7 Ekim 2022 Cum

Başörtünü ve Cep Telefonunu Evde Bırak, Sınava Gel

Halen, Kafaların İçi ile değil, dışı ile uğraşılmaya ve kişileri nasıl zorda bırakırız düşüncesi ile uygulamalar devam ediyor.

 

Akkuş İlçesinde, Deneme SBS sınavına katılan öğrenciler

neden bu resim, bu öğrenciler ileride

ÖSYM sınavına giremeye aday oldukları için

ileriye yatırım olması açısından bu resim tercih edildi

Analiz: Amerika Başkanı Dünyaya Haykırıyor. Başörtüsü Nedeni ile Kızların Eğitim Hakkının Elinden Alınması Kabul Edilemez Diye, Ama Türkiye’de halen kurumlar ve kişiler, Öğrencilerimizin ve Vatandaşlarımızın kafalarının içi ile meşgul olmak yerine, dışı ile giyimi-kuşamı ile uğraşmayı tercih ediyor. Bu çağda bu düşünce, sormak lazım geriye doğru düşünme konusunda sizce hangi görüş kabul edilir. Kafaların dışı ve giyim kuşam ile uğraşan düşünce mi? yoksa kafanın içi ile ve giyim kuşam yerine kişinin başarıları ve kayde değer çalışmaları ile mi uğraşmak düşüncesi, hangisi geri kafalılık acaba bilenlerin yazmasını bekliyoruz.

Sayın yetkili, Sınava girecek Öğrenciyi evinin yanındaki Okula vermiyorsun, sınav yeri olarak, 10 km 20 km uzak yerlere veriyorsun. Sonra da cep telefonunu yanına dahi almayacaksın diyorsun. Yanına alınmaması konusunun yanlış olduğunu, ancak sınav sırasında açılmaması konusunun yerinde bir karar olduğunu düşünüyoruz. Zaten her sınıfta gözlemciler yok mu? Dolayısı ile kapalı cep telefonu kaygısı nedenini de anlamış değiliz.

BAŞÖRTÜNÜ VE CEP TELEFONUN EVDE BIRAK

SONRA SINAVA GEL

Üniversiteli olma umuduyla sınava girecek birbuçuk milyona devletin tavsiyesi: İyi uyuyun, gecikmeyin, başınızı örtmeyin. Öğrenci Seçme Sınavı’na dört gün kala, ÖSYM Başkanı’nın yaptığı “Başı açık gelin” uyarısı, birbuçuk milyon adayın yarışacağı sınavın zaten “seçilmişler” arasında yapıldığını hatırlattı. Milli Eğitim, başörtülüleri dışlayan sınav yönergesini daha önce değiştirdi ama eğitimde fırsat eşitliğini önemsemeyen Eğitim-Sen, Danıştay’a başvurup yasakçı uygulamayı geri getirtti. Başörtülülerin üniversite sınavına girmesine bile tahammül edemeyen bu uygulama genç kızlara, “Hem inancında özgür olmak hem de okumak istiyorsan, Türkiye dışına git” diyor

Bir milyon 351 bin adayın gireceği Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS), 14 haziran pazar günü saat 09:30’da, Türkiye’de ve KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da gerçekleştirilecek. Bu yıl son kez yapılacak ve üç saat 15 dakika sürecek olan sınavın soru ve cevapları aynı gün saat 15:00’te ÖSYM’nin internet sayfasında; sonuçları ise temmuz ayının ortalarında açıklanacak.
Sınava sayılı günler kala adaylara yönelik açıklama yapan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, ÖSS sorularının geçen yılki ile aynı zorluk düzeyinde olduğunu belirtti. Bazı soruların zor gelmesi durumunda endişe edilmemesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Yarımağan sınava girecek adaylara şu öneri ve uyarılarda bulundu:

 Özellikle büyük şehirlerde yaşayan adaylar, sınava girecekleri binayı sınavdan önce mutlaka görmeli.

 Adaylar, sınavdan önceki birkaç günü dinlenerek, televizyon seyrederek, açık alanlarda gezerek geçirmeli.

 Sınav günü adaylar en geç 08:30’da sınava girecekleri yerlerde olmalı.

 Bina içine kesinlikle cep telefonuyla girilmemeli.

 Sınava “başı açık şekilde” gelinmeli.

 Sınav başladıktan sonra çevreden soyutlanarak ve heyecanlanmadan sorular cevaplandırılmalı.

 Kopya olaylarına karşı duyarlı olunmalı.

Geçen yıllarda olduğu gibi görme engelli adayların her birinin ayrı salonlarda, işitme ve fiziksel engelli adayların ise bir arada sınava gireceğini belirten Prof. Dr. Yarımağan, görme engelli adaylara iki görevlinin yardımcı olacağını ve yarım saat ek süre tanınacağını hatırlattı. Yarımağan, adayların sınav kitapçığında her biri 30’ar sorudan oluşan sekiz testin tamamını cevaplandırmak zorunda olmadıklarını dile getirerek şöyle konuştu: “Meslek yüksekokulları ve bazı lisans programları ile Açıköğretim Fakültesi’ne gitmek isteyenlerin sınavın birinci aşamasında bulunan 120 soruyu yanıtlamaları yeterli. Lisans programlarına yerleşmek isteyen adayların bu 120 soruya ek olarak 60 soru daha yanıtlamaları gerekli. Ön lisans programlarına yerleşebilmek için asgari 145, lisans programlarına girebilmek için de 165 puan alınmalı.”

Türban Danıştay’dan dönmüştü
Milli Eğitim Bakanlığı’nın başörtülü öğrencilerin sınavlara girebilmesinin önünü açan değişiklik daha önce Danıştay’dan Eğitim-Sen’in başvurusuyla dönmüştü. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Merkezi Sistem Sınav Yönergesi’nin 11. maddesinin “Tüm sınav görevlilerinin, yürürlükteki mevzuata uygun kılık ve kıyafet ile görevlerine gelmelerini, örgün ilk ve orta öğretim kurumlarında öğrenim gören adayların merkezi sistem sınavlarına başı açık, temiz, düzenli ve aşırılığa kaçmayan bir kıyafetle girmelerini sağlamak” şeklinde yer alan (i) bendinden “başı açık” ibaresini çıkartma girişimi, Danıştay’da açılan davalarla engellenmişti. Danıştay iptal kararının gerekçesinde söz konusu değişiklikle “başı açık’’ ibaresinin çıkarılarak, yürürlükteki diğer mevzuat hükümlerine ve yargı kararlarınca da sabit olan kılık kıyafet koşullarına ilişkin düzenlemelerin göz ardı edildiğini belirtti. Danıştay 8. Dairesi’nde alınan karara bakanlık itiraz etmiş, ancak Danıştay bakanlığın bu itirazını da reddetmişti. Haber: Taraf Gazetesi

 

Related Articles

3 YORUMLAR

  1. Orhan Bey öncelikle yazınız için teşekkür ederiz.Yasaklar ülkesi … Bazı şeyleri kabullendikçe, eyvallah dedikçe 2 katı fazlasını yapmamız isteniyor. Yıllardır çözülemeyen bir sorunla karşı karşıya kalan biz genç bayanlar tamam dedik, pes etmedik ama bazı yerlerde başörtümüzü açmaya tamam dedik. Sınava girerken de açacağız dedik, şimdi de telefon getirme deniliyor.Ne gariptir… Nerede, hangi zamanda yaşıyoruz! 17-18 yaşında hayatla henüz yüzleşmemiş , evlerinden kilometrelerce uzakta sınava giren binlerce genç. Bak evladım sen çok büyüdün artık, telefona falan ihtiyacın yok, biz seni merak etmeyiz deniliyor. Biraz düşünelim…

  2. Başörtüsü meselesi artık tarafların bir inadı haline gelmiştir ve olan yine her zamanki gibi sokaktaki vatandaşa olmaktadır.Durumu iyi olanlar çocuklarını yurtdışındaki kolejlerde okuturken,sade halk üyelerinin kızları ya mecburen başlarını açmakta,ya peruk kullanmakta ya da eğitim haklarından olmaktadırlar.Seçim zamanı başörtüsü dağıtarak milletin oyunu alacağını alan uyanıklar ise seçimden sonra soluğu anayasa mahkemesinin kapısının önünde almaktalar.Peki ama neden,hukuk için mi?Yargı,hukuğun yani yasaların işleyip işlemediğini denetleyen organdır.Yasaları kim belirler?Tabi ki halkın seçtiği kişiler,yani meclis.Halbuki bu ülkede böyle değildir,çark milletin dediğinin tersi yönde dönmektedir.

    Cep telefonu meselesine gelince,sınıftaki gözetmen telefonu alsın,çıkarken öğrenciye geri versin,ya da karışmasın diye kapalı bir şekilde sıraların üstüne koysun,telefonuna dokunmaya kalkan öğrencinin kağıdığını alsın.Ne diye insanları mağdur ediyorsunuz?Kafa ayni kafa.Özgüveni bulunmayan ve ters giden birşeyler olmasından korkan devlet,halkın aleyhine karar alır,olur biter.İleride kapkaçı önlemek amacıyla çanta taşınması yasaklanırsa şaşırmam.Selamlar/Saygılar..

  3. siz diyorsunuz ki telefonlarını sınav salonuna kadar hatta sınıfa kadar getirsinler farkındamısınız bilmiyorum ama teknoloji ileri derecede gelişti ve s,iz bu teknolojik çağda telefonu sınava getirelim diyorsunuz bence yanlış bir düşünce nedeni ise cep telefonunu bir bilgi kaynağına dönüştürmüş insanlar bunu sınava getirdiği zaman ve o bilgiden yararlandığı zaman bu diğer insanlara haksızlık değil mi ve o telefonu kapatacaı ne malum sadece 2 gözetmen oluyor bunlarda devamlı olarak öğrencileri izlediği zaman bu seferde öğrenci rahatsızlık duyacak şimdi sizin dedikleriniz gerçekten doğrumu ?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

1,465BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
15AboneAbone Ol

Çok Okunanlar