18 Nisan 2024 Per

İyilikte Çığır Açanlar

Yazarım M.Ali KURU'nun İYİLİKTE ÇIĞIR AÇANLAR (Kızılelma'da Eğitim) Yazısı 

İYİLİKTE ÇIĞIR AÇANLAR
KIZILELMA'DA EĞİTİM
Sahiplenme; bir şeye bağlılığı ifade eder ve bir başarı unsurudur. Sahiplenme, heyecan verir, daha fazla çalışma ve gayret etme vesilesi olur.
Bir dava sahiplenenleri varsa yürür, bir müessese(kuruluş) sahiplenenleri varsa büyür, bir belde sahiplenenleri varsa kalkınır ve bir devlet sahiplenenleri varsa yaşar. Sonuç olarak bir sorun sahiplenenleri varsa çözülür.
Çok zor bir zamanda ve çok özel şartlarda güzel ilçemizin şirin bir beldesinin eğitim problemlerini sahiplenip dile getirmek istiyorum. Anlatacağım sorunlar güzel yurdumun doğusunda, batısında, güneyinde, kuzeyinde bilinen problemler olabilir. Yüz binlerce insanın sorunları ile benzer sorunlar olabilir. Bu yüzden bu meselelerin çözümlenmesi için yapılan çözüm önerileri diğerleri içinde örnek olabilir. Birinci öncelikli iş, meselenin hiçbir ayrıntısına girmeden sahiplenilmesi şarttır. Bunun için yazacaklarım azımsanacak bir şey değildir.
Doğup büyüdüğüm ilçeme ve o beldelerde süre gelen yaşantıya ilgim uzun süredir devam etmekteydi. Son yıllarda Akkuş ilçemizde hızlı bir değişimin varlığı dikkat çekmekteydi. Bu değişim ve gelişmeler, ilçemize ve beldemize olan ilgimi bir kat daha artmasına yetti de arttı bile. 2003 ün Ağustos'unda Akkuş ilçemizde ilk defa yapılan I. Akkuş Argan Yaylası Gürgen Festivali ve Kurultayına katılınca bazı olayları yerinde öğrenme fırsatı buldum. İlçemden çok uzaklarda bulunduğum halde ilçe halkının önemli sorunları olduğunu biliyordum, fakat bu kadar ağır ve insan yaşamını zorlaştırabileceğine ihtimal vermemiştim. Bir gün insanlar niçin, bu güzel ilçeden göçerler ki diye düşünmeden kendimi alamadım . Bana bir yakınım anlatmıştı: " Evlat! Bu yöreler doğduğum yer; fakat doyduğum yer de Ankara'dır." demişti. O zaman, insanların bütün sevdiklerini geride bırakarak göç etmelerinin sebeplerini daha iyi anlamaya başlamıştım.
Bir eğitimci olarak ilçenin eğitimle ilgili çok ağır problemlerini yerinde görüp öğrenince şoke oldum. Hemen bir şeyler yapılması gerektiğini, bu soruna gücüm yettiğince, bilgim dahilinde çözüm üretmeye gayret edeceğimi, ilçenin ileri gelenlerine anlattım.
Bu görüşme sanki bir sözleşme gibi oldu. İlk faaliyetime de Akkuş Kurultayında ilçenin çözülmesi gereken problemlerini tespit ve sahiplenmekle başlamış oldum. Problemlerin varlığını bilmek, onları çözmek için ilk ve temel şarttır. Eğer siz, her türlü sorun olduğu halde yok sayarsanız, onu sahiplenmezseniz sorunun çözümünü de yapamazsınız. Eğitimle ilgili problemler herkesin malumu olan şeylerdi: taşımalı eğitim, binaların yıpranmış ve dökük hali, personel yetersizliği, coğrafi ve iklim şartları, velilerin ilgisizliği vs.
Yazımın girişinde belirttiğim gibi sorunların çözümü için sorunların sahiplerinin olması gerekir.
Şirin beldemizin dertlerini ve problemlerini bilen, sahiplenen çözme azmi ve gayreti içinde bulunan bir Kaymakamı var. Akkuşumuz için sorunların varlığını bilen ve sahiplenen bir kaymakamın , belediye başkanımızın, daire müdürlerinin ve diğer personelin varlığı bizleri ilerisi için ümitlendirmektedir.
Sevgili Kızılelma Belediye Başkanı İsa DEMİRCİ de Türkiye'de bazı şeylerin değiştiğinin en iyi örneğini Kızılelma’ya bir ilköğretim okulu kazandırarak göstermiş oldu. Kızılelmalının gelecek beş yıl, on yıl sonraki kuşakları eğitimsiz ve cahil olmayacaklar. Gurbet ellerde garip ve bitmiş bir hayat yaşamayacaklar.Dedelerinin ve babalarının çektikleri eziyet ve sıkıntıları çekmeyecekler.
İnsan eğitimine yapılan bütün bu yatırımların sonuçları uzun bir zaman sonra meyvesini verecektir. Çünkü insana yapılan yatırım geleceğe yapılan en büyük yatırımdır.Bir Çin ata sözünde şöyle denir: “Bir yıl sonrasını düşünüyorsan buğday ek, on yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik. Yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir.” Bu mesaj halk tarafından çoktan alınmış. Kasaba halkının başkanı sahiplenmesi, halkın ona olan ilgi ve alakası, kasabanın her yerinde ondan bahsetmesi, bu mesajın yerini bulduğunun ispatıdır. Yaptığım araştırmaya göre Belediye Başkanı sn. İsa DEMİRCİ Kasabanın sorunlarının çözümünde bir şanstır.
Yine tespitlerime göre Kızılelma'nın problemi elbette sadece eğitimden ibaret değildir. Bir sıralama yapacak olursak; yol, su, iletişim, enerji yetersizliği, sağlık, göç ve eğitim ilk sıraları alır.
İlk olarak eğitimden başlamak isabetli olacaktır. Aslında eğitim sorunu sadece benim kasabamın sorunu değil. Güzel ülkemin de birinci öncelikli sorunu olarak önümüzde duruyor. Hal böyle iken, ben özelde Kızılelma'nın eğitim sorununu, genelde ise ülkemin eğitim sorununu dile getireceğim.
Devletin asli görevleri arasında fertlerin eğitim ve öğretim ihtiyaçlarını karşılamak birinci öncelikli görevidir. Anayasamız vatandaşın eğitim hakkını teminat altına alınmıştır. Devlet, eğitim öğretim hizmetlerini vatandaşlarına; nitelikli eğitilmiş personel temini, donanımlı binalar, araç gereç tedarik ederek götürür. T.C. Anayasasına göre vatandaşların temel eğitimi parasız ve zorunludur. Bunun için 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitime geçilmiştir. 8 yıllık zorunlu ilköğretim uygulama sonucu olarak bazı problemler de su yüzüne çıkmıştır. Zaten yetersiz olan personel, bina, araç gereç, 8 yıllık zorunlu eğitime geçişle beraber daha da çıkmaza sürüklenmiştir. Son yıllarda bir toparlanma yaşansa da hızlı artan bir ülke nüfusu karşısında yapılan bütün tedbirler pansuman tedbir olarak kalmaktadır. Kalıcı çözümler için daha zamana ve nitelikli yetişmiş personele ihtiyaç vardır. Değişime önayak olacak eğitimciler ve yöneticilerle problemler aşılabilecektir. Değişime direnen ve her yeniliğe karşı çıkan zihniyet değişmedikçe eğitim sorunları katlanarak artmaya devam edecektir.
Bu süreçte Kızılelma'da (1-8) yıllık ilköğretime geçilmemiş ve 1998 yılından 2005 yılına kadar ilköğretimin II. Kademesi Çayıralan Yazıkıyı İlköğretim okuluna taşınmıştır. Bu durum bölgenin iklim ve hava şartları dikkate alındığında oldukça zor geçen bir eğitim öğretim yapılacağının açık bir göstergesiydi. Ulaşım elverişli olmadığından zaman israfına ve yeterli beslenme yapılamadığından da başarısız bir sezon geçirilmesine sebep oluyordu. Kızılelma beldesine acilen 8 yıllık ilköğretim okulu yapılması gerekmekteydi. Aksi takdirde öğrencilerimizin Akkuş YİBO’ na nakil yapılabilirdi. Yatılı okumak cazip gibi görünse bile beldenin gelişmesi açısından istenmeyen bir durum olarak karşımıza çıkıyordu. Kızılelma’da yeni derslikler yapılmadan önce 2003 – 2004 öğretim yılında açılan (1-5) yıllık ilköğretim derslik ile birlikte faaliyet gösteren beş tane derslik vardı. Acilen bu meselenin çözülmesi gerekmekteydi. Bu derslik sorunu nasıl çözülecekti? Elbette yeni bir bina ve derslik yapılarak. Kolay bir iş değildi. Türkiye’de bir ilk yaşanmalıydı. Zamanın darlığı buna müsait değildi. Azimli ve kararlı bir ekip bu işin üstesinden gelmeyi başardı. Türkiye’de bir ilki başarmanın haklı gururunu yaşadık. Nisan 2005 de inşaatına başlanan okulumuz derslikleri 18 Eylül 2005 tarihinde eğitim öğretime açıldı. Bu kıskanılacak bir başarıdır. Nitekim öyle olmuştur. İlkler biraz sancılı doğar fakat devamı güzel olur.
Şimdi bu yeni binamızda tam 231 gencecik fidanımız gelecekleri için ümitlerini yeşertmekteler. 20 kişilik öğretim kadrosu ile geleceğe ışık tutmaya devam edecekler. Öğrencilerimizin başarılarının gerçek ve gizli mimarları olan öğretmenlerimizi bu kadirşinas gayretlerinden dolayı kutlarım. Onlar şunu çok iyi bilmeliler ki, insana yapılan yatırım ve emekler asla boşa gitmez. En zor ve sıkıntılı bir anda karşınıza çıkar ve sizden övgüyle bahseder. İşte en değerli ödülünüzü almışsınız demektir. Öğrencinizin toplum içinde iyi bir statüde olması ve bir kariyer sahibi olması sizi fazlasıyla mutlu etmeye yetecektir. Bu ödül öğretmenlerden başka hiçbir meslek gurubu için söz konusu olamaz.
Kızılelma bizimdir ve değerlidir. Her türlü kalkınması, gelişmesi ve ilerlemesi için yapılacak en küçük ve en büyük faaliyetlerin paylaşılması gerekir. Bunu yapmak bütün Kızılelmalılara düşüyor. Gurbetteki Kızılelmalılar kasaba dışından da bu beldenin sorunlarının çözümüne bir katkıda bulunabilirler. Asıl olan mevcut problemlerin varlığının benimsenmesi ve çözümü için bir şeyler yapmaya karar verilmesidir. Kızılelma Nüfusuna kayıtlı olanlar, nerde olursa olsun bütün Kızılelmalıları kucaklayacak ve onlara değer verecek, faaliyetlerini kasabada yaşayan halkımızın da istifadesine sunacaktır.Birlik beraberliğin en sarsılmaz örneğini böylece sergilemiş olacaktır.
İki binli yıllarda hala sorunların sahiplenip çözüm yerine mazeret üretiliyorsa, işin başındayız demektir.
Bir işe ne zaman başlarsam başarılı olurum diye soran bir kimseye; tek önemli vakit vardır, içinde bulunduğunuz an derim.Çünkü sadece o zaman elimizden bir şey gelebilir. Bir sorunu çözmek için en iyi bilen kişi kimdir diye soran kimseye; yanındaki kişidir derim. Bir işte başarılı olmak için en önemli iş nedir diye soran kimseye, insanlara yaptığın faydalı ve yararlı işlerdir derim. Çünkü insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek nedeni budur.
Selam ve Sevgi ile…
19.11.2007 Mehmet Ali KURU
Eğitimci – Yazar
m.alikuru19@gmail.com

 

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

1,465BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
18AboneAbone Ol

Çok Okunanlar