5 Aralık 2022 Pts

Mektup Yazmak

Sitemiz Köşe Yazarı Veysel ŞENSOY, Unutulan değerlerimizden mektup yazmayı bizlere tekrar hatırlatıyor

MEKTUP YAZMAK

İnternet ve cep telefonları icat edildi mektup bozuldu.

Bu saptama doğru mu acaba? Ben, biraz daha farklı bakmak istiyorum olaya.

Her ne şekilde dayatıldı veya kültürümüze girdi ise kötü bir alışkanlıkların tiryakisi olduk. Hızlı yeme, hızlı yaşama kültürü yaşamımıza egemen oluverdi. Ne yediklerimizden tad alıyoruz ne de neyi yaşadığımızı veya niye yaşadığımızı farkeder olduk.

Mektuplar yazarken cümlelere yüklediğimiz duyguların yanında sabırla gelecek mektubu beklemeyi bilir sabır alışkanlığımız gelişirdi. Oysa şimdi beklemeye tahammülü olmayan bizler, sanki dünyayı tersine döndürecek ölçüde aceleciliklerle, beklememek uğruna, günü geçiştirirken  hayatı geçiştirdiğimizin farkına varmıyoruz bile.

 oysa beklemek ne çok şey öğretir insana. Düşünmek, vakit ayırmak ve muhayyilemizde olumlu örgüler oluşturmaya zaman tanımış oluruz kendimize. Gelecek cevabı merak etmek ve bu cevaba karşı yazılacakları not etmek gibi hafıza egsersizi yapmak ne güzeldir aslında.

Zamanımızda, yaşadığımız hayatta herşeyin kaygan bir zeminde elimizden nasıl da uçup gittiğinin farkına bile varamıyoruz. Bir alışkanlıktan vaz geçmenin kendimize nelere mal olduğunu hiç düşünmeden hayatımızı sanal alemin hız tutkusuna hibe edip gidiyoruz.

Yıllardır birilerine mektup yazma isteği duyduğumda kendi kendime  yazarım.  Elbette cevap gelmeyen mektuplar olduğu için güdük bir duygu kırıntısı olarak kalmaya mahkum olur. Eğer vakit  bulabiliyorsanız mektup yazmayı denemelisiniz.  Vakti olmadığını düşünenler, bir şeyi yapmayı ya istemiyor, ya da yeteri kadar istemiyor demektir. Ben böyle düşünüyorum. Günümüzde mektup yazmak herkese vergi değildir; çünkü mektup yazana biraz kaçık gözüyle bakılmaya başlandı bile.

Aslında mektup kalıcı bir şey ve gelecekte rutubet kokuları arasında soluk yazıları okumanız sizi geçmiş anıların kucağında ninnilerle sallayacaktır.. Ya telefon?Şimdi var, birazdan yok.  Mektupla ifade edebileceğiniz duygular telefona yakışmıyor. Üstelik, telefonla konuşulanlar bir gün sonra hatırlanmaz bile. Hani bazı rüyalarımızı hatırlayamayız ya, aynen onun gibi. Telefon o anki ruh halinizin yansımasından dolayı bazen tehlike de arz eder. Kırıcı olursunuz, ses tonunuzdan muhatabınız rahatsız olur veya iyi bir dinleyici olamayabilir dostluk ilişkilerinizi zedeleme ihtimaliniz de oluşabilir.

Bir de, telefonda konuşulan sözü geri alma şansınız yok. Suya düşen kar taneleri gibi yok olurlar veya ciğere düşen köz gibi yakıp dururlar. Oysa mektuplarda sözler özenle seçilir ve gerçek değerler yerli yerine dizilir ki sonradan açıp okunsun, hatıralara tanıklık etsin diye… Ancak, bazen  acele veya iyi niyetle yazılan bir yazı da yanlış yorumlara neden olabilir. Bir cümle kurarken  birden çok anlam ifade edbileceğini ve insanların algılamak ya da anlamak istedikleri kadarını çekip alacaklarını da  unutmamak lazımdır.  Bu hatayı bu yazının yazarı da zaman-zaman yapmaktadır muhakak.

Ben arkadaşlarıma, dostlarıma telefon etmek yerine, mektup yazmaya devam edeceğim.  En azından  sanal aleme de yazmış olsam onları saklayacağım.  Kağıt kokmayacaklar belki ama o anı yakalamama yardım edebilirler. Mektup yazmak çok eğlenceli. Size de öneririm.  Tarih atmayı, gün saat yazmayı da unutmayın ama. Her ne kadar mektup internete yenilse de, biz ikisini uzlaştıralım…

Veysel Şensoy

Related Articles

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

1,465BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
15AboneAbone Ol

Çok Okunanlar