30 Temmuz 2021 Cum

Ay’dan “Ay Dede”ye

Kültürümüzde aya neden “ay dede” denmektedir? Diğer bir deyişle, ay ile ay dede arasında nasıl bir ilişki vardır?

 
 
Ay’dan “Ay Dede”ye
 
Ay, dünya denen evin tavanında asılı duran geceyi/karanlığı aydınlatan büyülü ve eşsiz lamba. Uçsuz bucaksız uzay boşluğunda yıldızların ve Samanyolu’nun kendisine eşlik ettiği egzotik bir gök cismi. Geceyi gündüze çeviren, seyyahlara, çocuklara ve masal kahramanlarına yol gösteren sıra dışı bir fener.
 
Kültürümüzde aya neden “ay dede” denmektedir? Diğer bir deyişle, ay ile ay dede arasında nasıl bir ilişki vardır? Ay, çocukların seviyesine inerek onların diliyle yine onlara seslenir, onlarla konuşur. Daha doğrusu, ay dede tabiri, ayın çocuksu bir dil ile ifadesi, onun gökyüzünden yeryüzüne inerek çocukların dünyasında somutlaşması ve önemli bir masal kahramanına dönüşmesidir. Bu, ayın ay dedeye dönüşünden başka bir şey değildir. “Dede” imgesi, tarihi, geçmişi, gelenekleri, kökleri ve daha da önemlisi masalı bize hatırlatır. Çünkü yaşadıkları anıları, maceraları, daha da önemlisi masalları ve hayatın imbiğinden süzülerek gelen yaşadığı bütün bir tecrübeyi bize anlatan genellikle dedelerimizdir. Onlar, sırtımızı yaslayabileceğimiz büyük bir çınar ağacı gibidir; çok şey yaşamış ve pek çok şeye tanık olmuşlardır.
 
Çocukların gözünde dedeye dönüşen ay, bu haliyle çok daha gizemli ve daha sevimlidir. Çocukken, ay, bize “ay” değil, “ay dede” olarak belletildi. Mesela, “aya bak” denmez, “ay dedeye bak” denirdi. Dolayısıyla ay, çok küçük yaştan itibaren ay dede olarak kazınmıştır belleklerimize. Görünüşe bakılırsa, ay dede, masalımsı, büyülü, çocuksu ve çok daha sevimli bir tabirdir.
 
Belki üç dört yaşında idim. Bir bacağını birinci cihan harbinde kaybetmiş olan dedemi bir veya iki defa gördüm. Bundan çok kısa bir süre sonra dedemin öldüğünü ve onu bir daha görmediğimi hatırlıyorum. Öteki dedem ise ben doğmadan önce vefat etmişti. O yüzden, dede sevgisinin hasretini çektim, beni seven, kucağına alan, bana masallar ve maceralar anlatan hep bir dedem olsun istedim. Dedesi olanlar bana göre çok şanslı idiler. Denir ki, insanın dünyada bir kapı yüzüne kapanırken başka kapılar açılır. Önemli olan kapanan kapının arkasından yas tutmak değil, açık kapıların olduğunu/olabileceğini fark etmektir. Belki, dedem yoktu, ama ay dedem vardı. Bana teselli verecek, masal anlatacak, dedelerimin bıraktığı boşluğu doldurabilecek ve kendisine yaslanabileceğim dağ gibi bir dede. Ay dede, karanlığın ortasında parlayan bir güneş gibi ya da kadim dönemlerde denizcilere ve kaşiflere yol gösteren bir fener gibi bazen bulutların koynuna girerek bazen de açığa çıkarak uzay boşluğunda salınıp durmaktadır. Çocukluğumda ay dede, hep arkadaşım, en yakın dostum ve yoldaşım olmuştur. Siyah-beyaz resimli kitaplarda ay dede resimlerine bakmak, tılsımlı ve masal tadında bir dünyanın kapılarını aralamak, bitmesini asla istemediğim bir rüya demekti. Ay dede ile doğar, ay dede ile batar, derelerle çağlardım.
 
Çocukluğum, yemyeşil ormanlar ve vadilerle çevrili bir köyde geçti. Gece değirmenden gelirken, harman döverken veya balkondan uzun süre yıldızları, özellikle de ay dedeyi izler, uzayın derinliklerinde hayallere dalar, tuhaf duygularla ürperir, çoğu kez de büyülenirdim. Hafif parçalı bulutlu gecelerde, bulutlar çok hızlı hareket ettiğinden dolayı sanki ay dede hareket ediyormuş gibi gelirdi. Bazen ay dede ile yarışmaya girer, onu geçmeye çalışırdım. Ama her defasında ay dede beni geçer, yarışmayı kazanırdı. Üzerindeki lekelerden dolayı ay dedeyi hep bir insan portresine benzetir, onu bir canlı gibi görürdüm. Nedense ay, bana hep sevimli ve bilge bir kişi gibi gelmiştir.
 
Hafif bulutlu, ama açık bir gökyüzün olduğu bir gece, ay etrafında oluşan ve ilk defa şahit olduğum Hâle’den çok korkmuştur. Bu durumu kıyametin bir göstergesi gibi algıladığımı, tüylerim diken diken olduğunu ve kalp atışlarımın hızlandığını hiç unutmuyorum. İnsanın hayatında ilk kez gördüğü bir şey, onu ya korkutur ya da ilgisini çeker. Orada kıyamet öncesi korku ve dehşeti bütün benliğimle yaşamıştım. Daha sonra bunun korkulması gereken bir şey değil, büyüleyici ve çarpıcı bir güzellik olduğunu fark ettiğimde bu çocuksu algılama biçimine gülmüştüm. Şimdi, o halenin, beni çocukluğuma, saflığıma ve doğallığıma götüren bir simge olduğunu görüyorum. O hale, umutlarımı bağladığım, yüreğimi aydınlatan ve çocuksu ruhumda fırtınalar meydana getiren tılsımlı bir halka, ay dede ile benim aramda bir bağlantı noktasıdır.
 
 Artık ne ay dedemiz ne dedelerimiz var? Onların olmadığı bir dünya gizemini, tılsımını ve doğallığını kaybetmiş bir dünyadır. Orada çocuksu duyguların, masumiyetin ve masalların da yeri yoktur. Çünkü haz ve hız çağı çocuklarının ay ve yıldızları izlemeye, ay dede kıvamında masallar ve kitaplar okumaya, dedelerinden masal dinlemeye vakitleri yok. Bir zamanlar çocukların rüyalarını ve hülyalarını süsleyen ay dede, modern çocuğun semtine hiç uğramamıştır; belli ki, bundan sonra da uğramayacaktır. Ay dedesi olmayan çocukların masalları, hülyaları ve rüyaları da olmaz, olamaz. Ay dede bir çocuğun, “geçmişi”, “şimdisi” ve daha da önemlisi “geleceği”dir. Eğer ay dede yaşlandı, bunadı, bakımı zor diye çocuğun dünyasından atılmışsa, o çocuk aynı zamanda ay dede ile beraber geçmiş ve geleceğini de atılmış ve yıkılmış demektir. Ay dede, çocuğun edebiyatı, edebiyat sevgisi, edebiyat zevki, dahası kimliği, kişiliği ve karakteridir. Modern çocuk, aslında ay dedesini kaybetmekle benliğini, kimliğini, doğallığını ve masumiyetini de kaybetmiştir.
 
Ay dedenin bize tebessüm eden masum ve çocuksu yüzünü, etrafında oluşan haleyi, bulutların koynunda kayboluşunu, bizimle yarışmasını ve masalların onur konuğunu çok özleyeceğiz. Ay dedesiz bir dünya kasvetli, mekanik, buruk, derinlikten yoksun, sığ ve eksiktir. Ay dedenin ölümü, masumiyetin, doğallığın, sadeliğin, saflığın, masalların ve çocuksu duyguların ölümüdür. Masalın ölümü ise çocuğun geçmişiyle bağının kopması, çocuksu duyguların ve çocuk duyarlılığının yok olması, çocuksu yüreklerin ölümü, çocuk kimliğinin ve kişiliğinin savrulması, tahrip olması ve örselenmesi demektir.
 
  Dr. Şahin EFİL

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

1,452BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
14AboneAbone Ol

Çok Okunanlar