6 Ekim 2022 Per

AKKUŞ’TA NASIL BİR YATIRIM–3

içinde en az 200 kişinin çalışacağı, Akkuş’ta işsizliğin tümüyle ortadan kalkacağı, aldığı iyi maaşla işçinin esnafı ihya edeceği hatta yeni dükkân ve mağazaların da açılmasını gerektireceği kısaca eski kereste fabrikasının en iyi günlerinin tekrar yaşanacağı bir durum olacaktır.

 

 

                            AKKUŞ’TA   NASIL  BİR   YATIRIM–3
 
 
       Tifi-Bir Tifimiz var, hakkıyla değerlendirilebilmiş değiliz. Burada bir mikro-Niksar iklimi vardır ve her yatırıma müsaittir.Burada ilk yazımızda bahsettiğimiz üzere bir dinlenme-akaryakıt-restoran-motel içeren kompleks bir tesis pekala uygundur, en azından bunlardan ikisi.İçinde yavru da üretilen özellikle Tifi’nin güzelim Karabalık denilen, zannediyorum Kara sazan cinsi balığında yavru üretiminin yapıldığı ve içinde çocuk parkı, birkaç seyirlik geyik-tavşan falan olan, mümkünse içkisiz yada içki yeri geriye doğru ayrılmış bir balık ve et restoranı, bundan başka buraya fevkalade güzel yakışacak ve her mevsim kullanılabilecek kamuya ait bir kamp ve dinlenme tesisi de yapılabilir.(Güreşçi eğitim-kamp tesisi, diğer spor branşları, izci tesisi, hizmetiçi eğitim tesisi, yaz kampı tesisi gibi..)
 
        Mobilya iskelet atölyesi-Ormanlarımız var birçok yatırıma hem müsaittir, hem de çok yatırıma hammadde teşkil edebilir. Mesela mobilya mı diyeceksiniz, evet fakat başka şeyler de var. Mobilya demişken yıllarca Akkuş’ta konuşulmuştur, özellikle kereste fabrikası çalışırken niçin bir mobilya fabrikası veya atölyesi kurulmamıştır? Bir defa bu işi yapacak olan özel sektördür, özel sektörü biz bırakın Akkuş’a Ordu’ya yatırım yapmaya yatırıma razı edemiyoruz. Akkuşumuzun yol şartları değişmedikçe bu tür yatırımcıyı buraya getirmezsiniz. Vasıf isteyen, kalifiye eleman isteyen bir iştir. Diğer taraftan mobilya için ormandan kaynak sağlayacak olan kereste fabrikasının uygun ölçüde ve cinste kereste sağlaması gerekir, çalışması gerekir. Ancak yine de diyorum ki bir yatırımcı hemşerimiz yahut başka bir şahıs çıkar, öyle fabrika falan değil de bir atölye açar, mesela mobilya iskeletini pekâlâ üretebilir yâ da işe böyle başlayabilir, devamında ufaktan mobilya üretimi de yapabilir. Ancak iskelet için mobilya fabrikalarıyla önceden anlaşmak şarttır. Fakat ben kereste fabrikasının devamlı çalışması koşuluyla Akkuş’ta bir mobilya iskelet atölyesinin pekâlâ işleyeceğini yine önceden pazar şartları ayarlanmak şartıyla oldukça mümkün görüyorum. Teşvikten yaralanılabilir, orta seviyede bir finans sahibi bu işi başarabilir. Hatta bu şartlarda iyi bir getirisi olabilir.
 
      Keser-balta-bıçak-kürek sapı atölyesi- Benim bir başka önerim ilginç bir şey olacak: Ülkemizde ihtiyaç duyulan bir madde, keser-bıçak-hızar-balta-kürek sapı üreten bir atölye!…evet yanlış okumadınız, demir aksamlı ev ve iş aletlerine sap üretme atölyesi! Ülkemizde hayli ihtiyaç var. Bursa, Sürmene, Denizli, Yatağan, Hatay bıçağıyla ünlü yerler, buralar aynı zamanda balta, keser, satır, girebi, kürek falanda üretiyor ancak bunlara sap üreten çok yer yok, Pazar imkânı iyi. Cesaretli bir Akkuşlu yâda başka yerden bir yatırımcı bekliyor. İşi bilen üç-dört usta getirilecek, beş-on tezgâh alınacak, teşvikten yararlanmak için başvuracak, bir atölye yeri bulunacak ki 300–400 metrekare bir alan gayet yeterlidir ve 10 vasıfsız genci işe alıp, bir yandan ustalar işi öğretecek, bir yandan üretim gerçekleşecek! Aynen bu işi yapan bir atölye tipi bir tesis Samsun’da var, 15 civarında eleman çalıştırıyor. Pazar payı mevcut, yatırım için orta seviyede bir finansa ihtiyaç var, getirisi için tabiî ki ülkedeki bıçak-keser-kürek üreticisi kişi yâda fabrikalarla anlaşmak, onlara birer numune göstermek şarttır. Kalın, dayanıklı ve güçlü gürgen ağaçlarımızdan fevkalede güzel sap üretileceğini düşünüyorum. Bu andığım iki yatırım ormanlarımızın değerlendirilmesini sağlayacaktır, az da olsa istihdam sağlayacaktır. Ancak bu iki yatırım özellikle ikincisini önceki başkan Lütfi Bey’in fikirlerinden esinlendim, hatta ikincisi onun fikridir diyebilirim ama o da bu yatırıma kimseyi razı edememişti.
 
     Mandıra-İlkyazımda Akkuş’ta köylerden süt toplamak suretiyle sütçülüğün olamayacağını(köylerin birbirine uzak olması, kış ve yol şartları-maliyet, süt yetersizliği v.s.) belirtmiştim. Ancak mandıracılık konusunda böyle düşünmüyorum, Erol Savaş’ın bu konuda fikrine-projesine  katılıyorum. Yani Akkuşumuzun birkaç yerinde mandıra şeklinde sütçülük pekâlâ yapılabilir. Mesela Akkuş merkezde Cüceyüzü fevkalade uygun bir yerdir, Dağyazı uygunur, Çamalan hele Tifi mandıra için çok müsait bir yerdir. Yatırımcı çıksa önce teşvik için başvursa sonra 30 dönüm bir yer alabilse (ilgili yetkililerimiz yardımcı olsa) burada bir kapalı büyük ahır, içinde modern süt sağım-yem makineleriyle birlikte kurulsa, 10–15 dönüm bir mera sahası tesis çevrilse, sonra içinde süt-yoğurt-ayran-tereyağı-peynir yapım tesisi de eklense böyle bir kompleks tesis Akkuşumuzu uçurabilir. Yalnız bu orta-büyük çapta bir tesis olacaktır, güçlü bir finansmana ihtiyaç vardır. Ancak iyi bir araştırma-pazar arayışı-reklâm ve iş bağlantılarıyla işin getirisinin iyi olacağını, hatta ileriye doğru Ünye limanından dış bağlantılar yapılıp ihraç yapılabileceğini düşünüyorum. Daha önce çevremizde bu tür tesisler olduğundan pazar payı az olur düşüncemi geri alıyorum, şartlar yerine getirilirse, iyi malın her zaman alıcısı olacaktır. Zira krizden her zaman en az etkilenen sektör gıdadır, insanlar araba almadan, çamaşır makinesi hatta elbise almadan durabilir ancak yemeden-içmeden duramaz. Akkuşumuzun temiz doğası ve havası, yemyeşil çayırları mandıracılığa fevkalade müsaittir, süt verimini de yükseltebilir.
 
      Sucuk üretimi-Daha önce kurulan ancak bir türlü gerçekleşmeyen sucuk-salam yatırımı düşüncesi ne kadar reel olur bir şey diyemiyorum ama günümüzde ticarette bir söz var: İyi mal-iyi para. Eğer siz Akkuşumuzun çayır hayvanlarının doğal etlerinden güzel bir ayarlama ile kaliteli sucuk v.b yaparsanız, niye satmayasınız? Ancak ondan önce Akkuşta bulunan üç kasaba ve beldelerimizdeki kasaplara sesleniyorum: Ya böyle güzel etleri satarken niye bir kısmını sucuk yapmıyorsunuz? Alın bir sucuk makinesi öyle pahalı filanda değil, öğrenin tarifini, koyun baharatını uygun biçimde etle karıştırarak, temiz bağırsaklara doldurun, işte size mis gibi sucuklar! Üzerinede ‘’Akkuş sucukları’’ diye bir yazı yapıştırın, eğer güzel ve enfes bir şey olursa yazları Akkuş’a gelen gurbetçiler bunları alacak, beğenirse on kişiye anlatacak ve siz belki bazen sucuk yetiştiremeyeceksiniz! Çok mu zordur?
   
     Kaynak ve maden sularımız-Daha önce çok konuşulan su tesisi-Çamalan maden suyuna yatırım gibi düşünceleri bu konularda yeterince elimizde veri olmadığı için üzerinde durmuyorum. Yani Akkuşun su kaynakları ve Çamalan maden suyu kaynağı ne kadar rezerve sahiptir, işlenebilir mi gibi soruları karşılayacak bir çalışma maalesef yok. Ancak bu konuda şahsi fikrim sanki bu kaynaklarımız bize yeter olsa da böyle bir yatırım için yeter olmadığını düşünüyorum.
 
    Ve çimento fabrikası-Akkuş’a yapılacak en büyük ve en önemli yatırım, Akkuşun en önemli ikinci hammaddesi, zenginliği olan Çimento fabrikasıdır.( Birinci hammaddemiz-zenginliğimiz ormanlarımızdır)Ancak hep söylenen Çimento fabrikası Akkuş’a olacaktı da Ünye’ye yapıldı söylemini doğru bulmuyorum, zira zamanında Çimento fabrikası doğru yere yapılmıştır. Düşününüz ki o yıllarda Akkuş yolu stabilize ve 4 saatte alınıyor, aynı toprak Ünye’de de var, liman Ünye’de, yol ve ulaşım orada siz gelip, Akkuşa fabrika kuracaksınız. Bu akla-realiteye-ticari gerçeğe ters! Ancak bugün şartlar değişti, inşaat her ne kadar durgunlaşsa da çok önem kazandı, çimentonun önemi arttı, çimentoya talep arttı, piyasası var, olmadı yurtdışında ciddi alıcı var, ihraç şansı yüksek. Ve elimizde ciddi bir çimento rezervi var. (Gedikli köyü) Şu an bu köyden çimento toprağımız Ünye çimento fabrikasına gönderiliyor, zannediyorum belli bir süre kullanma anlaşması var. Şu an kamyoncularımız bu taşımadan fayda temin ediyorlar. Fakat bu topraktan esas faydalanmak üretimi burada yapabilmektir. Elbette bu anlaşmanın biteceği bir tarih var. Ancak işte bu yatırım büyük yatırımdır ve büyük finansa ihtiyaç var. Düşünüyorum, Akkuşumuzun içte ve dışta varlıklı insanlarımızın içinde bunu finanse edecek çapta bir kişiyi göremiyorum. Ancak bir ortaklık olursa içine katılabilirler. İşte Akkuş’un böyle bir rezerve sahip olduğunu iş dünyasına anlatmak-gerekirse teşvik sağlamak lazımdır, bu durumu Samsun’da yeni kurulan bölge kalkınma ajansına bildirmek bir yaklaşım olabilir. İlgili ve bu işe eğilmek isteyen yetkililerimizin Türkiye Çimento Mühtassilleri Derneğ ile de bir irtibata geçmesi yerinde olur. Yabancı bir yatırımcı da olabilir.
 
     Bu fikri aslında yine eski başkan Lütfi Bey düşünmüş hatta bildiğimize göre böyle bir yatırım için zengin körfez Araplarından yatırımcı aramak istemiş, Kuveyt’e falan gitmeyi düşünmüştü. Olmadı ama bu yine olmayacak anlamı taşımaz. Eğer böyle bir yatırımcı için yetkililerimiz gönül birliği eder ve bir gün bulursalar, bu Akkuş’a yapılacak en büyük yatırım olacaktır. Böyle bir fabrika nereye kurulabilir, hemen belirteyim kesinlikle Akkuş ve Akkuş’a 5-10 km. yakın mesafeye kurulmamalıdır. Zira bizim en önemli zenginliğimiz olan ormanlarımızı fabrika artığı çimento tozu mahvedecektir. Onun için en iyi yatırım mekânı Tifi’dir. Gedikli köyünden, Argan Dağı’nın güney cephesinden Tifi’ye doğru inilebilir, daha yakındır, zaten zannediyorum stablize yol vardır, genişletilir, asfalt yapılır. Zira Tifi arazi olarak müsaittir, gürgen ormanlarının esas kesiminin bittiği,uzaklaştığı noktadadır, arazi nispeten fundalık olduğundan bitki varlığına çok zarar vermez. Sonra ihracat düşünülmeyecekse uzun ve zorlu 60 kmlik Ünye hattı yerine, 25-30 km.lik yakın ve daha kolay Niksar noktası üzerinden anayola bağlanıp, Türkiye piyasasına sunulabilir. Ayrıca Akkuş’a 10-15 km. mesafede olacağından, zaten bu durumda işçinin çoğunun karşılanacağı Akkuş merkeze de yakın olacak, servisle gidip gelinecektir. Tabiî ki böyle bir yatırım demek, içinde en az 200 kişinin çalışacağı, Akkuş’ta işsizliğin tümüyle ortadan kalkacağı, aldığı iyi maaşla işçinin esnafı ihya edeceği hatta yeni dükkân ve mağazaların da açılmasını gerektireceği kısaca eski kereste fabrikasının en iyi günlerinin tekrar yaşanacağı bir durum olacaktır.
 
Bahadır KAYIM
Akkuş İnternet Sitesi Köşe Yazarı
 

Related Articles

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

1,465BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
15AboneAbone Ol

Çok Okunanlar