30 Temmuz 2021 Cum

Akkuş Dernekler Federasyonu Başkanı Mehmet GÜMÜŞ’ün Akkuş’un Kuruluş Günü Köşe Yazısı ve Mesajı

Akkuş Dernekler Federasyonu

Başkanı Mehmet GÜMÜŞ’ün

Akkuş’un Kuruluş Günü

Köşe Yazısı ve Mesajı

1954’DEN 2021’E UMUDA YOLCULUK DEVAM EDİYOR

AKKUŞ’UN İLÇE OLUŞUNUN 67. YILI KUTLU OLSUN

Yazıma başlamadan önce Akkuş ile ilgili tarihe yolculuk yapmanın doğru olduğunu düşündüm. Bu vesile ile Akkuş’un kuruluş yıldönümü 67. Yılı tüm Akkuşumuza ve Akkuş’umuzun dünden bugüne yaşayan değerli halkına hayırlı olmasını diler, daha güzel, daha yaşanabilir, ekonomisi güçlü, yaşam refahının daha yüksek olduğu bir Akkuş hayalimizin ve mücadelemizin her daim devam edeceğini tüm kamuoyunun bilmesini isterim. Akkuşa sevdalı olan kalbinde Akkuş sevgisi olan tüm halkımızı da Akkuşa vefa borcunun olduğunu hizmet etmesi gerektiğini dile getirmek isterim.

Akkuşlu olup gurbette yaşayan gerek iş insanı, kamu personeli, bürokrat, hakim, savcı, avukat, düşünür, eğitim görevlileri ve eğitim gören gençlerimizi öğrencilerimizi akkuş için mücadeleye davet ederim.

AkkuşOrdu ilinin bir ilçesidir. Yüzölçümü 636 km²’dir. Kuzeyinde Ünye ve Samsun, güneyinde Niksar ve Tokat ile çevrili bir alanda yer almaktadır.

İlçenin eski adı karakuş’tur. 1954’te Akkuş olarak değiştirilmiştir. Resmi kayıtlarda 1950’de Karakuş, 1955’te Akkuş olarak geçer. Bu sırada idari merkezin adı ise, Çal dere’ydi.

Akkuş topraklarının tarihi MÖ yıllara kadar uzanmaktadır. Bölge ve çevresi MÖ 1200-700 yılları arasında Frigler, daha sonra Kimmerler, Lidyalılar, M.Ö 585’te Pers Krallığı ile Mö 291’de kurulan Pontus Krallığının, daha sonraki dönemlerde de Roma İmparatorluğu’nun hakimiyetine girmiştir. Malazgirt (1071) zaferiyle birlikte, Selçuklu sultanı Melikşah’ın emirlerinden Danişmend tarafından Anadolu’da kurulan ilk Türk devletlerinden biri olan Danişmendliler’in idaresine girmiştir. Daha sonra Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan tarafından Selçuklu topraklarına dahil edilmiştir.

Akkuş topraklarında çağlar içinde Tibaren ve Khalip kavimlerinin yaşadığı, sonraki dönemlerde Pontus Krallığı‘nın egemen olduğu bilinmektedir. Danişmendliler ve Hacıemiroğlu Beyliği’nin yönetiminde de kalan Akkuş, 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı egemenliğine alınmıştır.

Akkuş (o zamanki ismiyle Karakuş) 1864 yılına kadar evvela Sivas Vilayetine bağlı Niksar’ın nahiyesi, daha sonra doğrudan Sivas’a bağlı kaza yapılmıştır. Bu devire ait bazı köylerin nüfus defterleri mevcuttur. 1864 yılında Canik Sancağına bağlı Ünye’nin sancak yapılmasıyla Akkuş Ünye’ye bağlanmış ve 1954 yılına kadar Ünye’ye bağlı bir nahiye olarak kalmıştır (Ünye 1867’de tekrar kaza yapılarak Canik’e bağlanmıştır). Karakuş nahiyesinin ilk merkezi ilçeye bağlı Akpınar kasabası, 1884 yılından sonra Çal dere köyü olmuştur (bugünkü kaza merkezi)

1867’de kurulmuş olan Trabzon vilayetinin 1869 tarihli ilk salnamesine göre Karakuş nahiyesinin sadece erkek nüfusu tespit edilmişti. Buna göre Karakuş nahiyesinin erkek nüfusu 3.509. Bu tarihte sadece yetişkin erkek nüfusunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda toplam nüfusun bunun dört katı olması gerekir. Buradan hareketle Karakuş nahiyesinin tahmini nüfusunun 7.018 kişi olduğu söylenebilir.

Ordu kazası 1920’de Trabzon sancağından ayrılıp müstakil bir sancak yapılınca, Ünye ve beraberinde Akkuş da Ordu’ya bağlandı. Geçmiş tarih böyle iken, günümüz şartları ise şöyledir.

Geçmişte atalarımız Akkuşta yaşamalarının bedelini hayatın zorlukları ile çektiler. Özellikle eskiden köy, Ordunun büyükşehir olmasından dolayı mahallerimizde yaşayan büyüklerimiz buralarda yaşamanın engebeli bir hayat olduğunu her daim hissettiler. Gerek ilçe merkezi olsun gerek komşu illerimizin ilçemize sınır olan ilçelerine olsun ya at sırtında, ya eşek sırtında yada heybeleri omuzlarında kilometrelerce yolu yürüyerek evlerine yağ, şeker un alabilmek için yıllarca bu zor şartlarda hayatlarını idame ettirdiler. Teknolojinin ilerlemesi ile imkan sahibi olanlar ulaşım aracı ve tarım aracı olarak traktör alıp hem işlerini hemde haftada bir olmak üzere ilçe merkezlerine tarlasında yaptığı mahsulü satmak ve evinin ihtiyaçlarını almak için gidip geldiler. O günlerde traktörün gidebileceği yollar yoktu. Bütün köy halkı kendi imkanları ile yaptığı toprak yollardan ilçe merkezlerine ulaşımı sağladı. Her köyde traktör yoktu, birbirine yakın olan köyler yakın civarda traktörü olanlardan yardımlaşarak o günkü zorlukları bu şekilde yaşadılar.

Bu zorluklar içinde yaşarken tek hayalleri, Akkuşun bir ilçe olması imkanların, hizmetlerin daha çok olması zorlukların kolay duruma dönmesi idi.  Evet sonunda ilçe olduk birçok zorluklar ilçe olmamız ile birlikte biraz daha kolaylaştı. 1956 dan bugüne kadar ilçemiz ciddi anlamda hizmet almış ve köylerde yaşayan halkımızın imkanları biraz daha iyileşmişti. Ne yazık ki Akkuşun gelişen yeşeren hali 90 lı yıllardan sonra göç vermesi ile başka baharlara umutlara kaldı. İlçemizin göç vermesinin sebeplerinin en başında ekonomik sıkıntılar ve ilçemizin hizmet alma noktasında geri planda tutulmasından kaynaklıydı. İlçemizde var olan kereste fabrikasının kapanması da göç verme sebeplerinden bir tanesidir. Ulaşım, sağlık, eğitim, yol, su, elektrik, sanayinin olmayışı ilçe yaşayanlarını hızlı bir şekilde göç etmeye zorlamış halkımız ilçeyi terk ederek akkuş özlemi sevdası ile yaşamışlardır.

İlçemizin durumu ilçe sanatçılarımız başta olmak üzere tüm halkımız olarak türkülerimize yansımıştır. Türkülerimizin hepsi geçmişle yaşanmış hayat hikayeleri ile doludur. Türkülerimiz acı, keder ve hüzün ile ağlak bir tema içerir. Duygu yüklü türkülerimiz dinleyenlerin akkuş hasreti çeken sıla hasreti çeken özlem dolu hayatlar olduğunu ortaya koymaktadır.

Gurbete göç etmek zorunda kalan halkımız yaşadığı yerlerde hayatlarını kurup ekonomisini iyileştirdikten sonra ilçesine köyüne gidip tatillerini iyi geçirmek için evler yapmaktadırlar. Emekli olanlarımız köyüne dönüp hasret çektiği günlerin acısını ömürlerinin sonuna kadar ilçesinde köyünde yaşayarak mutlu bir şekilde geçirmektedirler. Ama ne yazık ki ilçenin zorlu yaşam şartları hem akkuşta yaşayan halkımızı hem de gurbetten tatile gelen vatandaşlarımızı zorlamaktadır.

Akkuşun kaderinin değişmesini bekleyen Akkuşlular olarak, özellikle gurbette yaşayan halkımız öncelikli olarak büyük şehirlerde yaşayan halkının dağılmaması, birbirini unutmaması için sivil toplum oluşumlar yaparak bu birlikteliği devam ettirmektedirler. Bu birlikteliği sağlarken Akkuş ilçesinin gelişmesi için sivil toplum örgütleri bir araya gelerek Federasyon çatısını oluşturdular. Adının Akkuş Dernekler Federasyonu (AKDEF) olan birliktelik bundan sonra Akkuşun gelişmesinde, Akkuşun daha yaşanabilir şartların kolaylaştığı bir İlçe olması için çalışmalar yapmaktadırlar.

Bu vesile ile tekrar Akkuşumuzun 67. Kuruluş yıldönümünü kutlar Bütün Akkuş halkımıza hayırlı olmasını dilerim.

Mehmet GÜMÜŞ

Akkuş Dernekler Federasyonu Başkanı

Akkuş İnternet Sitesi Köşe Yazarı

 

Not: Haberin  www.akkusilcesi.com Akkuş İlçesi İnternet Sitesi Kaynak gösterilerek yayınlanmasına müsaade edilecektir.

 

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

1,452BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
14AboneAbone Ol

Çok Okunanlar