7 Ekim 2022 Cum

27 MAYIS-BENİM GÖZÜMDE MENDERES–1

Menderes Akkuş’un kurucusuydu. AKKUŞ’U AKKUŞ YAPAN ADNAN MENDERES’TİR.

 

 

 
27 MAYIS-BENİM GÖZÜMDE MENDERES–1
 
    1899’da Aydın’da doğdu. Anne ve babasını küçük yaşta kaybetti. O’nu ananesi büyüttü. İttihat ve Terakki Mektebinde tahsile başladı. İzmir Kızılçulu Amerikan Kolejinde okurken, derse giren (halen girmektedirler) misyonerlere karşı çıktı, başı derde girdi, bunun için çeşitli makamlara müracaat etti, bu makamların birinin başında Celal Bayar vardı, böylece istikbaldeki siyasi dava arkadaşı ile tanışmış oldu.
 
     Ergenekoncu Profesör Yalçın Küçüğün yazdığı ve % 70’i doğru olan ‘’Efendi–1’’ kitabındaki yanlışlardan biride Menderes’in kökeniydi. Zira Türkoğlu Türk idi, mümin bir insandı. Konya’dan Aydın’a gelmişler, büyük toprak ağası olmuşlardı. Milli Mücadele yıllarında arkadaşlarıyla ‘’Ayyıldız çetesini’’ kurdu. Söke’de Piyade Alay Yaveri olarak, bir Kuva’yı Milliyeci olarak savaştı ve harpten sonra İstiklal Madalyası aldı. Ankara Hukuk Mektebi (Fakültesi) mezunudur, yani Menderes bir hukukçudur.
 
     1930 yılında Ali Fethi Okyar tarafından kurulan Serbest Fırka’nın Aydın Teşkilatını kurdu, başkanı oldu. Fırka kapatılınca bir süre düşünüp, CHF (CHP) ‘ye geçti.. Mustafa Kemal Atatürk’ün iltifatına nail oldu. "Bugün konuştuğum genç, elbette burada bizim parti mutemetleri ile çalışamaz. Şayan-ı dikkat bir gençtir" cümlesi ile beğenisini kazandı ve 1931 yılında CHF Aydın Milletvekili seçildi, 1945 yılına kadar CHF Milletvekilliğini sürdürmüştür. 1945 yılına kadar Mecliste Komisyon röportörü görevi yapan Menderes, Rüştü Saraçoğlu hükümetinin getirdiği Toprak Kanunu tasarısına şiddetle itiraz etti, devamında Refik Koraltan ve Fuat Köprülü ile birlikte 1945’de CHF’den ihraç edildiler.
 
   1946’da aynı arkadaşları ve Celal Bayar’la birlikte Demokrat Parti’yi kurdu, 46 seçimlerinde ‘’açık oy- gizli sayım’’ sistemi kurbanı oldu, 14 Mayıs 1950 seçimlerinde gizli oy-açık sayım’la % 53,3 oyla tek başına iktidara geldi ve 10 yıl boyunca 3 seçimde de (1954 seçimlerinde % 57 ile) kazanarak, ülkeyi yönetti. Kapalı ekonomi modelini terk etti, hem büyük bir devletçi hem de büyük bir özel sektörcü yatırım faaliyeti başlattı. Ülkede hazırda duran atıl hazine, merkez bankası ve diğer kamu kaynaklarını yatırım için kullanarak, büyük bir kalkınma hamlesi başlattı. Hastaneler, Okullar, Ağır Sanayi, Fabrikalar ( Örnek: Akkuş Kereste Fabrikası-geleceğiz. ) asfalt yollar, Demiryolu, Barajlar yatırımına başlandı. Karne ile ekmek alımı, mısır yetiştiren yere buğday yasağı, buğday yetiştiren yere mısır yasağı yâda kısıtlaması gibi Osmanlı zamanında bile olmayan ilginç ve ağır yasakları kaldırdı. (çok dinledim, Ünye ve Terme taraflarında: Mısır ekmeği yemek zorundaydık, bıkmıştık, perişan olmuştuk. Atla buğday getiren arada çıkıyor, fakat jandarma yakalarsa buğdaya el koyuyor yâda döküyor, kişiye ceza veriyordu) Özel sektöre büyük teşvikler verildi, İnönü döneminin büyük zengini Koç’a mukabil (her iktidarın zengini yada zenginleri vardır) Sabancı bu dönemin zengini oldu.
    Memleket, Mehmed Niyazi’nin dediği gibi soluk benizli insanların, şiş karınlı çocukların ülkesiydi. Fırındaki ekmeğin adı ‘’Çarşı ekmeği’’dir ve halen Akkuş’ta özellikle kadınlar söyler. Zaten ona da herkes sahip olamazdı.( Karne) Beyaz ekmek memurlara aitti, sıradan vatandaş para verse alamazdı, halk esmer ekmek yemek zorundaydı. Yamasız pantolon giyen nadirdi, üstelik fakirin yaması moda olmuş, zenginler pantolonlarına ‘’süvarilik’’ denilen büyük bir yama yaptırıyorlardı. Halk Menderes döneminde kalkan yasaklar ve tarım-sanayi hamleleriyle ekonomik rahata kavuşmaya başladı.
 
    Büyük şehirlerde büyük imar çalışmaları başlatıldı. İstanbul’da Vatan, Millet, Büyükdere Caddeleri ve Edirne asfaltı (şimdiki E–5) açıldı. Bu caddeler açılırken halktan bazıları ‘’buraya tayyaremi indirilecek?’’ dedi. Ankara da ODTÜ, Trabzon’da KTÜ Üniversiteleri açıldı, böylece 1776 I.Abdülhamit Han’dan beri ilk kez teknik üniversite açılmış oldu. Ordu yıllar sonra modernleştirildi. O zaman ordu’muz da sadece iki tane zırhlı tugay vardı ve biz Trakya’daki müdafaa (savunma) hattımızı geniş Balkan sınırını Meriç’ten savunamayız-elde zırhlı araç az diye bu iki tugayın sıralandığı Çatalca’ya çekmiştik. (Ahh bu Çatalca-hatırlayınız: 1878’de Ruslar ve 1909’da Bulgarlar buraya kadar gelmişti) Irak, İran ve Pakistan ile Bağdat Paktı kuruldu. Bu sırada Cezayir, Fransa’ya karşı bağımsızlık savaşına girişmişti. Menderes döneminde el altından her gece Antalya ve İskenderun’dan küçük gemi ve teknelere yüklenen silahlar Libya’ya oradan da Cezayir’e naklediliyordu. 
 
     Önceki dönemin bütün dini-milli baskıları, Kur’an kursu yasaklarını (evet, Kur’an öğrenmek yasaktı, isteyen özellikle sahil kesiminde yaşlılardan öğrenebilir gizli Kur’an kurslarını ve jandarmanın yakaladığında Başçavuşun tavrını-hakaretlerini) DP iktidarının ilk yıllarında kaldırdı. Yıllardır hapishanelerde çürütülen Halkın büyük kıymet verdiği bazı Din büyükleri, Aydınlar ve Milliyetçi isimlere baskı ve yasaklar geçici kaldırıldı.  CHF tarafından 1924’de İmam-Hatip Mektebi, 1949’da İmam-Hatip Kursu olarak açılan kurumları, 1951’de İmam-Hatip Okulları olarak açtı. Ezan Türkçe okunuyordu, Arapça yasağını kaldırdı, hatta oy avcılığı olmasın diye bunu CHP ile birlikte yaptı. (Dikkat buyurun, Arapça mecburiyeti getirilmedi, bugün isteyen laik vatandaşlarımız, ünlülerin cenazelerinin kalktığı camilere kendi gibi düşünen imamlar bulup, ezanı Türkçe okutabilirler)
 
    Birçok yeni ilçe kuruldu, Akkuş’ta bunlardan biriydi.1954 yılı yüzyıllarca Ünye’nin bir köyü, bir nahiyesi olan Karakuş için bir müjdeydi. Azmi Sevindik liderliğinde Ankara’ya giden heyet, Menderes’le görüşme sağlamış ve Menderes’e kaza (ilçe) olma isteği iletilmiş ve Menderes ‘’Hay, hay! Karakuşu kaza yapalım, fakat kara günler geride kaldı. Bundan böyle Karakuş’un adı Akkuş olsun!’’ demiştir. Yani ilçemize ismini Adnan Menderes vermiştir. Dahasını da vermiş ve ilçemize Kereste Fabrikasını armağan ederek, en büyük bir geçim kaynağını da armağan etmiştir. Yani Menderes Akkuş’un kurucusuydu. AKKUŞ’U AKKUŞ YAPAN ADNAN MENDERES’TİR.
 
    Ve bahar fazla sürmedi..Her fani gibi Menderes’te yanlışlardan muaf değildi, her iktidar gibi DP’de hatalardan beri değildi. Ya neydi bu yanlışlar, hatalar? Gelecek yazımızda devam edeceğiz…
 
Bahadır  KAYIM

Related Articles

1 Yorum

  1. millet olarak tarih yapan fakat unutan milletiz.merhum başbakan bu ülkenin tarihinde en büyük ayıplarından birisidir.böyle bir yazıylada olsa hatırlatmanız ehemmiyetli ve isabetli olmuş.merhumun bu yönünü çogumuz bilmeyiz.araştırmanız içinde teşekkürler.simasıda mazlumdu,yaşamıda.merhumun makamı cennet olur inşaaalah.teşekkürler değerli ağabeyim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

1,465BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
15AboneAbone Ol

Çok Okunanlar