27 Kasım 2022 Paz

Bursa Ulucami

Yazarımız Veysel ŞENSOY’un Derlemesine, Sitemizden Resimlerde İlave Olunca Bir Başka Anlamlı Yazı Oldu.

Sitemiz Yapımcılarından İhsan ÇAM’ın

Bursa Ulucami ve Bursa’daki Diğer eserleri gezdiği

Dönemde, Çektiği ve Çekilen Resimler ile Yazarımızın Yazısına İlavemiz Oldu.

BURSA ULUCAMİ

Bursa Ulucami minberindeki sırlar! 

602 yıllk bir minber….Tarihi minber üzerinde güneş ve galaksi sistemleri var. İddiaya göre, gezegenlerin büyüklük oranları ve yörüngeleri gerçek oranlarla örtüşüyor….

1402 tarihinde (Hicri 804) inşa edilen Bursa’nın tarihi sembollerinden Ulu Caminin minberinin Doğu yakasında (mihraba bakan yüz) Güneş sistemi, Batı yakasında ise Galaksi Sistemi yer alırken evrenin kül olarak tasvir edildiği ileri sürüldü. 602 yıllık tarihi minberdeki şekillerin bu tespiti doğruladığı iddia ediliyor. Minberin her iki yüzünde de şaşırtıcı şekilde birer evren krokisi var. Bu sadece bir tesadüf mü, yoksa bu minberin banisi gerçekten bir astronomi hayranı mıydı?

İlginç şekillerle ilgili idiayı ortaya atan Araştırmacı Fevzi Ülgü Alsancak. 1980 yılından bu yana minber üzerinde yaptığı çalışmalarla tarihin derinliklerinde kalan gerçeklere ışık tuttuğunu söyleyen Alsancak, “Alan süsleme motiflerinde simetri yoksa mutlaka bir mesaj vardır” ilkesinden yola çıkarak,minberdeki şekiller üzerine yapılan yorumların tutarsız olduğunu söylüyor. Bilim teknoloji ve uzay bilimleri araştırma tekniklerine kafa yoran bir öğretmen olduğunu belirten Ülgü, motifleri dikkatlice incelediğinde minberin mihraba bakan yüzünde güneş sistemini keşfettiğini söylüyor.

Bursa’da yayınlanmakta olan Apameia dergisinde yer alan bilgilere göre, minberin gizem ve sırlar içerdiğini ifade eden Ülgü, “minberin taşıdığı kıymet ve değerler, açısından şu noktalara dikkat etmek gerekir. Doğu yakası Güneş Sistemi, Batı yakası ise ise Galaksi sistemleri yerleştirilmek suretiyle bir kül halinde kainat sembolize edilmektedir” iddiasında.

Mihrapta yer alan Güneş Sisteminde 9 gezegen var. Ülgü’ye göre gezegenlerin güneşe göre konumlarının ve büyüklükleri gerçek ölçülerle örtüşür oranlarda. Güneş ve gezegenler arasındaki mesafe büyük olduğu için yıldız gezegenlerden farklı olarak 9 damlacıklı kurs olarak işaretlenmiş.

Ülgü, yine Kündekari sanatının bir özelliği olan parçaların birleşmesiyle oluşan çukur kanal çizgilerinin de gezegenlerin yörüngesini temsil ettiğini söylüyor. Bu yüzeyde yer alan bir başka gizem ise serpiştirilmiş halde yıldız motifleri yer alması ve buların içinda kuyruklu yıldızların da bulunması. Ülgü’nün dikkat çektiği en önemli detaylardan bir de Plüton gezegenin tek başına ayrı bir platformda ve bir açı farkı ile gösterilmiş olması. Bilindiği üzre güneş siteminin aynı düzlem üzerinde olan ilk 8 gezegeninin aksine Plütao ayrı düzlemde dolanmaktadır.

Minberin Batı Cephesinde ise 7 adet Galaksi formatı tespit ettiğini söyleyen Ülgü, galaksi platformlarının 5 ayrı renkte sedef kakma ile gösterildiğini söylüyor. Ancak ne yazık ki bugün hatalı boyama teknikleri ile bu önemli detay büyük ölçüde yok edilmiş durumda. Ama kayıtlardan bunu doğrulamak mümkün…

Ülgü’nin bir diğer iddiası ise minberin her iki yüzünde yer alan 3’lü ve 12’li dolap kapaklarının Türk boylarını temsil ettiği yönünde.

Sırlarla dolu minberin giriş kapısı üzerinde Murat Han oğlu Yıldırım Beyazıt Hanın emriyle Hicri 804 yılında minberin yapıldığı bilgisi yer alıyor. Ülgü, kayıtlarda minberin ustası ile ilgili çelişkili bilgiler bulunduğuna dikkat çekiyor. Ülgü’ye göre minberi yapan kişi adını tırabzan süsleme motifine göre tırabzanın sağ ikinci sülüsle yazan Devaklı Abdülaziz oğlu Mehmet. Devak Tebriz yakınlarında bir Türk köyü. O tarihte Mülki amir olan Kadızade Rumi efendi, beceri ve bilgi alış verişi için 300 kadar sanat erbabını Tebriz’e göndermiş ve bir o kadar ustayı da oradan Bursa’ya getirmiştir. Oradan gelen Kündekari sanatçılarının başı Abdülaziz oğlu Mehmet’tir. Bu minber de onun ve ustalarının camiye bir hediyesidir.

Kündekari sanat açısından eşsiz bir değere sahip olan minberin ilginç bir özelliği de 6666 adet abanoz ağacı parçasından vücuda gelmesi. Bu rakamda halk arasında yaygın inaçla Kuran’ı Kerimdeki ayet sayısına tekabül etmektedir….

O dönemdeki İslam ve Türk alimlerinin matematik ve gök bilimlerine yönelik ilminin Batıya nazaran hayli ilerde olduğu da göz önüne alınırsa Ülgü’nğn tezleri doğru olabilir mi?. Ne dersiniz bütün bu benzerlikler sadece bir tesadüf olabilir mi?

BURSA ULUCAMİİ

TÜRK TARİHİNİN EN BÜYÜK CAMİSİ

Evet başlıkta doğru yazıyor. Ulucami kapalı namaz kılma alanı bakımından Türk Tarihinde yapılan en büyük camidir. Hemen aklınıza Süleymaniye, Sultan Ahmet gelebilir. Fakat o camilerin büyüklüğü duvarlarla çevrili avlu alanlarıyla birliktedir. Ayrıca o camiler tek ve çok yüksek bir kubbe ile örtülü olduğundan çok geniş bir bir alanı varmış izlenimi verir. Bursa Ulucami ise çok kubbeli ve alçak tavanlıdır. İçinde bulunan çok sayıdaki sütun yüzünden de daha ufakmış gibi hissetmemize neden olabilse de TÜRK TARİHİNİN EN BÜYÜK CAMİSİ halen Bursa Ulucami’dir.

TARİHİ MİNBERİN ÖZELLİKLERİ

Minber bütünüyle kainatı sembolize ediyor. Minberin giriş kapısının üzerindeki kitabede altın yaldızla Osmanlıca olarak, ‘Yıldırım Beyazıt Han tarafından hicri 804 (miladı 1402) yılında yaptırılmıştır’ ibaresi yer alıyor. Sarmaşık motifleriyle süslü olan tırabzanların sağ çıkış ikinci kolonu üzerinde süsleme motifine uygun sülüs tarzda yazılmış, Devaklı Abdülaziz oğlu Mehmet işi ibaresi dikkat çekiyor. Sanatkarın bu imzası son yıllarda fark edildi.

Minberin doğu cephesinde, biri dar dikdörtgen, diğeri alanı daha geniş üçgen biçiminde, bir diğeri en altta şerit halinde uzanan taşıyıcı dolap serisi banko olmak üzere birbirine bitişik üç kompozisyon alanı bulunuyor. Üçgen ve dikdörtgen yüze ikisi birlikte Güneş Sistemi’nin kabartma formlarla işlendiği bir alan var. Gezegenlerin her biri yörünge hareketleriyle birlikte küresel kabartma motifler halinde Güneş’e olan uzaklık ve aralarındaki büyüklük karşılaştırmaları da verilerek olması gereken yerlerde.

Gezegenler, Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Pluto şeklinde olan Güneş’e uzaklık sıralaması da doğru. Büyüklük mukayesesi de baz alındığında Dünya’dan elli bin defa daha büyük olan Güneş, büyük bir ustalıkla mükemmel şekilde işlenmiş durumda.

 Anlaşılacağı üzere dünyanın yuvarlak olup olmadığının bile tartışıldığı bir devirde bir ahşap işçisi bile o dönemde bilinen tüm gezegenleri rasgele bir yıldız olarak değil, güneş sistemimizdeki birer gezegen olarak işlemiş..

Peki o çağda bu bilginin sırrı nedir.

Not: Yazı derleme olup, Yazara verilen cevaplar, bir çok bilim adamlarını görüşleridir.

.

Veysel ŞENSOY

Related Articles

4 YORUMLAR

  1. ALTEMUR BEY,
    YAZIMIZI BİR AKADEMİSYEN SIFATI İLE YAZMIYORUZ. BİR TEZ ÇALIŞMASI FLANDA DEĞİLDİR. DİKKATE ELDIĞINIZA DA SEVİNDİM. KAYNAK OLARAK ZATEN YAZARIN ADI İÇİNDE GEÇİYOR VE BURSA YI TANITICI YAYINLARDA BUNLARI OKUMANIZ MÜMKÜNDÜR. O KADAR COK YAYIN OKUDUM Kİ BURSA HAKKINDA KİMİ SİZE RFERE EDEBİLİRİM Kİ? BİTİNYA KRALLIĞI ZAMANINDA ÜNLÜ KARTACALI KOMUTAN ANIBAL\’IN BU GUNKU TOPHANEDE OLUSTURDUGU BURSA\’NIN O GUNKU KRALIN ADINA İZAFETEN PRUSİYA OLARAK ANILDIĞINI VE GÜNÜMÜZE KADAR OLAN TARİHİNİ EZBERE AKTARABİLİRİM. HATTA ULU CAMININ ŞADIRVANIN YERİNİN BİR MUSEVİ KADINA AİT OLDUĞUNU YAZMADIM. KAPININ ÜSTÜNDE DAVUT YILDIZINI VE NEDEN KONULDUĞUNU YAZMADIM. YAZDIĞIM BİR ÖZET VE BİR ARAŞTIRMACININ İDDİASININ YANINDA GERÇEK BİLGİLER SUNMAKTI. ŞİMDİ İNTERNETLER BİR KÜTÜPHANE ZENGİNLİĞİNDE VE ARADIĞINIZ HER BİLGİYE ULAŞABİLİRSİNİZ. BAŞKASININ YAZISINI İSİMLERİ İLE ALINTI YAPMAK NE ZAMAN KESİP YAYIMLAMAK OLDU? BENDEN ÇOK CİDDİ YAZILAR MI BEKLEDİĞİNİZİ YOKSA YAZILANLARIN BİRER SAFSATA OLDUĞUNU MU KAST ETTİĞİNİZİ ANLAMIŞ DA DEĞİLİM. BURADA YAZILAN YAZILAR İÇİN EDEBİ VEYA AKADEMİK BİR İDDİAMIZ YOKTUR. HİÇ BİR ŞEKİLDE BU KESİNLİKLE DOĞRUDUR İDDİASI DA OLMADIĞINA GÖRE NEDEN CELALLENDİĞİNİZİ ANLAMIŞ DEĞİLİM. BİRİSİ TEZ HAZIRLAR SUNAR SİZ DE KARŞI TEZ İLE ÇÜRÜTÜRSÜNÜZ. BU İDDİANIN KARŞISINA DEĞİLDİR BUNUN DOĞRUSU BUDUR ŞEKLİNDE YAZI İLE GELMELİSİNİZ. YOKSA SEN YAZDIN DOĞRUDURU DAYATIYORSUN MEALİ İLE DEĞİL. DOĞRU OLANLARI DA SİZİN YAZINIZDAN GÖRELİM DE AYDINLANALIM OLMAZ MI? KALIN SAĞLICAKLA…

  2. Sayın Şensoy, duyarlı bir okur olarak bu yazınızı da eleştirmek mecburiyetindeyim. Yazınızdaki en önemli kusur, verdiğiniz bilgilere ait referans kullanmamanız. “Yazı derleme olup, Yazara verilen cevaplar, bir çok bilim adamlarını görüşleridir” demek hiçbir şey demektir. Kimdir bu bilim adamları? Hangi araştırma, ne zaman, hangi metodlarla yapıldı? Bu bir bilimsel iddia yazısı ise, tutarlı bir kaynağa dayanması gerekmiyor mu? Yoksa, “ben yazdım, bilim adamları da böyle söylüyor, bunun için bu böyle” demek mi istiyorsunuz? Ya da gerçek, internetten kesip yapıştırdığınız ve adına derleme dediğiniz yazınızı sadece yazmış olmak için mi kaleme aldınız? Bu kolaycılık değil de nedir? O zaman eli kalem tutan herkes bir yerleden kesip yapıştırır olur biter değil mi? Kaynaksız araştırma yazısı, körün fili tutup fikir söylemesine benzer diyebiliriz. Eleştirilerimi dikkate alırsanız memnun kalacağım. Selametle…

  3. sayın ihsan bey bende özel olarak o camiyi ziyaret ettim yapılıçı yanılmıyorsam 1830 yıllarına dayanıyor helede yeraltı çarşıları bir harika teprikler baylaşımlarından dolayı

  4. Veysel Bey herzamanki gibi arastirmaci ve takipciliginiz mukemmel konulari isleyerek bizi bilgilendirip, tarihin derinliklerinde gezdirdiginiz icin sevgi ve selamlarimi sunuyorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

1,465BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
15AboneAbone Ol

Çok Okunanlar