşı’na ait İlküvez’i alsa (ki gelmeyeceği aşikardır. Karşılıklı tepelerde yer alırlar, İlküvez için güçlük doğururdu)  Böylece çevre bölgesi oldukça daralır ve böyle bir idari karar oldukça yanlış olurdu. Diğer taraftan ise İkizce ilçe merkezinin diyelim ki merkezi Yoğunoluk’ta olsaydı bu kez aşağıdaki İkizce ve diğer köyler için 20 km. Yukarı çıkmak ve idari hizmetler açışından vatandaş için güçlükler doğuracaktı. Adam 20 km. dağın başına çıkacağına 28 km. mesafede çoğu düz olan yolda Ünye’ye gitmeyi tercih edecektir. 

İşte bu noktada İkizce bahsine son verirken Çaybaşı konusuna da girmiş olduğumuzdan İlküvez’e geçebiliriz: İkizce ilçe merkezine bu kadar (10 km.) mesafede yakın olan Çaybaşı’nın ilçe yapılmasının ne kadar yanlış olduğunu yukarıda anlatmıştık. Şimdi Çaybaşı ilçe olduğuna göre yapacak bir şey yoktur.  

İLKÜVEZ konusu diğer ilçe adaylarından farklı bir konudur. Zira biz burada İlküvez’den yeni bir ilçe olması değil bağlı olduğu ÇAYBAŞI ilçe merkezinin kendi alanına taşınmamasının gerekli olup olmadığı üzerinden konuyu inceleyeceğiz: 

1990 Yılındaki son ilçeleştirme furyasını kaçıran kendi kesimimizde ki 3 (üç) yerleşimden birisi İlküvez’dir. O zaman ki (merkez sağ da güçlü olan) iki Parti ANAP-DYP arasında halka ve Ünye ilçe teşkilatına yansıyan çekişmenin sonunda ilçe olma hakkını o zaman ki eski belde İlküvez (biraz da halkıyla birlikte) reddettiği anlatılmaktadır. Netice de rivayetler doğru ise ANAP Döneminin yöre milletvekili ve Sanayi bakanı olan Sayın Şükrü YÜRÜR’ün bu fırsatı sunduğu İLKÜVEZ Beldesini temsil eden Belediye başkanı ve seçmeninin bu fırsatı kavrayamayıp yâda gereğini yerine getiremeyip çeşitli sebeplerle reddetmesi üzerine (acaba bu kızgınlıkla mı?) hemen 14 km. aşağıda olan eski ismiyle Çilader Beldesine bu teklifi götürdüğü ve onların da bu ilçe olma teklifini hemen kabul etmiş oldukları şeklinde bahsedilmektedir. 

Ancak geçen zaman içinde kaçırılan (balık büyük olur hesabı) fırsatın değerini anlayan İlküvez Halkı ile bunu unutamamıştır. (ilçe halkının kaderi üzerinde kendi siyasi yaklaşımları ile insanlar nasıl yanlış kararlar alabilmektedir, doğrusu anlaşılır gibi değildir) Yılların ah vahhları bu kez İlküvez Beldesinin 2014 Büyükşehir yasası ile kapatılması sonrası Mahalle halkını şok ve hüzün içinde bırakmıştır. Sonuç faciadır: Gidenlerin de müşahede edeceği üzere bırakınız Beldeyi bir ilçe büyüklüğünde ki yerleşim artık sıradan bir Mahalledir ve bir muhtar tarafından idare olunmaktadır. Peki, bugün son durum nedir, İlküvez ile Çaybaşı’nı karşılaştırarak aynı zamanda MeKoNYEK diye adlandırdığımız ölçütlere göre inceleyelim: 

1- ÇAYBAŞI İlçe merkezinin en yakınında olan İKİZCE İlçe merkezine 10 (on) km. Mesafede olduğunu belirtmiştik. Hâlbuki İlküvez Mahallesi ilçe merkezi olacak olursa bu durumda en yakın ilçe İKİZCE’ye 24-25 km. mesafede olacaktır ki bu (25 km) kıstasımıza uygun düşecektir. Bu durumda sınır ilçelerden AKKUŞ’a 30 km.den fazla ÜNYE’ye ise 48 km. mesafede olacaktır. Her zaman ilçe adayı olan Tekkiraz’a uzaklığı ÇAYBAŞI’nın 11 km. iken İLKÜVEZ’ in ise 25 km’dir. Çaybaşı’nın mevcut durumuyla hem İkizce ye hem de Tekkiraz’a bu kadar yakın olması kıstaslara uymayan ve rantabl olmayan bir durumdur. Bu durumda İLKÜVEZ ise (25-25 km) kıstaslarımızı karşılayacağından ilçe merkezi olmaya daha uygundur. 

İLKÜVEZ zaten bulunduğu ARA (Tali) Yol hattı üzerinde mevcut mesafeler içinde bir ilçenin merkezi olmaya ÇAYBAŞI’na göre daha layık olduğunu izah ettik. Çaybaşı ilçe merkezinin aşağısında (kuzeyinde) iki mahalle varken İlküvez’in yukarısında ve yakınında daha fazla mahalle vardır. İlküvez Çaybaşı’na göre daha orta konumdadır. Ordu İli gibi Çaybaşı ilçesi de dağlık olduğundan ilçe merkezinin şartları zor olan yukarı mahallelere yakın olması bir avantajdır.  

 

2- İLKÜVEZ Mahallesinin merkezinin bulunduğu alanın iki vadinin ortasındaki tepelerin genişlediği bir sahada topoğrafya olarak düzgün ve idari bir merkez konumuna çok uygun olması. Hâlbuki ÇAYBAŞI İlçe merkezinin İlküvez’den itibaren aşağıya kuzeye doğru alçalan tepelerin üstündeki düze yakın sırt sahanın tam bittiği yerde dar bir alanda bulunması. ÇAYBAŞI’nın daha gelişecek pek sahası olmadığı halde İlküvez’in sahası geniştir, birçok kurumun alan bulup gelmesine yatırımına ve konutlaşmaya müsaittir. 

İlküvez Mahallesinin idari haritada uygun orta bir merkez (küçük bir hinterlant) mevkide bulunması ki böylece en yakın ilçeye 25 km. uzak olup köylere yakınlaşması ve ulaşıma bağlı idari problemlerinin çözülmüş olması sonucunu doğuracaktır. 

İlküvez Mahallesi bu kıstasımıza da uygundur. 

3-İlküvez Mahallesinin merkez ve kendine bağlanabilecek çevre (mahalleler) toplam nüfusu ÇAYBAŞI’na göre daha fazladır. Çaybaşı ilçesi toplam nüfusu 2019 sayımına göre 12.687 kişidir. Bu nüfusun nerdeyse %60’ı İLKÜVEZ ve çevresinde yaşamaktadır.  

Burada şunu belirtelim ki yapılması gereken Sayın Cemal ENGİNYURT’un teklifinde olduğu gibi İLKÜVEZ’i ayrı bir ilçe yapmak DEĞİLDİR. Mevcut nüfusun %60’ı bile kıstasımız olan 8 bin kişiye ulaşmamaktadır. Birde zaten ilçenin mevcut yüzölçümü olan 102 km.kare arazi kıstasımız için yetersizken ikiye bölünmüş ve 50 km.kare gibi bir minik yüzölçümde yeni bir ilçe oluşturmak içinde binlerce yetim ve masumun hakkı olan kamu idaresi için nasıl gereksiz bir idari karar olacaktır? Takdiri sayın okuyucuların vicdanına bırakıyorum. 

Dolaysıyla burada yapılması gereken zaten küçük olan bu ilçeden (Aynen küçük Kabataş’tan Alankent diye yeni bir ilçe çıkarmak gibi) küçük bir ilçe çıkarmak DEĞİL..mevcut ilçenin idari merkezini kıstasları daha iyi karşılayan İLKÜVEZ mahallesine taşımaktır. 

İlçe merkezi İlküvez’e taşınırsa toplam nüfus değişmeyeceğinden kıstas karşılanmış olur. 

 

4- Önerilen İLKÜVEZ Mahallesinin kendine bağlanabilecek Mahalle sayısı mevcut ÇAYBAŞI’ının toplam 26 (yirmi altı) mahallesi ve geçerli 102 km.kare yüzölçümü olacaktır. Bu yüzölçümün yeni bir ilçe teşkilatlanması için YETERLİ olmadığı ortadadır ancak hâlihazırda mevcut olan ilçe yapısı içinde yapmak istediğimiz sadece idari merkez değişikliği olacağından burada eksi yönde bir değişiklik olmayacaktır. 

 

5- İLKÜVEZ Mahallesinin bulunduğu alanda ciddi bir idari boşluk vardır. Bu boşluğu ise Çaybaşı ilçesi 30 (otuz) yıldır dolduramamaktadır. Bu durum ise aynı zamanda (hali hazırda) sosyo ekonomik yapıda daha gelişme olması gerekirken bir gerilik ve kapasite daralmasına yol açmıştır2014 sonrası İlküvez’in Mahalle olmasıyla İlküvez mevcut sosyo ekonomik durumunda cüzi miktar da olsa kaybı vardır. Hâlbuki İlküvez merkezi konumu, ciddi yapılaşması ve bereketli kalabalık pazarı ile çevresinde daha büyük ekonomik potansiyel barındırmaktadır. Bu potansiyel ise ancak İlküvez’in ilçe merkezi olmasıyla ortaya çıkabilecektir. 

Fakat Çaybaşı ilçe merkezi ise bozuk topoğrafyası ve dar sahasında gelişebilecek alanı pek kalmamıştır. Bulunduğu alan İlküvez ile kıyas edilemez. Mevcut durum Çaybaşı’na daha fazla iktisadi fayda sağlayamadığı gibi İlküvez ve çevresinin sosyo ekonomik potansiyelinin inkişaf edememesine yol açmaktır. Hâlbuki İlküvez İlçe merkezi olsa Çaybaşı merkezi elbette kurumların taşınması ile yaşayacağı bir miktar ekonomik kaybı olsa da bu kayıplar İlküvez’in yaşadığı ve toplamda ilçe geneline yansıyan kayıplar kadar olmayacaktır. Dolaysıyla burada da kıstaslarımıza uygunluk vardır. 

6- İlküvez Mahallesi ve bağlı çevresinde halk tarafından ciddi bir ilçe olma beklentisi hep olmuştur. İlküvez halkı 1990 yılında kaybettiği ilçe olma hakkını kaçırdığı için pişmandır. Bunu İlküvezliler ile konuştuğunuzda hissedebiliyorsunuz. Burada ilçe merkezini İLKÜVEZ’e taşımanın idari problemlere çözüm olacağına dair ciddi bir kamuoyu beklentisi vardır. Bu beklenti 2014 sonrası siyasi yapının hiçbir yerleşimi il yâda ilçe yapmaması üzerine azalmış olsa da bu konuda doğacak bir ümit burada ciddi bir kamuoyu oluşturacağı bellidir. 

NETİCEÇaybaşı ilçe merkezinin İLKÜVEZ’e taşınması ve 30 (otuz) yıl önce alınan yanlış idari kararın düzeltilmesi gerekmektedir. Bu durumda zaten yapılaşmasını tamamlayan ÇAYBAŞI kurumların taşınması sebebiyle bir miktar kaybı olsa da bulunduğu konum itibariyle hem Ünye’ye hem İkizce’ye hem de Tekkiraz’a çok yakın olması mevcut Fındık tarımında ki durumu ve tamamladığı yapılaşmasıyla yine sönmeyecek ve varlığını devam ettirecektir. Yanlış bir idari karara rağmen bu kadar yıl İlçe merkezi olma şerefi Çaybaşı’na yetecektir. Eğer İlçe merkezi İlküvez’e taşınırsa dileriz ki ileride Belde-Nahiye teşkilatı geri gelir ve Çaybaşı bu şekilde varlığını sürdürür. 

Batı kesiminin bir diğer ilçe adayı TEKKİRAZ Mahallesine gelelim. Tekkiraz eskiden beri var olan bir yerleşimdir. 1866 yılında mevcut NİKSAR-ÜNYE Yolu güzergâhının açılmasıyla önem kazanmıştır. Tarihi ismi FENARİS’tir. Klasik Osmanlı dönemlerinde İkizce, Çaybaşı ve bugünkü birçok küçük ilçe Köy iken Tekkiraz (tarihte Fenaris adıyla) bir NAHİYE’dir1860’larda kısa bir dönem ÜNYE’nin Sancak (İl) olmasıyla Kaza (ilçe) olmuştur. Ancak bu durum fazla sürmemiş Ünye’nin Sancak (il) durumu iptal edilip tekrar Canik (Samsun’a) bağlı bir kaza haline getirilmesiyle kaza (ilçe) durumu iptal edilmiştir. 1878 Osmanlı-Rus Savaşında (eski Rumi Takvime göre 93 Harbinde) alınan yenilgi ve Gürcistan’ın Müslüman Kesimi ACARA Bölgesinde yaşanan can kaygusu (ve katliamlar) sonrası Acara’nın kırsalı ve merkezi BATUM’dan kaçarak gelen Muhacir (Göçmen) GÜRCÜ Halkın Anadolu’da en çok yerleştirildiği yer ORDU bölgesi olup, ORDU İlinde ise en çok Gürcü kökenli yurttaşımızın yerleştirildiği ilçe ise ÜNYE ilçesidir. Ünye’deki Gürcü kökenli Vatandaşlarımızın çok olduğu yerlerden birisi de TEKKİRAZ Mahallesidir. Son Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde ise bir Köy olarak devam ederken 1954 yılında Bucak (Nahiye) yapılan Tekkiraz 1980 yılında ise Belediye Teşkilatına sahip bir Belde haline gelmiş ancak 2014 Büyükşehir Yasa uygulaması ile Belde yapısı lağvedilerek bir Mahalle durumuna gerilemiştir. 

Böyle tarihi (fakat merkezinde tarihi eseri olmayan) bir yerleşimin tarihte ilçe olmuş ve ÜNYE-AKKUŞ-NİKSAR Karayolu Ana Hattı üzerinde bulunan yerleşimin bugün sıradan bir Mahalle haline gelmesi üzücüdür. Yukarıda daha önce belirttiğimiz gibi ORDU İlinde 3 (üç) kesimin içine-yukarıya doğru ANA Yol hatlarında ilçeler arası mesafeler ortalama 20-30 km. civarındayken burada hattın merkezindeki ilçe ÜNYE ile sonundaki AKKUŞ arasında ilçe yoktur ve araları 56 km. gibi uzak bir mesafedir. Dolayısıyla bu ANA hat üzerinde iki ilçenin ara mesafesinin bu kadar uzak olması bu hattın gelişmesini engellemiştir. Bu yüzden ORDU İlinde en az nüfus bu kesimde yaşamaktadır. Hâlbuki burada hattın ortalarında bir idari ilçe yerleşimi elzemdir (lazımdır) ki hat kesimi de gelişsin Akkuş ilçesi de daha fazla sosyo ekonomik hareket kazansın. Zira hattın Ordu ilçesi olarak son noktası olan Akkuş ilçesi burada tenha bir noktada kalmıştır.  

İşte burada bu idari boşluğu dolduracak olan adayımız Tekkiraz Mahallesidir. Aslında Tekkiraz Mahallesine Belde olduğu vakit 1990 yılı ilçeleştirme furyası zamanında İlçe olmak teklif edilmiş ancak siyasi ve diğer başka nedenlerden ötür kıl payı bu teklifi değerlendirememişlerdir. Fakat Tekkiraz Halkı da bu durumdan (kaçan fırsattan) zaman içinde genel olarak üzüldüğü ortadadır. Keşke böyle idari meseleler anlatmaya çalıştığımız gibi tamamen halkların toplumun değil biraz da konunun uzmanı idari kurum ve kuruluşlara bırakılsaydı. 

Fakat Tekkiraz Mahallesi MeKoNYEK kıstaslarımıza göre İLÇE olmaya ne kadar uygundur, bakalım: 

1- Tekkiraz Mahallesinin bulunduğu kesimde kendi ilçesine uzaklığı 26 km.dir. Bu mesafe ise kıstaslarımıza uygundur. Ünye dışında diğer ilçeler ile olan uzaklığı mesela Akkuş’a 35 km. Kumru 22-23 km. Çaybaşı 19 km.dir. Ancak İLKÜVEZ ilçe olsa bu mesafe 36 km. olacaktır. Bulunduğu yolun ANA Yol üzerinde olduğu dikkate alınırsa ve bu hattın başı ile sonu olan Ünye ile Akkuş arasının 56 km. olduğu düşünülürse mevcut mesafeler içinde bir ilçe teşkilatına ihtiyaç olduğu apaçık ortadadır. Burada aralarında bir akarsu akan Çaybaşı ile Tekkiraz’ın yakın mesafesinin (19 km. ile) yakın olduğu düşünülebilir. Fakat olaya asıl ilçesi Ünye ile Akkuş arsında uzak mesafe ve geniş alan açısından bakmak gerekir. Eğer ilçe merkezi İlküvez’e taşınırsa burada ara mesafeler de (36 km. ile) normal duruma zaten gelecektir.  

Böylece geniş-çe bir coğrafyada GEREKLİ idari bir boşluğu doldurabilir. Mevcut durumu ile kıstasımıza çoğunlukla uygunluk arz eder. 

 

2- Tekkiraz Mahallesinin merkezinin bulunduğu alan topoğrafya olarak idari bir merkez konumuna oldukça uygundur. ÜNYE İdari haritasına bakacak olursanız Tekkiraz mahallesinin oluşacak idari haritada uygun orta bir merkez (küçük bir hinterlant) mevkide bulunduğu anlaşılacaktır. Böylece eski ilçeye uzak köylere yakınlaşması ve ulaşıma bağlı idari problemlerinin çözülmüş olması mümkün olacaktır. 

Ünye idari haritasının İkizce ve Çaybaşı’nın 1990 yılında ayrılması ile yukarı kısmında sıkışan ancak İkizce ’den daha büyük alanın tam ortasında olan Tekkiraz Mahallesi konumu ile yeterli bir hinterlanda (iç bölgeye) sahip olduğu bellidir. 

3- Tekkiraz Mahallesinin merkez ve kendine bağlanabilecek çevre (mahalleler) toplam nüfusu kıstaslarımız karşılamaktadır. 2019 Nüfus sayımına göre toplam nüfusu 128.101 kişi olan ve halen (merkez Altınordu hariç) Ordu’nun en BÜYÜK İlçesi olan ÜNYE’den Tekkiraz kısmının ayrılmasıyla ortaya çıkacak nüfus kıstasımız olan asgari 8.000 (sekiz bin) kişinin üstünde bir rakam olacaktır. 

Tekkiraz Mahalle merkezinde (Belediye teşkilatı kapanmasına rağmen) halen 2- 3 bin kişinin yaşadığını ve bu rakama Tekkiraz’ın ilçe olması durumunda bağlanacak olan Mahallelerin nüfuslarının da 7-8 bin kişi civarında olduğu düşünüldüğünde bu nüfusun ilçe teşkilatlanması için YETERLİ olduğu görülecektir. İlçe olabilecek Tekkiraz mahallesinin ayrılması durumunda haliyle eski ilçesi durumunda olacak olan ÜNYE’nin de küçülmesiyle ortaya çıkacak durum rantabl (getirimli) seviyeden asla aşağı düşmeyeceği çok cüzi etkisi olacağı toplam 128 bin nüfustan bellidir. 

4-Büyük ÜNYE İlçesinin toplam Mahalle sayısı 85 (seksen beş) tir. Bu kadar çok olması şehir merkezi mahallelerinin de bu sayıya dâhil olması nedeniyledir. Ancak hafızamızda ki bilgiler bizi yanıltmıyorsa Ünye’nin köy statüsündeki Mahallesi 50-60 arası olsa gerektir. Buna göre gerisi Şehir içi mahallelerdir. (Şimdi anladınız mı Köylere Mahalle ismini koymanın nelere sebep olduğunu. İnternetten (gogıl amcadan yâda yandeks dayıdan vd.)  araştırdığınızda hepsi bir listede gözüküyor. Peki, efendim, biz ne bilelim hangisi şehir içi hangisi şehri dışı mahalle?) 

Aday olan TEKKİRAZ Mahallesinin bu kadar yüksek sayıda mahalleden kendine bağlanabilecek Mahalle sayısı yeterli sayıdadır. Muhtemelen bu sayı en az 19 (on dokuz) Mahalle olacaktır. ÜNYE İlçesinin yüzölçümü (otuz yıl önce Çaybaşı ve İkizce’nin ayrılmasına rağmen) 569 km.karedir. Bu yüksek yüz ölçümden Tekkiraz ayrıldığı zaman oluşabilecek muhtemel yüzölçümü kıstasımız olan 150 km.kare’nin üstünde olacaktır. Bu yüzölçümün ilçe teşkilatlanması için YETERLİ olduğu ve eski ilçesinin de küçülmesiyle kalacak yüzölçümün bile ÜNYE İlçesi için gayet rantabl (getirimli) olduğu ortadadır. 

Hatta Tekkiraz’ın ilçe olmasını (Akkuş’ta ki durumun tersine) Ünye ilçesinin de çok isteyeceği aşikârdır (bellidir) Zira Ünye’nin yukarıda Akkuş ve İlküvez sınırlarına doğru uzak ve yukarıda mahalleleri vardır, mesafe olarak uzaktır. Bu mahallelerin idari hizmet ve yol sıkıntıları Ünye ilçesi içinde zordur. Ancak bu Mahalleler Tekkiraz ilçe olunca doğal olarak Tekkiraz’a bağlanacak ve idari hizmetler konusunda daha rahatlayacaklar, Ünye ilçesi üzerinde de idari yük kalkacaktır. 

5- Tekkiraz Mahallesinin bulunduğu alanda ciddi bir idari boşluk vardır. Ancak 2014 Belediye teşkilatının kaybıyla birlikte Tekkiraz kırsalında ekonomik yapıda bir gerilik olmasa da Mahalle merkezinde bir miktar gerilik ve iktisadi kapasite daralması vardır. Mahalle merkezi 6 yıldır eski canlılığını bir nebze kaybetmiştir. Zira Belde olduğu dönemde adeta bir ilçe gibi Mahalle merkezinde Belediyeye ait Misafir Konuk Evi, Halı Saha, Arıtma Tesisi, Taş Ocağı, Sosyal Tesisler ve 12 araç bulunduran Belediyenin birde Ambulans Aracı bile vardı. Ayrıca her yıl düzenlenmeye devam edilen Festivalinde Konser, Güreş Turnuvaları, Tiyatro ve At Yarışları yapılmaktaydı. Yine 2014 yılına kadar 5 katlı (küçük bir Hastane büyüklüğünde) Sağlık Ocağı ve yeterli sayıda doktor, hemşire ve çalışan bulunmaktaydı. Ayrıca Ptt, Yedaş, Ziraat Bankası Bankamatik, Huzurevi ve Küçük bir Otogar’a sahip olan Tekkiraz Mahallesinin İLÇE olması durumunda kazanacağı ivme ile nasıl bir kapasite taşıdığı az çok anlaşılmaktadır. 

Tekkiraz Mahallesi ve çevresinde halkın ekonomik durumu geri DEĞİLDİR. Eğer aday Mahallenin ilçe olması kararı alınır ise mevcut alanda iktisadi hareketlilik artacaktır ve daha fazla olumlu sosyo-ekonomik değişiklikler olacağı bellidir. Ancak burada idari sıkıntı bir kez daha belirtecek olursak sosyo ekonomik değil idari hizmetler eksikliği olarak ön plana çıkmaktadır. 

Tekkiraz Mahallesi ilçe olacak olursa bundan en çok kazançlı çıkacak ilçelerden birisi de 35 km. yukarısında ki AKKUŞ ilçesi olacaktır. Zira ÜNYE’den ile kendi arasında 56 km. gibi dağlık mesafede uzun bir boşluk vardır, bu boşluk aradaki hattın sosyo ekonomik canlılık kazanmasını olumsuz etkilemektedir. Burada Tekkiraz gibi hareketli bir İlçe’nin oluşması Akkuş içinde sosyo ekonomik faydalar sağlayacaktır. Zaten bu komşu yerleşimler yüzlerce yıldır aynı yol üzerinde birbirleriyle ciddi sosyal ekonomik ilişkiler geliştirmişler, akrabalık ve dostluklar kurmuşlardır. 

6- Tekkiraz Mahallesinin bulunduğu çevrede 2014 yılına kadar azalsa da Büyükşehir Yasası ile ‘’nüfusu 20 bin üzerinde olan yerleşimlerin ilçe ilan edileceği şayiaları’’ üzerine halk tarafından ciddi bir ilçe olma beklentisi oluşmuştur. Burada ilçe olmanın idari problemlere çözüm olacağına dair ciddi bir kamuoyu beklentisi oluşmuştur. Bu konuda Tekkiraz Belediyesinin son 5 (beş) dönem Belediye Başkanlığını yapmış olan Sayın Necdet Yılmaz’ın gayretleri çabaları basın açıklamaları medyada epey yer bulmuştur. Ancak bu maddenin Ordu İlinde ‘’gereğince uygulanmayıp’’ birde 6 (altı) yeni ilçe talep edilince maalesef ‘’kantarın topuzunun ayarı kaçmış’’ ve Tekkiraz dâhil hiçbir aday (gösterilen) Mahalle amacına vasıl olamamıştır. 

Tekkiraz mahallesinin ile ilgili gelecekte yaşanması muhtemel konu da şudur ki; 8 (sekiz) yıl fizibilitesi projesi sürmüş bitmiş Devletin elde hazır beklettiği bir Yeni ÜNYE-NİKSAR DUBLE (BÖLÜNMÜŞ) YOL Projesi vardır ki, bugün ekonomik (finans eksikliği yani) kriz gibi nedenlerle yapılamasa da yarın bir gün muhakkak gerçekleştirileceği anlaşılan bu yol yapıldığı zaman Tekkiraz mahalle merkezinin aşağısından (doğusundan) geçecektir. Bu durumda devamlı işlek ve bakımı yapılan Ünye-AKKUŞ-Niksar mevcut yolu üzerinde olduğu için yol sıkıntılarını tam hissetmeyen Tekkiraz çevresi ve özellikle uzak mahalleleri biraz mağdur olacaklardır. Zira yeni yol devreye girdiğinde bu mevcut hat işlerliğini önemli ölçüde kaybedecektir. Ancak yol üzerinde mevcut onlarca Mahalle ve binlerce insan yaşamaya devam edeceği için yol da kullanılmaya devam edecektir. O zaman Tekkiraz merkeze kadar devam edecek olan iyi kötü hareketlilik, sonraki yukarıya doğru (genelde Ünye-Akkuş vasıtalarına binen) mahalleleri taşıt olarak tenhalaştıracağı ve burada ki insanlar araç sıkıntısı çekebileceği gibi bu mahalleler sonuçta zamanla tenhalaşmış yol şartlarında idari sıkıntıları da hissettikleri an, zaman içinde kısmen göç etmeye başlayabilirler. O zaman Tekkiraz’ın yukarısında (güneyinde) Akkuş tarafındaki mahalleler zamanla ÜNYE İlçesine uzak kaldıklarını tam anlayacaklar ve mağdur olacaklar, Salman kesimi mahalleleri durumuna düşeceklerdir. Ayrıca şu anki mevcut ol üzerinde küçük işletmeler (küçük et yeme yerleri, ekmek fırınları, büfeler vs.)  ile yol hareketini Akkuş’tan bir nebze daha iyi değerlendiren Tekkiraz mahalle merkezi esnafı bu yol üstü gelirini önemli ölçüde kaybedecektir. Bu durumda mevcut Ünye-Akkuş-Niksar yolu hattı, zaten hemen karşı tepelerdeki Çaybaşı-İlküvez hattı gibi arkası olmayan sade Ünye-Tekkiraz diye bir kör hat durumuna düşebilir. Hatta Çaybaşı ilçe olduğu ve yukarısındaki İlküvez de halen canlı konumunu yitirmediği Akkuş, Niksar ilçesi de bu hattı artık kullanmayacağı için daha da geri bir hat olacaktır. Ancak elbette yeni yol Tekkiraz’a yakın geçeceği için buradaki yol üstü esnafların aşağıya (dere/ırmak tarafındaki) yeni yol kenarına inerek tesisleri tekrar kurabileceği muhtemeldir ancak bu kez Tekkiraz merkez mahallesi de mevcut yolu kullanmaz yâda azaltırsa bu kez Ünye-Tekkiraz arası mahallelerde bir nebze yol mağduriyeti yaşayabilirler. 

Neticede ancak TEKKİRAZ İlçe olursa bu hattın canlılığını gerekli ölçüde daha iyi koruyabilir ve yukarıdaki mahalleleri de ilçe merkezi artık yakın olacağı için şartlarından memnun kalabilirler.  

NETİCETekkiraz İlçesinin olduğu alanda yukarıda izah ettiğimiz üzere ciddi bir idari eksiklik vardır. Tekkiraz Mahallesi kıstaslarımızın hepsine 6 (altı) da 6 (altı) uyan tek mahalledir. Ve bu kesimde ki idari eksiklik ancak Tekkiraz Mahallesinin İlçe olmasıyla doldurulabilir. Tekkiraz böylece tarihte yaşadığı ancak bugün unutulmuş olan ilçe olma hakkını tekrar almış olacaktır. 

 

AKKUŞ ve SALMAN: Buradan Ana yola devam ediyoruz. Ve 35 km. sonra Ordu il merkezi Altınordu ilçesine en uzak İlçe Akkuş ile son ilçemize gelmiş bulunuyoruz. Akkuş ilçesinin yüzölçüm olarak Ünye’den daha büyük (fakat Mesudiye’den daha küçük) olan büyük arazisi/idari sınırları ORDU İlinin en büyük iki ilçesinden birini oluşturur. Bu genişlik AKKUŞ ilçesini iki kısma ayırmıştır: 

a-Merkez kısmı: İlçe merkezine yakın olan yada Pazar olarak ilçe merkezini kullanan (köyler yani) Mahallelerdir. Bunlar ise en yakından başlayarak; Çaldere, Gedikli, (Yukarı) Çamalan, (Talışmalan) Aşağı Düğencili, Karaçal, Yukarı Düğencili başta olmak üzere (Tifi) Gökçebayır, (Kömren) Yolbaşı, Ketendere, (Kemah) Ormancık, Çukurköy, Çavdar, Külekçili, Meyvalı, Ceyhanlı, Kuşçulu, Kemikgeriş, (Fartana) Çamlıca, Ortabölme, Koççuğaz, Kurtboğaz, Muratlı, Çayıralan, Kızılelma, Tuzak, Yeşilgüneycik Mahalleleridir.  

Ancak sosyo ekonomik olarak Merkez kesimi içinde olan Ortabölme ve Çamlıca Mahalleleri coğrafi olarak Salman Kesimi içinde de mütalaa edilebilir. Bu Mahalleler dâhil Toplam 27 (yirmi yedi) mahalledir. 

b-Salman kesimi: İlçe merkezine uzak olan ve ilçenin BATI kısmında kalan Mahallelerdir. Buradaki mahallelerin ortasında yer alan ve çoğunun Pazar yeri olarak kullandığı yer (ayada en büyük Pazar) SALMAN Pazarı olduğu için böyle denmiştir. Buradaki Mahalleler ise; Seferli, Kuzköy başta olmak üzere Çamlıca, Ortabölme, Alan, Taşoluk, Şahin, Kargı, Çökek, Gürgenliyatak, Ambargürgen, Aşağı Çamalan, Dağyolu, Haliluşağı, Yeşilköy Mahalleleridir.  

Yukarıda belirttiğimiz gibi Ortabölme, Çamlıca ve Kemikgeriş Mahalleleri iki kesim içinde de sayılabilir. Bu mahalleler hariç 15 (on beş) mahalledir. Bu sayı ise kıstasımızı asgari karşılamaktadır. 

 

Salman Kesimi kuzeyden İkizce, Terme.. Batıdan SalıpazarıAyvacık ve Güneyden de Erbaa ilçeleri sınırlarıyla çevrilidir. Bu komşu ilçelerin merkezi bir yana sınırları bile Akkuş İlçe merkezine uzaktır. Ancak bu mahallelerde bu ilçelere yakın yâda sınır durumunda olduğundan ilçe merkezine uzak mahalleler olagelmişlerdir. Dolayısıyla Akkuş İlçe merkezine kimi uzak kimi daha uzak kimi ise çok uzak olan bu mahallelerin ciddi idari hizmet sıkıntıları vardır. Coğrafi mesafeleri kısaltmak elimizde olan bir durum değildir. İnsan tabiata değil insanlara çözüm getirme kapasitesinde olduğundan burada yapılacak-yapılması gereken buradaki insanların yakınında bir idari çözüm aramaktır. İlk idari çözüm ise bu kesimde yeni bir idari ilçe merkezi oluşturmak olmalıdır. Burada ilçe adayımız elbette Salman Mahallesi olacaktır. Ancak bu kesimde ki insanlarımız hemen niye SALMAN, niye KUZKÖY yani (Halk tarafından halen benimsenmeyen resmi ismiyle) Akpınar yada SEFERLİ değilDiyebilirler. Demekte de özgürler.! Ülke de az yâda çok demokrasi var. Kimseye bir şey dayatmıyoruz, fikirlerimizi önerilerimizi ortaya koyuyoruz. Bunu en yukarıda yazımızın girişinde uzunca izah etmiştik, bir kez daha kısaca yazalım: 

 

  Salman Belde merkezi, zaten bu üç eski Beldenin ve Batı Akkuş diyebileceğimiz (eskilerin deyimiyle Aşağı Kol) coğrafyasının tam ortasında yer alan ve o yöremizi (kesimimizi) toparlayan bir merkez ittihaz ediyordu 

 

Burada Aşağı Kol, kelimesini hakaret kabul eden bu kesim köyleri bazı hemşerilerimizin alınması yersizdir. Zira bu kelime, Akkuş ilçesinin ve merkez kısmının rakım olarak yukarı tarafta yer almasına mukabil, ilçe merkez halkının Batı kesiminde yer alan Salman-Kuzköy-Seferli kesimini rakım olarak aşağıda kalmasına kinaye ‘’bizim’’ yani ‘’Akkuş’un aşağı kesimi’’ anlamında ‘’Aşağı kol’’ diye nitelemesidir. Bunu başka türlü yorumlamak birtakım avam tabakasında hayli fazla bulunan nahoş insanların içindeki fitne fesat fikirlerine alet olmaktır. Aynı şekilde aynı durum Akkuş merkez (yani yukarı kesim) tarafından da Salman (ve diğer çevre) kesimine karşı olumsuz fikir besleyen bazı art niyetli insanlar ve onların suyoluna giden kişiler içinde geçerlidir. (Maalesef ilçemizin görünmeyen ancak bazı zihinlerde yer etmiş ve geçmişte yaşanmış bir kısım sosyal yaralar açmış bir sorunu da budur)  

 

EvetSalmanı bilen hemşerilerimizin bazı itirazları da olacaktır, bunlardan birisi de; Salman kasaba merkezin topoğrafyasının düzgün olmayışıdır. Doğrudur, daha ilerideki (Dağyolu istikametinden veya bir başka deyişle) SAMSUNSalıpazarı tarafından Salmana gelince Salmanın uzaktan konumu..(yine Kuzköy ve Salmandan gelerek diğer köylerin yolu ile birleşip Çukurköy’den geçen ve bu kesimdeki köyleri ilçeye bağlayan yoldan gelip) Çaldere Köyünden geçerken Akkuşun uzaktan konumunu andırır. İkisi de bir sırttadır, fakat Akkuş ilçe merkezi daha yüksekte, geniş ve genişlemeye müsait düze yakın bir sırt topoğrafyasına sahipken Salman ise az daha alçakta dar ve kullanışsız bir sırta mevzilenmiş dar bir kasabacık görüntüsü arz eder. Ancak benzerlikleri şu ki; ikisi de (Akkuş ilçe merkezi ve Salman Mah. Merkezi) çevreye hâkim olan müstahkem mevkilerde kurulmuşlardır.  

 

Asıl Salman daha önce bugünkü yeri değildi, olduğu mevkiye yakın ama aşağıda dereye yakın topoğrafyası daha bir yerdeydi. Fakat burada topoğrafya değil önce etraf köyleri ortalayacak, yakınlaştıracak bir Pazar arayışı sonra ise uzak Akkuş ilçe merkezine gitmeden bazı ihtiyaçları karşılayacak bir idari konum talebi Salman Beldesinin bugünkü yerine yerleşmesi sonucunu doğurmuştur. 

 

Ancak bugünkü realite nüfus ve coğrafya olarak Salmanın konumunun (sağında ve solunda her iki eski beldeye yakın olması ve ikisini ortalaması nedeniyle) Belde ve İdari merkez olmasının daha mantıklı olduğu sonucunu doğurmaktadır. Bir diğer konu ise Akkuş ilçemizin (çoğu insan bunu bilmiyor) daha önceki merkezi olan Kuzköy ’ün sahası düz ve elverişli olsa da (Kuz yani kuzey mevkide kalan bu eski merkezimizin)  

SEFERLİ (eski) Beldesi şimdinin Mahalle merkezi bu kesimin oldukça güneyinde yer alır. Salman’a göre Mahalle merkezi bir nebze toplu ve düz gibi bir yerleşim görüntüsüne sahiptir ancak Seferli bu kesimi Salman gibi ortalayamaz böylece merkez olma vasfından uzaktır. Hele ki Haliluşağı, Yeşilköy ve Ambargürgen gibi Mahallelere uzak kalır. Böylece konum olarak uzak ve saha olarak etrafının bir kısmı arızalı durumuyla engel olur. 

KUZKÖY (Akpınar) ise Seferliye hatta Salman’a göre hem topoğrafyası çok daha düzgündür hem de Seferli’ye göre daha orta mevkide yer alırKuzköy’ün Belde olarak devam etmesi daha akılcı olurdu diye düşünenler de çıkabilir. Kuzköy bizim için TARİHİ kıymete haizdir, zira 140 yıl önce o zaman ki Akkuş yani KARAKUŞ Nahiyesi merkezidir. Akkuş (o zaman ki ismiyle Karakuş) oradan bugünkü yerine gelmiştir. 

Ancak Kuzköy konum olarak adı gibi Kuzey kısmında yer alır ve Salman gibi bu kesimi ortalayamaz. Akkuş ilçesinin Salman kesiminde en çok kullanılan hattı Salıpazarı yoludur. Bu yol bugün Ünye-Niksar yolu kadar canlı değildir ancak ileride Karayolu olma adayıdır. Bu kesimde ki Mahallelerin çoğu bu yolu kullanır. Dolayısıyla Salıpazarı yolu üzerinde olmak Salman için avantajdır. Yoksa Kuzköy’de sınır olduğu İkizce ve İLKÜVEZ-Çaybaşı Yolu üzerindedir. Fakat bu hattı bu kesimde kullanan Mahalle sayısı sınırlıdır. Bu kesimdeki Mahalle yoğunluğu batı taraftadır ve o tarafa da en yakın olan SALMAN Kasabasıdır. Sonuç olarak KUZKÖY (Akpınar)’ın çevresi ile bağlantısının yetersiz olması, ana yollara ve bu kesimde ki mahallelere uzak kalması dezavantajdır. 

Yoksa elbette Salman’dan daha düzgün olan KUZKÖY’ün topoğrafyası ilçe gibi kurumsallaşmaya daha uygundur. Ancak bu durum MERKEZ olma konumu için yeterli DEĞİLDİR.! 

Zaten 140 yıl önce ki Osmanlı Devleti dönemi resmi yazışmalarında KARAKUŞ Nahiyesinin merkezi olma durumunu kaybetme, Nahiye merkezinin ‘’Çaldıra Karyesi Yazlıkbelen Mevkiine taşınma’’ nedenlerinden biri olarak ta ‘’Ana yola uzak olması ve nakil güçlüğü çekilmesi gibi’’ sebepler olarak gösterildiğini biliyoruz.  

 

1990 yılı ilçeleştirme furyasında bu kesime de fırsat doğmuştur. Ancak neden buradan bir ilçe çıkmamıştır? Buna sebep olarak anlatılan, birçok kişiden ortak işittiğimize göre bir rivayet; Dönemin Sanayi bakanı (Ünyeli) Sayın Şükrü YÜRÜR ’ün burada ki 3 (üç) Belediyeye aralarında anlaşmalarını ve bir belde de karar kılmalarını ve kendilerine öyle gelmelerini söylemesi üzerine bu 3 (üç) eski beldenin (yani Salman, Kuzköy, Seferli’ninanlaşamadıklarını ve bu fırsatı kaçırdıkları şeklinde. Başka nedenler de anlatılıyor. Kesin bir şey söylemek mümkün değil ancak her ne olursa olsun kesin olan bu fırsatın o zaman heba edilmesidir. Keşke Sayın YÜRÜR, bu konuda –eğer bu iddialar doğruysa- kararı buradaki beldelere dolayışı ile siyasete ve beldeler arası oluşacak husumete bırakmadan kendi inisiyatifi ile buraya getireceği mesela DPT Uzmanlarına 1 (bir) hafta saha incelemesi yaptırsa ve ona göre karar verseydi, çok daha basiretli ve akıllıca bir icraat yapmış olacak en doğru kararı vermiş olacaktı. Ancak zaman geçer insanlar ihtiyarlar ama Devlet idaresi her zaman gençtir, yarın zaman değişir politikalar değişir memleket yeniden bir idari düzenlemeye gider, elde altyapı teşkil edecek bilgisel malzemenin olması hazır olması gerekir. Gayretimiz de bunun içindir. 

Netice de sıraladığımız maddelerle bu kesimde merkez olarak SALMAN Mahallesinin idari merkez için en DOĞRU karar olacağı kanaatindeyiz. Bu kararın sadece bize ait değil, yıllardır bu kesimde ki konuştuğumuz çoğu insanın ortak kanaatidir. 

Her ne kadar Mesudiye gibi Akkuş İlçesinin 75 km. uzakta Mahallesi olmasa da Çamaş, Çaybaşı, Gülyalı, Kabataş ilçeleri gibi de en uzak Mahallesi 10-15 km. mesafe gibi yakın sayılabilecek Mahalleleri de çok değildir. (Zaten en çok idari sıkıntı çeken ilçeler Akkuş ve Mesudiye’dir) Salman kesiminde ki Mahallelerin en yakın olanı bu mesafededirler. Salman kesimi Akkuş ilçe merkezine ortalama 35-40 hatta 45-50 km. uzakta Mahallelerle kaplıdır. Bu dağlık ve yüksek (ancak Trabzon ve Rize gibi parçalı olmayan) coğrafyada bu kadar uzak köylerin olması idari hizmetlerde özellikle soğuk ve yağışlı mevsimlerde nasıl güçlükler doğurduğu ortadadır. 

Üstelik doğudaki diğer uzak ilçe Mesudiye’nin yeni DEREYOLU üzerinden İl merkezi ile mesafesinin yakın bir gelecekte 1 saat 15 dakikaya düşeceği bir zamanda buradaki zaten en uzak ilçenin daha da uzak mahallelerinin idari hizmetlerde yaşadığı sıkıntıları hayal edebilirsiniz. 

Peki, SALMAN mahallesinin ortaya koyduğumuz ve MeKoNYEK diye adlandırdığımız kıstaslara uygunluk ölçüsü nedir? 

1- SALMAN Mahallesinin bulunduğu kesimde kendi ilçesine uzaklığı 29 km.dir. İlçesi dışında en yakın diğer ilçeler ile uzaklığına bakacak olursak, bir defa SALMAN Kasabası AKKUŞ-SALIPAZARI Yolu üzerindedir. Bu yol ise Karayolu ağı üzerinde olmayan ARA (Tali) yoldur. SALIPAZARI İlçesi ise yıllardır gündemde olup bugün unutulmuş olan YEŞİLYOL’un başladığı ilk yerleşimdirSALMAN Mahalle merkezi üzerinde bulunduğu hattın ucundaki SALIPAZARI İlçe merkezine 43 km.dir. Böylece popüler olan YEŞİL YOL üzerinde olmasıyla zaten doğal olarak bu kesimin merkezi olan SALMAN Mahallesinin böylece bulunduğu Yol hattı üzerinde mevcut mesafeler içinde idari olarak bir ilçe teşkilatına ihtiyaç olduğu gayet açıktır.  

 

Böylece SALMAN Mahallesi geniş bir coğrafyada GEREKLİ idari bir boşluğu doldurabilir. Ve yeterli hinterlanda (iç bölgeye) sahip olduğu da bellidir. Salman bu kıstasımıza uygunluk teşkil eder. 

 

 

2- SALMAN Mahallesinin merkezinin bulunduğu tam orta alan topoğrafya olarak maalesef yetersizdir. Fakat Salman bir dar bir sırt üzerinde oturmuş olsa da mahallenin doğu istikametine doğru olan hafif yokuşu çıkınca geniş ve topoğrafyası nispeten düzgün yeterli alanlar vardır. Bu hemen Mahalle merkezinin dibinde ki alandır. Akkuş yolundaki bu alan gerekli kurumsal ve konut yapılaşma ihtiyacını gayet rahat karşılayacaktır. 

 

Dolayısıyla SALMAN Mahalle merkezinin bu açıdan idari bir merkez konumuna uygun olduğu söylenebilir. Ancak Salmanı asıl farklı kılan durumu ise mahallenin oluşacak idari haritada küçük bir hinterlant teşkil eden alanın uygun orta bir mevkiinde bulunmasıdır. Böylece eski ilçeye uzak köylere yakınlaşması ve ulaşıma bağlı idari problemlerinin epey çözüleceği ortadadır. 

 

Salman Mahallesinin bu kıstasımıza da hemen hemen uygun olduğunu kabul edebiliriz. 

 

3- SALMAN Mahallesinin merkez ve kendine bağlanabilecek çevre (mahalleler) toplam nüfusu ilçe teşkilatlanması için YETERLİ olup olmadığına bakalım. 2019 yılı resmi nüfus rakamlarına göre Akkuş İlçesi toplam nüfusu 22.192 kişidir. Bu ilçe nüfusunun içinde SALMAN kesimi içinde yukarıda saydığımız Mahallelerin tek tek nüfusunu toplarsak 8.352 kişi rakamına ulaşıyoruz. Bu rakam içinde SALMAN Mahallesi ilçe olması durumunda hangi taraf içinde olacağını kestiremediğimiz (buradaki insanların kararına bağlı olduğu için) tartışmalı Ortabölme, Çamlıca ve Kemikgeriş Mahallelerini saymadık. 

 

Buna rağmen hâlihazırda ki mevcut rakamlar SALMAN Mahallesi asgari nüfus kıstasımızı karşılamaktadır. 

 

SALMAN mahallesinin ayrılması durumunda haliyle eski ilçesinin de küçülmesiyle ortaya çıkacak sonuç 13.840 kişidir. Bu rakam ise düşük olmasına rağmen yine de rantabl (getirimli) seviyede kabul edilebilir. 

Burada nüfus açısından yaşanacak küçülmenin müsebbibi Salman Mahallesi OLMAYACAKTIR. Zira uzak geçmişe gitmeye gerek yok. 2012 yılında Akkuş ilçesi toplam nüfusu 31.106 kişidir. Bu kadar rakamdan 22 binlere inmek ilçemizde yoğun bir göç kısacası ciddi insan kaybı olduğunu göstermektedir. Rakam o günlerde olsa Salman bugün ilçe olsa Akkuş ilçesinin kalan nüfusu yine bugünkü 22 binler olurdu. Demek ki burada yarın Salmanın önünde ilçe olma fırsatı çıkar da, nüfus kaybından ötürü ortaya çıkabilecek muhalefet çok yersiz olacaktır. Zira nüfus istatistiklere göre ilçe genelinde her yıl düşmektedir. Bunun çaresi SALMAN Mahallesine ENGEL olmak DEĞİL İlçede nüfusu yaşatacak ve çoğaltacak iktisadi (ekonomik) tedbirler almak ve YATIRIM yapılmasını sağlamaktır. 

 

(Akkuş ilçesinin bu insan kaybını, çok dillendirilen Turizm’in de durduracağını sanmıyorum. Çünkü Turizm mevsimlik gelir kaynağı olup Akkuş gibi kısa mevsimlik doğa turizmi olan yerlerde işletme sayısı asla Trabzon Uzungöl ve Rize-Ayder Yaylası gibi çok talep gören ve çok sayıda işletme ve rekabetçi ortamı olan ancak bu konumuna uzun yılların emeği, reklam, müteşebbis yatırımı, altyapı, yol ve başka sosyal etmenlerle ulaşmış yerler seviyesine gelmesi mümkün gözükmediğinden başka gelir getirici kaynaklar aramak lazımdır diye düşünüyorum. Birde Akkuş’ta bilinenin aksine böyle çarpıcı güzel doğası olan yerlerin pek olmadığını da hesaba katmak gerekir. Elbette güzel bir doğa tabiat var ama çarpıcı mı, müthiş mi, çok sayıda yatırımı bünyesine misal bir küçük kasaba gibi toplayabilir mi, bu tartışmalıdır. Elbette önce YOL ve FİNANS şartı olan Turizmi bir kenara her zaman yazarak başka fikir ve projeler peşinde olmak gerekir. Ancak misal altın gibi siyanür zehiri ile çıkan ve doğa katleden maden hariç Akkuş ilçesi sınırları içinde yüzlerce kişiye direkt iş sağlayabilecek fakat doğayı tabiatımızı katletmeyecek bir maden rezervinin tespit edilip yatırıma dönüşmesi Akkuş ilçesi için ciddi bir ekonomik kaynak olabilir. Ancak bu şimdilik bir hayaldir, hayalden öte elimizde olan realite ise yine Hayvancılık ve kısmen verimli tarım imkânlarımız muvacehesinde planlar yapmamız gerekmektedir. Aslında başka yazının konusu olacak olan, yapılacak organik hayvancılık tesisleri gibi yatırımlar için güzel ancak RİSK isteyen fırsatlarımız var fakat sıkıntı FİNANS eksikliğidir. Bu eksiklikte ancak DIŞ YATIRIMCI ile sağlanabileceği Akkuş ilçesinin içi ve dışarıdaki insanlarından böyle yatırımlar yapacak finans yâda donanımda insan eksikliği olduğu ortadadır. Bu Hayvancılık ve Tarım konusunda Akkuş Mahallelerinde şiddetle yaygınlaşmasını düşündüğümüz ancak ciddi kamu desteği gereken SERACILIK ta ilçe için nüfus kaybını durduracak temel geçim kaynakları olabilir) 

 

Burada nüfus kaybına değinmişken aslında SALMAN Mahallesinin ilçe yapılması bile en azından Salman kesiminde nüfus kaybını bir miktar önleyecek tedbir olacaktır. Zira bu kesimde bu kadar geniş alana rağmen olan İDARİ Hizmetler eksikliğinden dolayı büyükşehirlere ve çevreye olan göç bir defa epey engellenmiş olacaktır.  

Dolayısıyla SALMAN Mahallesi bu kıstasa da uygun olduğunu yazmaya gerek yoktur. Ancak burada endişe olan husus bu nüfus kaybı sürdükçe SALMAN kasabası da gerekli olan 8 bin kıstasının altına düşebilir. Ancak aşağıda göreceğimiz üzere o vakit diğer kıstaslara tıpkı (Mesudiye) TOPÇAM gibi %84 uyacağından ilçe olma hakkı yine baki kalacaktır. 

 

 

4- Aday SALMAN Mahallesinin kendine bağlanabilecek Mahalle sayısı en az 15 (on beş) olup ve oluşabilecek muhtemel yüzölçümü gerekli kıstaslara gayet uygundur. AKKUŞ İlçesinin mevcut yüzölçümü 697 km.kare gibi MESUDİYE’den sonra en büyük 2.ilçedir. İlçe olması teklif edilen (zaten ilçeden ilçe olmuş) 74 km. karelik küçük Kabataş’tan çıkarılmak istenen 37 km.lik minik ALANKENT Mahallesine düşen komik yüzölçümün katlarcasını Akkuş ilçesi SALMAN Mahallesine ayıracak kapasiteye sahiptir.  

 

Yukarıda çevresinde saydığımız tartışmalı 3 (üç) Mahalle hariç bile SALMAN Mahallesinin Yüzölçümü yaklaşık 250 km. den fazladır. Bu ise kıstasımız olan 150 km. karenin çok üstündedir. Üstelik kimi arada kaldığından kimi Akkuş merkeze kimi Salmana alışmış bu Mahallelerden katılan olması da muhtemeldir. Ancak katılmadıklarını varsaysak bile netice kıstasın üstündedir. 

  

Bu yüzölçümün ilçe teşkilatlanması için gayet YETERLİ olduğu açıktır. SALMAN mahallesinin ayrılması durumunda haliyle AKKUŞ ilçesinin de küçülmesiyle ortaya çıkacak durum da gayet rantabl (getirimli) seviyededir. 

 

Hem böylece bu büyük idari alanda uzak ve çok uzak kategoride ki mahallelere hizmet götürmek te sıkıntı yaşayan ve idari güçlükler problemi çeken Akkuş ilçesi de idari hizmetler planında rahatlayacaktır. Bundan sonra da bütün dikkatini yoğunluğunu artık çok uzak Mahalle sıkıntısı yaşamadan en uzağı ortalama 25 km.yi geçmeyen ancak çoğu daha yakın olan Mahallelerine idari hizmet sağlamaya verecektir. 

 

 

5- Aday SALMAN Mahallesinin bulunduğu alanda hem bir idari boşluk vardır aynı zamanda (hali hazırda) sosyo ekonomik yapıda bir gerilik ve kapasite daralması vardır. Yani bu alanda halkın çoğunun FINDIK üretmesine rağmen ekonomik durumu geridir. Zira bu alanda coğrafi koşulların yanında idari hizmetler boşluğu halkın devamlı göç vermesine neden olmaktadır. Eğer SALMAN Mahallesinin ilçe olması kararı alınır ise mevcut alanda iktisadi hareketlilik artacağını, olumlu sosyo-ekonomik değişiklikler olma ihtimalinin yüksek olduğunu anlatmaya çalıştık. Bunu genişletelim: 

 

SALMAN Mahallesinin ilçe olması durumunda gelecek kurumların ve çalışanların sayısal artışı yanında ilk dönem yaşanacak yapılaşma ve inşaat olayı ile bu çalışan nüfus için dönecek buralı insanlardan oluşacak hizmet sektörü ilçe (adayına) canlılık katacaktır. Çünkü Salman bir Tekkiraz gibi ÜNYE’ye yani cazip ve büyük ilçeye yakın bir konumda değildir. Buraya gelen memur, öğretmen, polis vdçalışanlar burada ikamet etmek zorundadırlar. Bu durum ise gündüz nüfusu gece nüfusu farkı kaybını önleyecektir. Bu durumda elbette yeni yerel yâda zincir Marketlerlokanta, çay ocağı, halı saha, çay bahçesi, oto yıkama yağlama hatta mini bir Sanayi sitesini bile (zamanla)  gündeme getirecek ortam oluşturacaktır. Netice de Salman merkezde şu durumda yaşayan 1000-1.500 arası nüfusun ilçe yapılaşması süreci sonunda birkaç sene içinde önce 2-3 binlere orta vadede ise 4-5 binlere çıkması bir hayal olmayacaktır.  

 

Birde bunun çevre mahallelere olumlu yansımaları olacaktır. SALMAN’ın meşhur ÇARŞAMBA günü Pazarı çok daha canlı olacak, yerli pazarcılar türeyecektir. İlçelerinin burnunun dibine geldiğini ve geliştiğini gören çok sayıda (köylü) Mahalle insan mahallesini terk etmeyecek, ileride muhakkak gelecek olan Hastane yatırımı ile birçok emeklinin de döndüğü yeni bir ilçe oluşacaktır.  

 

Hatta ORDU İlinin ve bölgenin en önemli Tarım ürünü olan FINDIK nimeti (diyorum zira o bölge için Yüce YARATICI ALLAH’ın bir hediyesi doğal ALTIN’dır) evet bu ürünün Akkuş ilçesi İDARİ Sınırları içinde en çok yetiştirildiği iki kısım yerden birisi burası olduğu için (SALMAN çevre Mahallelerinin %70’inde yetişen) FINDIK için burada kırma TESİSLERİ kurulması yâda bir DEPO yapılması buradan pazarlanması durumu da oluşacaktır. Çünkü burada olan idari boşluk eksikliği burada yetişen FINDIK gibi stratejik bir Tarım ürününde istenilen ticari ve pazarlama seviyesine gelinemediğini, böylece gerekli ekonomik hareketliliği kazanmayı engellediği de söylenebilir. SALMAN Kesiminde sadece Fındık üretiminden değil bu kesimde (diğer Akkuş merkez kesimi Mahalleleri gibi bol) yetişen ciddi miktarda CEVİZ’den de faydalanamadığı söylenebilir. İdari boşluk ve kasabada oluşmayan ticari pazarlama eksikliğinden SALIPAZARI ilçesinin istifade ettiği söylenebilir. (Cevizi ve Kestanesi ile meşhur Salıpazarı’nda görüştüğümüz Toptancı mağazalar kaliteli cevizin önemli kısmının Akkuş – Kuzköy, Haliluşağı başta olmak üzere Salman kesiminden geldiğini ancak dış piyasa da Salıpazarı Cevizi diye birlikte satıldığını söylüyorlardı) 

 

Bu olma ihtimali güçlü sosyo ekonomik değişikler ve iktisadi hareketlilik Salman çevresinde en çok (KUZKÖYAkpınar’ı etkileyecektir. Eski AKKUŞ İlçe merkezi olan Akpınar, SALMAN Merkeze yakındır ve burada olan 2014 yılına kadar olan bir nebze (bugün sönük olan) canlılık tekrar yaşanacak belki de artacaktır. Zaten bu durumda önce Salıpazarı-Akkuş yolu Karayolları ağına sonra ise İkizce-İlküvez/Çaybaşı yolu da aynı ağa alınacaktır. Böylece SALIPAZARI-SALMAN-AKKUŞ Ara Hattına buradan bağlanacak olan KUZKÖY-İLKÜVEZ-ÇAYBAŞI Hattının üzerinde olan Kuzköy (Akpınar) da nispeten de olsun oluşacak hareket Kuzköy’ü ileride (inşallah olur ise) SALMAN İlçesinin en büyük kasabası haline getirecektir. Ne kadar yol yapılır, ne kadar gelişir ve Karayolları olarak hizmete girerse hem Salman kesimi hem de Akkuş ilçesi için faydalıdır. 

 

Bugün bu hayal gibi olan durum yarın gerçekleştiğinde Akkuş ilçesi içinde dolaylı olumlu etkileri olacaktır. Gelişen SALMAN (eğer inşallah ilçe olursa) büyüyecek nüfusu ile kendine en yakın ilişki kuracağı yer ise yine AKKUŞ İlçe merkezi olacaktır. Bu durumda mevcut yolun şartlarının da düzeltilmesiyle iki abi kardeş yerleşim arasında münasebetler daha çok gelişecek, zannedilenin aksine AKKUŞ İlçe merkezi de sosyo ekonomik faydalar görecektir. Evet, zannedilenin aksine AKKUŞ İlçe merkezi bu şekilde sağında solunda ilçe (olabilecek ama) Mahalle statüsünde kalmış ve nüfusu azalmış tenha ve zayıf yerler ile gelişemez. Bu iki hattın (ÜNYE ve SALIPAZARI yol üstü kesimlerinin) nüfus ve işlerlik kazanması ile canlılık kazanabilir. 

 

Böylece bu kıstası SALMAN Mahallesinin tam olarak karşıladığı ortadadır. 

 

6- Aday SALMAN Mahallenin bulunduğu alanda halk tarafından ciddi bir ilçe olma beklentisi bütün bu yazı boyunca bahsettiğimiz birçok Mahalle gibi daha düne kadar ciddi olarak vardı ancak bugün azalmıştır. Bunun nedeni ise 2014 Büyükşehir Yasası ve uygulaması ile o günlerde ortaya çıkan ‘’nüfusu 2 bin üstü belediyelerin ilçe olabileceği’’ söylentisinin doğru çıkmaması ve olan elde ki belediyelerin bile kapatılması ile yaşanan HAYAL KIRIKLIĞIDIR. Ancak SALMAN Mahallesi ve çevresinde eski AKKUŞ İlçe merkezi olan (KUZKÖYAKPINAR Mahallesinde dâhil genel bir ‘’ileride ilçe olma beklentisi hayal dahi olsa da’’ hep vardır, olacaktır. SALMAN ve çevresindeki eski Beldeler Akpınar (Kuzköy) ve Seferli dâhil genel Mahalle halkları 1990 yılı son ilçeleştirme furyasını aralarında anlaşamayıp kaçırdıkları için üzgündürler. Dolayısıyla burada ilçe olmanın idari problemlere çözüm olacağına dair ciddi bir kamuoyu beklentisi zaten vardır. Eğer bu kesim insanlarımız bugün böyle bir ilçe olma umudu doğduğunu görseler burada yarın ciddi bir beklenti oluşacak ve kolayca gerekli kamuoyunu oluşturulacaklardır. 

 

NETİCE: Salman Mahallesi ilçe olmak için gerekli 6 (altı) kıstasımızın 6(altı) sına da uygundurSALMAN Mahallesi ilçe olma hakkını 30 yıl önce de kazanmıştır. Ancak maalesef bazı yanlışlar-bazı zamanında yapılmayan hamleler bu fırsatı kaçırmıştır. Ancak bugün Salman Kesimi içinde insanlarımız da bu fırsatın geçmişte heba edildiği için üzülmektedirler. ORDU İlinde idari sıkıntıyı en çok çeken ilçe Akkuş ilçesi ve Akkuş içinde de idari sıkıntıyı çeken en önemli bölge de Salman kesimi olduğu için çare artık Salman Mahallesini ilk fırsatta alınacak idari kararla ilçe yapmaktır.  

 

Ancak SALMAN Mahallesi yarın fırsat çıksa ve ilçe olma için adım atmaya kalktığında kamuoyu oluşturduğunda en büyük engeli maalesef Akkuş İlçe merkezînde bazı kesimler oluşturabilir. Bu çevreler muhtemelen bazı siyasi kesimler ve bazı esnaf kesimi olacaktır. Ancak baştan diyelim ki; bu çevreler ve bu kişiler Akkuş Merkez kesimi halkını temsil etmezBu insanlarımızın derdi endişesi kendi kesimlerinin veya şahsi menfaatlerinin devamı olabilir, kiminin itirazı azalacak seçmen yani oy derdidir…esnafların bir kısım haklılık payları da olabilir. Endişeleri ise ayda bir olsun resmi işler için mecburi olarak ilçe devlet/kamu kurumlarına gelen Salman kesimi içinde Salman, Kuzköy, Seferli ve diğer mahallelerden gelen insanların eğer ilçe olup ayrılırlarsalar bir daha gelmeyecekleri ve Akkuş ilçe merkezinin büyük gelir kaybına uğrayacağıdır. 

 

Bir defa büyük bir gelir kaybı yaşanacağı iddiası asılsızdır. Elbette bir miktar gelir kaybı yaşanabilir. Fakat Akkuş ilçesinin asıl gelir kaybı ‘’her yıl artan göç nedeniyle yaşanan binlerce insan kaybıdır’’ Salman kesiminin ayrılması ile yaşanacak insan kaybı Akkuş İlçesinin son 6-7 (yedi) yılda yaşadığı insan kaybından öte değildir. Yani bugün Salman ilçe olup ayrılsaydı ancak Akkuş İlçesi son 7 (yedi) yılda insan kaybetmeseydi değişen hiç bir şey olmayacaktı. Diğer taraftan siyasi oy menfaatini yani bu yönde gelebilecek itirazı asla kaale/dikkate almamamız mümkün olamaz. İnsanların mağduriyeti seçmen sayısı ve siyasi menfaatin ötesindedir. 

 

Maalesef her yerde öyle duyarsız insanlarımız var ki ‘’dünya yansın benim bir çuval unuma bir şey olmasın’’ havasındadırlar. Yani burada da Akkuş’un 45-50 km. ötede Mahallesi (köyü) varmış..bu adamların kimi bir saat yoldan gelmiş, kimi iki saat hatta kimi de sabahın köründe yola çıkıp kimi yeri yayan yürüdükten sonra arabayla iki saat yolculuk yaparak gelmiş..kiminin durumu iyi, Akkuşa gidince harcayacağı parası var ancak kimi adam gariban cebindeki para yetmiş yetmemiş..birde buradaki memur da duyarsız çıkmış ‘’bugün git yarın gel amca..!’’ demiş..adam da ‘’oğlum ben ne kadar uzak mahalleden geldim biliyor musun – biliyan mı’’ dese ‘’bana ne amca..beni ilgilendirmez, bugün bu işe sıra gelmez, elimizde bir sürü iş dosya var, yarın gel’’  İşte o adam yanında gelenlerle dönmeden bir lokantaya girecek iki tabak yemek yiyecek, bir marketten eve ‘’parası varsa’’ bişeyler alacak da.. Yâda tam tersi durumu iyi, işini halletti ama Akkuşa bir miktar market, manav, lokanta parası bıraktı gitti. İşte bazı insanlarımızın bütün endişesi bu. Kendisi ilçe merkezinde oturuyor, kendi köyü (pardon artık mahallesi) belki yakın olabilir.. Ancak buralardaki insanlarımızın bu uzak mesafe ve yol şartları mevsim şartları nedeniyle çektiği sıkıntıyı onlar (yaşamadığı için) hissetmeyebilir. Aman Salman sakın ilçe olmasın buradan her gün bize bir 10-15 adam gelmeye devam etsin de diyebilir..toplum içinde her tür insan var, buna şaşmayız. Ancak biraz empati yapmak gerek hem vicdan, etik değerler ve insani yaklaşım diye bir şeyler de var. Bunları yarın bu durumda olabildiğince iyi anlatmak ve birtakım şayialara fırsat vermemek lazım. 

 

Yoksa Salman Kesiminden kaç kişi vardır (bazı daha yakın mahalleler hariç) Akkuştan pazarını görüp giden? Bakkala Markete uğrayan? Meşhur Cumartesi pazarına (halkın deyimiyle hafta gününe) uğrayan? Yâda Salman kesiminden (Allah’tanİstanbul-Ankara yolculuğu dışında Akkuş güzergâhını kaç kişi kullanmaktadır? Salman’ın merkezi tarafı Salıpazarı..Kuzköy tarafı biraz İlküvez-Çaybaşı tarafını..Seferli de biraz Erbaa tarafını kullanmaya yine devam ediyor. Bunu engelleyemezsiniz, insanlar bugün imkânlar da geliştikçe kendileri için en yakın en mantıklı yerleri kullanmaya devam edeceklerdir. Önemli olan bu talebe kulak verebilmektir. 

 

O halde bütün bu itirazlar yersizdir. Yarın Salman için ilçe olma fırsatı doğarsa bu tür itirazlar kaale (dikkate) alınmamalıdır. Hem Salman’ın ilçe olmasının Akkuş İlçe merkezi ve kesimine de ekonomik faydaları olacağını yukarıda anlatmaya çalıştık. Akkuş merkez esnafı kendine yeni müşteri potansiyeli oluşturmalı, başka dertleri olmalıdır. Mesela ilçe merkezine de gelen Ulusal zincir marketlerle rekabet, Salman, Kuzköy ve Seferli pazarlarında (eski tabirle) dükkan açmak böylece müşterinin ayağına gitmek. Her türlü projesi bitmiş olan ve yıllar sonra bile olsa yarın bir gün muhakkak yapılacak olan ve Akkuş ilçe merkezinin 4 km. doğusundan geçecek olan (bitmekte olan TOKAT-NİKSAR DUBLE Yolunun devamı durumunda ki) NİKSAR-ÜNYE DUBLE YENİ YOLU güzergâhında yol üstü tesisler ve benzin istasyonu vs. oluşturma adına şimdiden yer temini vs. gibi hazırlıklar yapmak gibi çalışmalarla meşgul olması gerekir. Mesela yıllardır zaten bu Salman kesimi insanlarımızın önemli kısmı İstanbul-Ankara yolculuğu için Akkuş İlçe merkezinde bulunan otobüs firmalarını kullanmaktadır ve bu insanlar gelir giderlerken zaten Akkuş ilçe merkezi esnafına hatırı sayılır miktar kazanç sağladıkları da ortadadır. Peki, bu nasıl olmuştur? O Otobüs firmaları Salman Merkeze her gün geliş-gidiş servisi verdikleri için.! Demek ki bu esnaf grubumuz meseleyi yıllar önce çözmüş, düşündüğümüz gibi yapmıştır. Müşteri gelemiyorsa ayağına gideceksiniz.! 

 

Zaten uzun ARAŞTIRMA Yazısı yazmamızın sebebi budur: Konuyu bütün yönleriyle ele almaya çalışıyoruz ki itirazlara da cevap vermiş olalım.  

 

Salman İlçe olursa; Akkuş merkez kesiminin Batı yönünde uzak kalan Salman kesimin zaman içinde gelişeceğini ve bu ıssızlaşmış tenha kesimde oluşacak sosyo ekonomik (insan ve iktisadi) hareketlenmenin Akkuş’a da olumlu etkileri olacağını..Tıpkı Tekkiraz’ın da uzun Ünye hattı üzerinde ilçe olma konumuna gelmesiyle hem hattın birbirine yaklaşacağını hem de olumlu sosyo ekonomik hareketin artacağını ve bu hareketin nihayet Niksar-Erbaa tarafına da katkı sağlayarak (ileride yapılacak yeni DUBLE Yola FATSA Kesiminin de büyük ilgi duyacağını ve kuvvetle ihtimal KUMRU üzerinden eklemlenmek isteyeceğini) böylece Akkuş’un bütün bu 4 (dört) hareket kazanmış ayrı hatların üstünde/ortasındaki konumuyla bir kavşak nokta olarak zaten ciddi ekonomik faydalar sağlayacağını söyleyebiliriz. Yani uzun vadede o kadar endişeye mahal yoktur.  

 

Ayrıca Akkuş için bu kadar büyük yüzölçüm ve geniş coğrafya idari hizmetlerde sıkıntı oluşturmaktadır. Dağlık ve yüksek yapıdan kaynaklı yol ve nakil şartları dışında yağışlı mevsimin uzunluğu da ayrı bir güçlük doğurmaktadır. Bu idari problemler sürdükçe Akkuş İlçesi her tarafa dengeli koşamaz, Büyükşehir de bir yere kadar fayda sağlar. Burada ayrılmakta rahmet gözükmektedir, Salmanın ilçe olmasıyla Akkuş kamu ve Belediye idaresi üzerinde yük kalkacaktır. Bu Salman ilçe olma (lı mı) sorusunu Akkuş ilçe merkezinde çalışan ve bu mahallelere görevi icabı giden kamu personeline sorsanız aslında onlar doğru cevabı vereceklerdir. 

 

SONUÇ olarak: BATI/Ünye Kesiminde 2 (iki) yeni İlçeye ihtiyaç vardır. Bu kesim de diğer kesimlerin aksine kesim içinde 2 ciddi kısım da çok önemli 2 (iki) idari boşluk bölgesi vardır ki bugün mevcut idari yasalar, mevzuat ve büyükşehir uygulaması içinde çözümü bu iki yerin ortasında olan TEKKİRAZ ve SALMAN Mahallelerini İLÇE yapmaktır. Ortaya koyduğumuz kıstaslara tamamıyla uyan bu iki idari bölge de (özellikle) SALMAN Başta olmak üzere ciddi idari sorunlar vardır, vatandaşlarımız sade bugün değil uzun yıllardır mağdurdur. Ancak bundan başka ÇAYBAŞI İlçe idari merkezi kesinlikle İLKÜVEZ’e taşınmalıdır. Tekrar ifade edelim; İlküvez ayrı ilçe olmamalı böyle YANLIŞ bir İDARİ tasarrufa gidilmeden (tek başına ilçe olma kriterini ikisi de taşımayan Çaybaşı ve İlküvez’i ayrı ayrı ilçeler yapma değil) ortaya koyduğumuz kıstaslara uygunluğunu bir idari komisyon oluşturup saha da inceleme yaparak (Çaybaşı’nın ilçenin seçmen ve nüfus toplamının %40’ını oluşturduğu) gerçeği de dikkate alınarak basit bir idari kararla ilçe merkezini İLKÜVEZ’e taşınmalıdır.  

 

 

Bu araştırma yazımızda ORDU İlinin özellikle BATI/Ünye kesimi orta ve yukarı kesiminde ciddi bir idari merkez sorunu olduğunu ve bu kesimin diğer iki kesime göre tenha olduğunu bu hattın da canlandırılması gerektiğini anlatmaya çalıştık. Ancak bütün Ordu İlini ayrım yapmadan yoğun bir çaba ile inceledik. Bugün Siyasi idarenin elbette genel olarak yeni ilçeler oluşturma politikası yoktur. Fakat bu durum yarın olmayacağı anlamına gelmez. Buna hazır olmak lazımdır. Bu yazı sade BATI/Ünye kesimi için değil bütün ORDU İli için bu amaçla hazırlanmış, bütün aday yâda değil adı geçen mahalleler mercek altına alınmıştır.  

Bunun için ezcümle buraya kadar anlattıklarımızla birlikte ORDU ilinin önünde ülkedeki genel idari politikaya göre (kimi pratikte mümkün kimi ise mümkün gözükmeyen3 (üç) idari yol/seçenek vardır: 

 

1- Ordu İlindeki geçmişte yapılan yanlış yerel kararlarla yanlış (merkezde yada gereksizce) ilçeler oluşturulmasına mukabil o zaman ilçe olma hakkı ortada olduğu halde çeşitli nedenlerle yerine getirilmeyen ve arada geçen zaman içinde idari sıkıntısı artan yada yeniden oluşan bölgelerde ortaya çıkan idari sıkıntıları..oluşturduğumuz ve iktisadi ve idari bilimlere uygun olan kriterlerimiz doğrultusunda yazımızda adı geçen 3 (üç) mahalle çevresinde acil olarak SALMAN, TEKKİRAZ, TOPÇAM adıyla 3 (üç) yeni ilçe oluşturmak elzemdir. Böylece yönlendirilmiş siyaset yâda seçmen yaklaşımı doğrultusunda değil ortak akıl, bilimsel yaklaşım ve saha gerçekleri sonucu ortaya çıkan bu sonuçla en çok problem çeken 3 (üç) yerleşimde sıkıntıyı çözerek genel bir rahatlama sağlamak.  

 

Burada dikkat çekici bir nokta şudur: Sayın Cemal ENGİNYURT aslında yıllar sonra bu konuyu gündeme getirerek hasıraltı edilen yaraya parmak basmıştır. Ancak kamuoyunda ‘’yüzölçümüne göre ne çok ilçesi var’’ yâda ‘’önüne gelen yeri ilçe yapmışlar’’ imajı/algısı olan Ordu ili için bir anda 6 (altı) yeni ilçe istenmesi davanın baştan kaybedilmesine neden olmuştur. Bu talep beklendiği üzere –bu algı ve saha gerçekleri ortadayken- siyasi idare tarafından iyi karşılanmadı. Hâlbuki bizim yaptığımız gibi bir saha araştırmasına mukabil konuya hâkim kişilerce aynı şekilde sağlıklı ve tarafsız bir değerlendirme yapılarak bu sayı ‘’en acil olanlar, en çok ihtiyaç hissedilenler’’ diye yarıya indirilseydi/ikiye ayrılsaydı belki olumlu bir cevap alınabilecekti. Kısacası 6 (altı) ilçe birden istemek çok fazla geldi. 

 

2-Küçük küçük ilçelere ayrılma değil de BÜYÜK İLÇELER OLUŞTURMA Politikası gütmek. Bu durumda yeni ilçeler hiç yapılmayacaktır. Hatta bazı ilçeler birleştirilecektir. Yazımızda belirttiğimiz üzere ORTA/Fatsa kesiminde Çatalpınar ile Çamaş tek ilçe yapılır yâda FATSA’ya tekrar bağlanır. Yine Kabataş ile Aybastı tekrar birleştirilir. BATI/Ünye kesiminde ise Çaybaşı ile İkizce birleştirilmeli veya ÜNYE’ye tekrar bağlanmalıdır. Bu durumda DOĞU/Ordu kesiminde ise Gülyalı ile Altınordu birleştirilir yâda ALTINORDU’ya tekrar bağlanılır. Böylece İlküvez’e de gerek kalmayacaktırSalman, Tekkiraz ve Topçam’ın da ilçe olmasına lüzum yoktur. Ancak burada TEK ŞART ise Belediye teşkilatı eklenmiş olarak BucakNAHİYE) sistemini geri getirmektir.  

 

Ancak bugün böyle bir yasal zemin ve Büyükşehir yasası değişikliği ortada (ve gündemde) olmadığı gibi üstelik bu durumda (yanlış yâda doğruzamanında (bir şekilde) ilçe olma hakkı kazanıp en az 30 (otuz) yıl gibi geçen zamanda bu idari yapıya alışmış yeni ilçelerin halklarından şiddetli tepkiler gelebileceğinden bu ihtimal mümkün gözükmemektedir. Böyle bir YASAL Düzenlemeye bugün (ve yarın) siyasi iradenin de cesaret edeceğine ihtimal vermiyorum. 

 

3-Mevcut ilçelerin idari statükosunu muhafaza ederek NAHİYE (Bucak) yada BELDE Sistemini geri getirmek. Yani hiçbir ilçenin ilçe olma durumuna karışılmayacaktır. Ancak İlçe yapılması teklif edilen yerlerin (zaten durumları ortada olduğu için) hemen hepsini mümkünse NAHİYE (Bucak) yapmak. Zira belde yapmak sadece Belediye teşkilatı kazandırmak olacaktır. Hâlbuki Nahiye sistemi ise yarı ilçe idari sistemi olup buna belediye teşkilatı da eklenirse ilçe kıvamımda alt bir idari birim oluşur, böylece rahatlıkla BUCAK (Nahiye) kararı da rahatlıkla alınabilir, idari problemler de böylece çözülmüş olur. Bunun da kriterleri ortaya konulur. Böylece eski her belde değil belli kriterler sahip olan mahalleler Nahiye olur. Netice de oralardaki vatandaş ta ilçeye gitmeden birçok problemi BUCAK (Nahiye) merkezinde çözebilir. Mağduriyetleri giderilmiş olur. 

 

Halbuki, DEVLET Kurumları Mülki uzmanlarca bir komisyon kurup bu teklifi değerlendirip düşünse farklı bir idari konsept ortaya çıkacaktır. Buna göre; yine Belediye teşkilatı olacaktır ve bir BAŞKAN halkın oylarıyla seçilecek ve (Büyükşehirlerde ilgili birimlerinin yerine getirdiği) SU Hizmeti hariç diğer Belediye hizmetlerini sağlamaya devem etse..fakat İDARİ olarak ta Bu yeni NAHİYE yada BUCAK Teşkilatının başına MÜDÜR olarak yeni KAYMAKAM’lar ilk görev yeri olarak atansa ve stajlarını yaparak acemiliklerini burada çıkarıp tecrübe kazansalar.. ve bu BUCAK (yada Nahiye) MÜDÜRLÜĞÜ Bünyesine ilçeden bazı birimler tümüyle değil de ŞEFLİK Mahiyetinde vs. kaydırılsa mesela en azından Orman, Maliye, Milli Eğitim, Nüfus ve Tapu Şeflikleri olarak 2-3 memurluk 1’er hizmetli birimler oluşturulsa.. Düşününüz ki buralar yarı ilçe olmuş olur. Vatandaş da asıl ilçeye (mecbur kalmadıkça) gitmekten kurtulmuş olur. Hele ki bu Bucak’larda birde yarı hastane çapında Bucak Aile Sağlık Evleri yapılırsa aliyyül ala olur. Sonra NAHİYE Müdürü olan Kaymakamlar daha sonra ki görev yerleri küçük ilçeler, orta ve büyük ilçeler diye yükselebilir, daha tecrübeli Mülki Amirler olarak gelecekte çok daha donanımlı tecrübeli VALİLER olurlar.   

 

 

Ancak günümüzde MAALESEF böyle bir yasal uygulama da yoktur, yakın bir gelecekte de var olması/gündeme gelmesi de mümkün gözükmemektedir. 

 

 

 

Netice olarak o halde mümkün olanı, eldeki tek seçeneği uygulamak en reel en akılcı olanı yapmak en doğru karar olacaktır. Mademki tek seçenek 1.şık yani (pek uygulanmasa da) İLÇE YAPMA Kararı halen vardır –ki en son 2014 yılında bunun uygulaması yapıldı, birçok yeni BÜYÜKŞEHİR’de yeni ilçeler oluşturuldu- o halde ORDU İlinde ki mahalli idari sıkıntıları gidermenin yolu yaptığımız araştırma gibi kriterler ortaya koyarak doğru kararlar almak ve ihtiyaç duyulan 2-3 mahalleyi ilçe yapma kararı almaktır. 

 

Enteresandır, en son 2014 yılında bunun uygulaması yapıldı dedik ancak, birçok yeni BÜYÜKŞEHİR’de yeni ilçeler oluşturulurken ORDU İlinde hiçbir yeni ilçe (zaten il merkezi olan merkezi ilçelerin ilçe olması gereği ALTINORDU ilçesi oluşturulma kararı hariç) hiçbir yeni ilçe oluşturulmadı. Sanki bu 30 (otuz) yıl önceki fazla ilçe yapmanın bir karşılığı gibi oldu. Demek ki Ordu ilinin faydalanamadığı 2014 yılı uygulamasına mukabil bir alacağı vardır. Ve buraya kadar anlattıklarımız muvacehesinde idari mağduriyeti giderilmelidir.  

 

Ancak ondan daha önce en yapılabilir hazır seçenek ise; adı geçen iki ilçe idari merkezini taşımaktır. Bu iki ilçe halkının çoğunun kararının bu yönde olduğunu belirtmiştik. Buna göre Kabadüz İlçe merkezi Yokuşdibine, Çaybaşı İlçe merkezi ise İlküvez’e derhal taşınabilir, taşınmalıdır. Bunun kararını almak da öyle çok zor değildir. Adı geçen İlçelerin Mahalle muhtarlarının çoğunun önce kamuoyu oluşturarak sonra yaptıkları yazılı müracaat (dilekçeler) ile Büyükşehir Belediye Başkanı ve Valinin bu konuda ikna olması ile merkezi idareyi bilgilendirerek yâda direkt İçişleri Bakanlığına yapılacak müracaat ile Siyasi İdarenin ya eskiden olduğu gibi Bakanlar kurulu kararıyla yâda bir KHK ile bu kararı almasıdır.  

SON SÖZ olarak, artık bu İDARİ yanlışlar bir daha yapılmamalıTürkiye Cumhuriyeti bunca yaşanan siyasi, idari ve sosyo ekonomik tecrübelerden sonra bir daha seçmen refleksli SİYASETEN İL ve İLÇE YAPMA KARARI almamalıdır. Bilimsel kriterler İL ve İLÇE Oluşturmak için (gerekli yâda gereksiz olduğu kararını vermek adına) hazırdır ve bunlardan faydalanarak elbette (belli bir seçmen kitlesine değilgenel halka da danışılarak ancak son kararı devlet-kamu idaresi adına tarafsız idari uzmanlar KOMİSYONU vermelidir. İşte bugün değil ama yarın böyle bir atmosfer oluşabileceği düşüncesiyle bizde burada (100.yılını yaşayan)  ORDU İli için gönüllü bir çalışma yaptık ve hazır ettik. Eksiklerimiz hatalarımız olabilir, eleştiriye de elbette açığız. Uzun yazı oldu elbette fakat bu bir araştırma yazısıydı, makale değildi ve konuyu eksik bırakmama adına bir İli masaya yatırmış olduk. Ancak bu çalışmamız kolay olmadı, içinde tüyü bitmemiş yetimler ve sesini duyuramayan zayıflar ve de garibanların da hakkı olan halkın genel menfaati/ortak iradesi adına yapmaya çalıştık, umarım değmiştir, faydalı olmuştur.  

Şimdi son olarak YEŞİL YOL Projesinden biraz daha bahsederek araştırmamıza son verelim.  

-2010 yılı başlarında hazırlanan Doğu Karadeniz Turizm Master Planı içinde yer alan YEŞİL YOL son yıllarda biraz da yazları sıcak iklimlerinden bunalan özellikle (Suriye Irak değil) Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan Krallığından gelen Arap turistlerin yoğun ilgi göstermeye başladığı Orta ve Doğu Karadeniz Yaylaları ve Obalarını birbirine bağlayarak tek bir hatla deniz kıyısındaki Sahil Otoyoluna inip çıkma yapmadan (Batı Karadeniz hariç) bütün (Orta-Doğu) Karadeniz Yaylalarını gezmeyi sağlayacak olan yol projesidir. Kamuoyunda çok tartışılmıştır. Buna göre yolun bu güzelim tabiat harikası yaylalar ve ekosistem üzerinde oluşturacağı tahribat ve betonlaşma ihtimaline binaen çok eleştiri almıştır. Çok ayrıntılı teknik detaylar açısından çok bilgimiz olmasa da biraz incelediğimiz projenin ana mantığının doğru olduğunu düşünüyoruz. Ancak kamuoyunun genelinde oluşan ciddi endişeleri de samimi olarak paylaşıyoruz. Buna göre eğer: 

*Yapılacak yol duble olmayacak ise..(ki olmadığı Salıpazarı-Salman arası yapılan ilk etap kısımda anlaşıldı) 

*Yolun ana bağlantıları Asfalt değil her türlü yağışa dayanıklı beton olmalı.(Böyle oldu)  Ancak ana yol bitip Yayla yâda Obaya ulaşılınca da beton da olsa farklı ve doğaya uygun mesela taş bir malzeme vd. olmalı (ne olacağını bilmiyoruz)  

*Yolun üzerinde belirlenmiş turizm alanlı işaretli yerlerde turizm dışında yapılaşma olmamalı..rant amaçlı kullanılmamalı 

*Yolun asıl amacı olan Yayla ve obalarda tabiata (doğaya) aykırı çirkin betonarme yapılar olmamalı. Güzel estetik ve doğaya uygun mimari kullanılmalı ve dış yüzeylerde ahşap kaplamalar olmalı. 

*Yol üzerinde yâda Yayla oba gibi yerlerde su ve diğer tabiat kaynakları kirletilmemeli 

*Ticari amaçlı olmayan ve doğadan gecen yolları coğrafi şartlara göre yapmak gerekir. Buna göre yolun geçtiği güzergâhta çok yağış alan heyelan mıntıkaları ve sulu zemin yerler olabilir. Buna göre bu tür yamaç arazilerde sağlam zemin oluşturmak adına zaten yumuşak olan toprağı çok kazımak adına yol açmaların ciddi toprak kayma (heyelan) riski oluşturduğu hesaba katılmalıdır. Bütün bunlara göre planlar hazırlandığını umuyoruz. 

Bütün bu ve diğer gereli şartlara uygun bir şekilde yapılacak YEŞİL YOL Projesinin ORDU ve diğer illerde içeriden ilçeler arası BAĞLANTI sağlayacak güzel bir proje olarak görüyoruz.  

Akkuş ile Korgan yâda Aybastı arasında bugün bir yol bağlantısı yoktur. Ancak bu yol ile Akkuş’tan başlayarak Aybastı, Gölköy, Kabadüz, Mesudiye gibi ilçeler arasında bağlantı kurulacaktır. Böylece ORDU İlinde ANA Yol olan sahilde ki KARADENİZ OTO Yolu paralelinde gibi içeriden de ilçeleri birbirine bağlayacak bir ulaşım ve bağlantı koridoru açılmış olur. 

-Doğru kullanılır ve doğa tahrip edilmeden yapılırsa Yukarı kesim ilçelerin en önemli turizm değerleri olan temiz doğayı tanıtacak ve Yayla Oba Orman gibi doğası güzel yerlerin turizm adına ulaşım sorununu çözecek bir projedir. Fakat bu yollar beton ve tek şerit olduğundan bir Bölünmüş yol standardında yani hızlı gidilecek bir yol olmayacak, yavaş yavaş çevrenin tadını çıkara çıkara..mola verilerek gidilecek turistik bir doğa yolu olacaktır. 

Medyadan YEŞİL YOL Çalışmalarının farklı yerlerde parça parça yapıldığı haberlerini okuyoruz. Buna göre çalışmaların başladığı ancak (muhtemelen kriz nedeniyle) yavaşladığı anlaşılıyor. 

 öylece YEŞİL YOL çalışmalarının bitirilmesiyle ORDU ilinin güneyi yani yukarı kesiminde aşağıda sahil kıyısında ki Karadeniz Oto yoluna paralel bir hat oluşacaktır. Bu yol tek şerit ve beton bir yol olsa da iç ilçeleri ve içeri yukarı kısımlardaki doğal güzellikleri tek bir hattan gezme imkânı sağlayacaktır. Diğer taraftan ORDU Merkez-Mesudiye DEREYOLU’nun da tamamlanmasıyla en DOĞU kesimde sahil-kıyı ile iç kesimi birbirine bağlayan sağlıklı bir yola kavuşulmuş olacaktır. Son olarak ta BATI Kesiminde Sahil-kıyı ile yukarı ve iç kesimi birbirine bağlayan daha kaliteli bir Bölünmüş Yol ile Ordu İlinin dört köşesinde kare şeklinde ana ulaşım koridorları tamamlanmış olacaktır. Bundan sonra ise mevcut ARA (Tali) hatlara ilaveten yukarıda belirttiğimiz üzere yapılacak olan yeni ara hatlarla kalan iç ilçelerde birbirine bağlanacak böylece ulaşım sorunu ciddi oranda çözülmüş olabilecektir. 

 NOT: Bu araştırma yazısını yazarken tam vakıf olamadığımız yerlerin yetkililerine yâda o mahallenin önde gelen kişilerine olmadı orda yaşamayan ancak geçmişte yaşamış, görev yapmış veya tanıdığımız oralı insanlara ulaşarak sağlıklı bilgilere ulaşmaya çalıştık. Böylece kendi bilgilerimiz, tecrübelerimiz ile yaptığımız araştırmalarda elde ettiğimiz bilgileri saha bilgileriyle bütünleştirmek istedik. 

Bu amaçla faydalandığımız kişilere teşekkür etmeyi bir borç biliriz. Buna göre; Gölköy GÜZELYURT (Hapan’ı) araştırtırken bedindiğimiz bilgilere ek olarak kendilerinden Sosyal Medya yoluyla ulaştığımız ve bilgi aldığımız Güzelyurt Sosyal Medya hesaplarına.. Ve aynı şekilde bilgilerimizin örtüşmesini teyit eden ALANKENT Sosyal Medya gruplarına.. aynı şekilde Korgan Tepealan hesaplarına..Yokuşdibi konusunu araştırırken kendisine ulaşıp Kabadüz ilçesi ve Yokuşdibi hakkında geniş sohbet ederek bilgi aldığımız eski Muhtar Mustafa TOPTAŞ Beye..Topçam hakkında bilgi aldığımız eski Topçam Belediyesi şimdi ise Mesudiye Belediyesi çalışanı Topçam’ın önde gelen ailelerinden Boduroğullarına mensup Hülya BODUROĞLU Hanıma.. Çamaş hakkında bilgi aldığımız daha önce orada Öğretmen olarak görev yapmış olan  M.BEKTAŞ’a.. zaten gezdiğimiz bildiğimiz İlküvez hakkında geniş bilgi aldığımız Bilal ÇUBUK Beye velhasıl hepsine teşekkür ederiz. 

Ancak Tepealan hakkında bilgi toplarken bir türlü ulaşamadığımız Korgan Belediyesi santral yâda sekreterliğine üzüntülerimiz bildiriyoruz. Gölköy Belediyesine ise birçok kişiye bağlandığımız halde bilgi sahibi olamamalarına rağmen yardımcı olmaya çalışmaları sevindiriciydi. 

Bir kez daha belirtelim ki ne Ordu İline yâda İlçelere ayrımcı ve genel olarak il halkına karşı yanlı bir tavrımız ve bakış açımız yoktur. Olabildiğince objektif ve vicdanlı olmaya çalışarak meselelere yaklaşmaya çözüm üretmeye çalıştık. Yanlışlarımız, bilgi eksiklerimiz ve unuttuklarımız olabilir. Eleştiriye de açığız. Varsa bu durumumuz bilgi sahibi olup yorumlarda belirterek düzeltme yapanlara müteşekkir oluruz. 

Ciddi yekûn tutan araştırma yazımızı, uzun olmasına aldırmadan emeğimize de saygı duyarak okuyan, okuyuculara teşekkür etmeyi bir borç biliriz. 

Bahadır KAYIM 

 

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

1,459BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
14AboneAbone Ol

Çok Okunanlar