27 Eylül 2022 Sal

Kızılelma Belediye Başkan Adayı İsa DEMİRCİ 15 Yeni Projesini Açıklayarak Seçim Çalışmalarına Hızlı Giriş Yaptı

Biz bir hizmeti, bir projeyi yaparken önce Kızılelma halkına, Kızılelmalı esnaflara, mahalle muhtarlarımıza ve en sonunda Belediye Meclisinde karara bağlıyoruz ve öyle yapıyoruz

 

KIZILELMA BELEDİYE BAŞKANI

İSA DEMİRCİ

SEÇİM ÇALIŞMALARINA

DİĞER ADAYLARDAN FARKLI OLARAK

SEÇİLMESİ DURUMUNDA YAPACAĞI

YENİ 15 PROJESİNİ AÇIKLAYARAK BAŞLADI

Kızılelma halkına öncelikle bana on yıl boyunca verdiği destekten dolayı teşekkür ediyorum. Kızılelma’ya güzel hizmetlerimiz oldu. Bu hizmetleri halkımızla birlikte yaptık. On yıl önceki Kızılelma ile bugünkü Kızılelma mukayese edilemeyecek kadar gelişti. Kızılelma on yılda çok değişti. Kızılelma halkı ile daha güzel hizmet yapacağımıza inanıyorum. Halkın bize ve ekibimize verdiği destek devam ettiği sürece yaptığımız her işte başarılı olacağız.

            Kızılelma halkı yine ilimizde bir ilki yaparak karşıma aday çıkarmadı. Yani yeni bir başkan adayı arayışına girmedi. Kızılelma halkı yapılan hizmetleri takdir ettiğini ve bizim devam etmemiz gerektiğini söyledi. Kızılelma’da her fert belediye başkanlığını yapacak kapasitededir. Kızılelma halkının bize tamam dediği gün hizmet bayrağını bir başka arkadaşımıza devretmeye hazırım. Kızılelma halkına hizmet etmenin çok kutsal bir görev olduğu bilinci ile çalışıyoruz. Kızılelma Beldesi bizim içimizdeki en büyük sevdamızdır.  

            Yüce Rabbim bizlere sağlık, sıhhat verir 30 Martı gösterirse yine Kızılelma halkı ile büyük projelere imza atacağız. Onun için diyoruz ki; 15’inci yıla giderken 15 büyük proje diyoruz. 15 iş demiyoruz. 15 büyük proje diyoruz. Yapabileceğimizi söylüyoruz. Bugün Kızılelma beldesi her alanda konuşuluyorsa, 15 yıl sonunda daha farklı konuşulacak.

            Biz bir hizmeti, bir projeyi yaparken önce Kızılelma halkına, Kızılelmalı esnaflara, mahalle muhtarlarımıza ve en sonunda Belediye Meclisinde karara bağlıyoruz ve öyle yapıyoruz. Onun için yeni projelerimizi de başarılı bir şekilde yapacağımızdan eminim. 15 projenin detayını ilerleyen zamanlarda açıklayacağım. Burada sadece yapacağımız projelerin isimlerini açıklıyorum.

PROJELER

 1—ASFALT ve BETON PARKE YOL PROJESİ

 2—İÇME SUYU PROJESİ

 3—ELEKTRİK ŞEBEKESİ DEĞİŞİM PROJESİ

 4—PTT BANK PROJESİ

 5—KAPALI PAZAR YERİ PROJESİ

 6—GÜÇLÜ İŞ MAKİNESİ PARKI PROJESİ

 7—YAYLA TURİZMİNİ GELİŞTİRME PROJESİ

 8—FESTİVAL ALANI DÜZENLEME PROJESİ

 9—ÇOK AMAÇLI KAPALI SALON PROJESİ

10—ÖĞRENCİ YURDU PROJESİ

11—SPOR KOMPLEKSİ PROJESİ

12—KANALİZASYON VE ARITMA TESİSİ PROJESİ

13—MODERN TARIM ve SERACILIK PROJESİ

14—TOPLU KONUT PROJESİ

15—ÜRETİM ve İSTİHDAM PROJESİ

 

Related Articles

5 YORUMLAR

  1. sayın m.ali hocam bu yorumları yazan bir öğrenci.belki sizin tecrübeleriniz karsısında benimkiler cerez kalır ama bir öğrencinin gözüyle düsüncelerimi belirttim.ayrıca islamın dünyayı aydınlatacak güc olduğunun da bilincindeyiz.fikirlere her zaman saygımız var.islam bizden olmayanı dıslayalım gibi bir yaklasım icinde değil.ben sadece yazı hosuma gittigi icin gonderdim.hepsi bundan ibaret.tüm hemsehrilerime selamlar…
    yavuz selim…

  2. Yavuz Selim adıyla yazan Kızılelmalı Kardeşime,

    Düşündüklerinizi içinize atmaktansa duyulacak bir sesle etrafa haykırmak ruh sağlığı açısından da iyi bir gelişmedir. “Her şey Kızılelma için” başlıklı yorumunuzla ilgileniyorum.
    Bendenizi yazdığım yazılardan veya yaptığım yorumlardan tanıyor olabilirsiniz. Açık söyleyeyim ben sizi şahsen tanımıyorum. Ancak genç kardeşim sizinde beni fikir, eylem, mensubiyet şuuru, siyasi duruş gibi özelliklerimi tanımadığınız belli oluyor. Bendeniz muhalefet değil, senin her şey Kızılelma diye övünerek bağırdığın o sloganın Türkiye de 40 yıldır paspaslığını yaşayarak ömrünü geçiren bir abinizim.

    Başka bir anlaşılmayan eleştiri konusu olmayacak cümleleri, eleştiri konusu yapmışsınız. “bu projeler kızılelmaya çok..” tırnak içinde yazdığım bu cümlecik bana ait değil, onu siz yazmışsınız. Bak sen zahmet etme ben yazayım ne demek istediğimi: “Ortak akılla hareket edeceğinizi bildiğim için müsaade ederseniz benimde birkaç katkım olsun istiyorum. Öncelikle projelerin yer, zaman, ekonomik yeterlilik, verimlilik, istihdam getirisi, yapılabilirlik şartları gibi bazı olmazsa olmazları vardır. Sıraladığınız projeleriniz hayallerinizdeki güzel hizmetler olduğu kadar, uygulamaya geçerlilik açısından hayat bulması gerekir. Üretim ve İstihdam, Spor kompleksi, Öğrenci Yurdu, PTT Bank ve Elektrik Şebekesi gibi hizmetler saymışsınız ama bunların gerçekleşmesi Kızılelma Belediyesinin boyunu aşar. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarını da yakından ilgilendiren bir hizmet diye düşünüyorum.”Üretim ve İstihdam, belediye böyle bir proje üretmez ve hayata geçiremez. Yetkisi ve etkisi yoktur, hukuki açıdan belediyenin böyle bir görevi de yoktur. Spor kompleksine gelince ya ne yapacağını başkan anlatamamış ya da sen bu projenin ne olduğunu kavrayamamışsın. Spor Kompleksi Ankara, İstanbul, Çorum gibi nüfusu 250 bin ve daha yukarı olan iler için söz konusu olabilir. Öğrenci Yurduna gelince tamamen Milli Eğitim Bakanlığının işi. Ancak Belediye öncülük edebilir. PTT Bank Türk Telekom’un asli işidir, gerekli olan yerlere açıyor zaten. PTT Bankın belediyelerle hiç alakası yok. Elektrik Şebekesini TEDAŞ’IN yapacağı yatırımlar içine alır ve gerekli zamanda zaten yapar.
    İşte ben Kızılelma Belediyesinin boyunu aşar dediğim projeler bunlar anladınız mı? Bu yorumun neresinde projeler Kızılelma’ya çok gibi bir yorum geçiyor?

    “halk eğitim merkezi kurulsun” bu cümlecikte bana ait bir cümle değil. Lütfen yorumumu tekrar okuyunuz. Bakın ne demişim: “—Hanımlara yönelik meslek edindirme kursları açmak gerekir.” Hanımlara yönelik meslek edindirme kurslarını Ankara ve İstanbul belediyesi uyguluyor örnek alınabilir. Programları konusunda da Halk Eğitim merkezi ile işbirliğine gidilebilir. Bu yazdıklarımı Belediyelerin kanunen yapabilirlik yetkisi ve etkisi vardır. Anlaşılıyor mu?
    Bir de Yavuz Selim Kardeşimizden ne iş yaptığını öğrenebilirsek sevinirim.
    Hedef belirleme konusuna gelince Aristoteles mantığından ziyade Vahiy mantığını tercih ederim. Helenestik Yunan Felsefesi yerine İslam felsefesini tercih ederim. Rehberimiz Hiristiyan bile olmayan bilim adamları yerine İslam’ın o güzide bilginleri( Gazali Biruni, İbni Bacce, İbni Sina, Farabi, Harezmi, Kindi, Mevlana, Ali Kuşcu) olsun. Çünkü biz Ehli İslam’ın evlatlarıyız, öyle değil mi?
    Ne dersin yazdıklarımı bir daha gözden geçir.

    Saygı ve Sevgilerimle…
    Mehmet Ali KURU
    ÇORUM

  3. sayın baskanım isa beyin bu degerli projeleri gercekten cok güzel…birilerinin siyaset yapmanın muhalefet oldugunu düsündügü bir dönemde baskanım projeler üretiyor,fikirler sunuyor yani hizmet icin elinden gelen herseyi yapıyor.beldemiz kücük bir yer ve imkanlar belli.biz kızılelmalılar olarak baskanıma yardımcı olup birlikte hareket edersek yapılmayacak is yoktur.eminim baskanımın bu projeleri gerceklesecek ve kızılelma yeni bir imaja bürünecek..sayın m.ali hocamın yazısını okudum ve bir iki elestitirim var. hocam demis ki.bu projeler kızılelmaya cok..sonra da demis ki halk egitim merkezi kurulsun.iste bunlar ankara istanbul belediyelerinde var.sayın hocam iyi hoş da madem bu projeler hayal ,kıyasladığınız belediyeler türkiyenin en büyük belediyeleri ve hizmetin en iyisinin olmasının gerektigi yer sizin mantıgınıza göre. malesef öyle mi? değil iste. tabi ki elestiriler yapılacak ama böyle değil.amac muhalif olmaksa o baska tabi.ben muhalefetin gerekmediği yerde muhalefete karsıyım .bir akp iktidarına chp ya da deniz baykal gerekli ama sayin isa baskanım icin bunlar gerekli seyler değil.zaten öyle bisey olsaydı karsısına bir aday cıkma cesaretinde bulunurdu.ama cıkmadı iste.gelelim projelere.bu projeleri dinlemek,duyurmak icin beldemize bir tv kanalı geliyor,bunları merak ediyorsa,bizim yapmamız gereken daha büyük seyler olmalı.ben eminim o programdan sonra kızılelma yı izleyip de merak etmeyen olmamıstır.baskanım örnek bir siyasetci olduğunu bu projeleriyle bir kez daha gösterdi.baskanım ve ekibine selamlar…..
    YAVUZ SELİM

  4. HEDEF BELİRLEMEK ÖNEMLİ MİDİR?
    Bu dünyada var olduğuna inanan yani varoluşsal denklemini kendi içinde kuran insan bu aşamadan sonra yaşamına yön vermeye başlar ya da yaşamın ona yön vermesini ister. Yaşamımıza yön vermek ile yaşamımızın bize yön vermesini beklemek aynı zamanda iki karşıt hayat felsefesidir de. Bu şu anlama geliyor; yaşama karşı etken mi olmak isteriz, edilgin kalmak mı? İşte bu sorunun yanıtını arayan bireyler “hedef” kavramı üzerinde bir çatışmaya girmektedir. Birey yaşamında ya bir şeyleri hedef alır ya da hedefsiz bir tarzda yaşam sürdürür. Kimileri ise durumun yapısına göre değişken bir tavır ya da bir sentez ortaya koyup, öngördüğü olgular karşısında bazen hedefsiz bazen hedefi olan ya da her ikisini, yani hedefli hedefsizlik (amacı amaçsızlık) ve hedefsiz hedeflilik (amaçsız amaçlılık) şeklinde bir biçim oluştururlar. Bu kısmı daha çok berraklaştırmak için kısaca amacı amaçsızlık olan bireyi ve tam tersi olan amaçsız amacı açıklayabiliriz. Amacı amaçsızlık olan birey en azından kendine bir hedef belirlemiştir diyebiliriz fakat belirlediği hedefi aynı zamanda kendi içinde reddeder (olumsuzlar). Bu biçimde olduğundan dolayı pek akılsal, analitik gözükmez. Yani hedef belirleyip o hedefe ulaşamayacağını istemek kendi içinde bir çelişki taşır. İlkem, kendime bir amaç koymamak olacaktır, diyen bir birey tasavvur edemiyorum ya da etmek istemiyorum. Fakat aynı zamanda, en azından bir amaca yöneldiği için, hedefi olan birey kategorisine daha yakındır. Öte yandan amaçsız amaçlılık ise hedef belirleme faaliyetinden yoksun bir şekilde hedefi belirlemek, hedef almak anlamına gelir. Bu da pek akılsal gözükmez çünkü rastlantısal olguların doğması için ona geniş bir yol açar. Zaten hedefli bir içeriği olan düşüncenin ya da eylemin, hedefsiz bir öncülle hareket etmesi en baştan tutarsızdır. Ortaya koyduğu hedefsiz tavır, bir hedefe ulaşmak ya da bir hedefi belirlemek içinse bu ancak bir oyundan (hileden) ibarettir ya da şans eseri hedefi tutturmuştur. Kaldırımda yürüyen birisinin yerde yüz lira bulması, yürürken sürekli başı öne eğik ve gözleriyle yeri tarayan bir durumda olan insandan daha şanslı olduğunu gösterir. Yalnızca daha şanslıdır o kadar. Bu tavrın da yalnızca şans aracılığıyla işlerlik kazandığı açıkça görülmektedir ve hedefsiz olan birey kategorisine daha yakın gözükmektedir.

    Yukarıda tanımladığımız konular fazlaca kendine özgü konular olduğundan, genel anlamda kısa bir betimleme yaptıysak ta, bu konuların daha derinlemesine bilinçsel kazılarla ancak netlik kazanabileceği kesindir.

    Bununla beraber, hedef ve hedefsizlik çatışmasının hangisinin daha geçerli olduğu sorusundan çok, hedef koyan ile koymayanın izlemek durumunda oldukları bazı yollardan söz etmek daha yerinde olacaktır. Aynı zamanda bu izleyiş, hayat felsefemizin nasıl işlediğini görmemiz açısından da önem taşır.
    Hedefi olmayan ile hedefi olan düşünceyi ok metaforu ile kıyaslayalım:

    I.
    Hedefsiz ok atıcısı için daima onikiyi vurur…
    Hedefi olan ok ise karavana gidebilir…
    O halde hedef koyma ve daima onikiyi vur…
    II.
    Hedefi olmayan ok oniki’yi vurduğunu sanır, yanılsama yaşar…
    Hedefi olan ok ise oniki’yi vurabilir…
    O halde ancak hedef koyarsan oniki’yi vurabilirsin…

    Aristoteles’in mantığı ile kurguladığımız bu iki denklem bize şu sonuçları gösteriyor; birincisi, hedef koyma ve her zaman felsefen gereği sonuca git(I), ikincisi ise, ancak ve ancak hedef koyarsan gerçek anlamda hedefi vurabilirsin(II). Gerçi bu sonuçlar Aristoteles’e sunulsa II. seçeneğe yakın olurdu. Çünkü o, “Telos’suz (amaçsız) hareket yıkıcıdır” der. Kimine göre yapıcı kimine göre yıkıcı olabilir ve problem dönüp dolaşıp tekrar bireye döner, öznelliğe dayanır. Sanırım bu hedef geriliminin içinde, birey olarak hangi tarafa yakınım diye sorgulamak bize önemli bir aşama sağlayacaktır

  5. •Sayın Başkan, Belediye başkanlığını kazanırsanız; yapacağınız hizmetlerin öncelikli bir tercih sırasını yapmışsınız. Yani Kızılelma Belediyesi için bir acil eylem planınız oluşmuş gördüğüm kadarıyla. Eylem planınızdan 15 örnek de vermişsiniz.

    •Belediyecilikte proje üretmek, sürekli düşünmek ve aktif olmak esastır. Halkın onay vereceği ve Kızılelma’nın bir kazanımı diyebileceğimiz önemli projeleriniz olduğunu düşünüyorum.
    Ortak akılla hareket edeceğinizi bildiğim için müsaade ederseniz benimde birkaç katkım olsun istiyorum. Öncelikle projelerin yer, zaman, ekonomik yeterlilik, verimlilik, istihdam getirisi, yapılabilirlik şartları gibi bazı olmazsa olmazları vardır. Sıraladığınız projeleriniz hayallerinizdeki güzel hizmetler olduğu kadar, uygulamaya geçerlilik açısından hayat bulması gerekir. Üretim ve İstihdam, Spor kompleksi, Öğrenci Yurdu, PTT Bank ve Elektrik Şebekesi gibi hizmetler saymışsınız ama bunların gerçekleşmesi Kızılelma Belediyesinin boyunu aşar. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarını da yakından ilgilendiren bir hizmet diye düşünüyorum. Elbette insanların hayallerini böyle bir hizmet beklentisi süslemektedir. Ancak yapılabilecek hizmetlerin altını çizmekte gelecekte halka mahcup olmamak için fayda vardır diye düşünüyorum.
    Peki, başka neler yapılabilir diye sorarsanız? Hemen yazayım:
    —Belediye bünyesinde bir folklor ekibi oluşturup bunların aktif bir şekilde etkinliklerde kullanılması yoluna gidilebilir.

    —Hanımlara yönelik meslek edindirme kursları açmak gerekir. Örnekleri Ankara ve İstanbul Belediyesi yapıyor. Halk eğitim merkezi ile ortak bir proje yürütülebilir.
    —Ramazan ayına yönelik özel bir uygulama olduğunu biliyorum. Bayramlara yönelik alternatif bir program uygulaması yapılabilir. Örneğin Gurbetten sırf bayram için gelenler ilçe merkezlerine kadar (Akkuş – Ünye) kastediyorum, ücretsiz taşıma yoluna gidilebilir. Bunu bütün belediyeler yapıyor.
    —Akkuş çevre yolu üzerine uygun yerlere Kızılelmalın tanıtımına yönelik levhalar ve tanıtıcı ışıklı gerekirse tabelalar kurulabilir.

    —Gençlerin sportif faaliyetlerine yönelik bir çalışmanız var mı? Gençliğin bugünkü durumunu geleceğimiz açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

    •Belediyecilik, bir ekip anlayışı ile yapılırsa başarılı bir sonuç alınır. Yanınızdaki ekibin bu iş için yeterli bilgi, birikim ve donanıma sahip olduğuna inanıyor musunuz? Yoksa oy kaygısı ile hareket ederek hiç belediyecilikle alakası olmayacak kişilerin de ekibinizde olduğunu söylemek mümkün mü? Bütün yazdıklarımı bir düşünün ve gerçeklere ulaşmak için ortak akılla hareket etmenin ne denli isabetli olacağını anlamış olursunuz.

    •Öncelikle 29 Mart 2009 tarihinden itibaren Kızılelma’da yeni bir belediyecilik anlayışı sergileyeceğinizden şüphem yok. Bizler de zaten bu yeni belediyecilik anlayışınızın bir uygulama ifası için buraya yazmış bulunuyoruz. Biz Kızılelmalılara, şeffaf ve katılımcı bir anlayışla seçim çalışmalarının son surat devam ettiği şu günlerde, açıklayıcı bu bilgileri verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

    Saygı ve Selamlarımla…
    Mehmet Ali KURU
    ÇORUM

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

1,465BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
15AboneAbone Ol

Çok Okunanlar