29 Temmuz 2021 Per

AKKUŞLUNUN YÜREK YAŞI (Peki, bu çocuğu kim sevecek?)

AKKUŞLUNUN  YÜREK  YAŞI

Vefasızlık gönül suçlarındandır.

Anlamamak; öce bilgisizlikten sonra ilgisizlikten meydana gelir.

Tanımamak ise anlamamaktır.

Bugün Akkuş ve Akkuş gibi yerleri ne kadar tanıyoruz? Veya tanımak istiyor muyuz?

Bizden başkasından bana ne anlayışı insanları bencilleştirmiştir. Sevgiyi azaltmış, ön yargıları
çoğaltmıştır.

Bu gibi yerler sadece gözden ırak olmamış, gönülden de ırak olmuştur. Peki, reva mıdır? Asla…

Akkuşlu doğduğu topraklarda hayatta kalma mücadelesi verirken; bir yandan da gönül hasreti çeken
kişilerle doludur.

Coğrafi yapısı gereği her köyde okul yoktur. Öğrenciler eğitimlerini yatılı okullarda yapmaktadır.

Siz bir gün kucağınıza verilen, gözleri yumuk ve ağlayan bir bebeği aldığınızda siz bu oğlunuz veya
kızınız denildiğinde ne hissedersiniz.

Dünyaya bir can daha gelmiştir ve siz o yavrunun anası veya babası olarak bir mutluluk duyarsınız.

Onu sarıp, sarmalar; yedirir, içirir büyütürsünüz. İlk dişinin çıktığı tarihi bir kenara yazar, ilk ayağa
kalktığı günü komşularınıza anlatır; ev içinde ilk defa “anne” veya “baba” dediğine dair tatlı
tartışmalar yaparsınız.

Komşular bir tarafını anaya, bir tarafını babaya benzetir.

Emekler, konuşmaya başlar, ihtiyaçlarını söyler, kısa cümleler kurar ve kendini bir dünyanın içinde
bulur.

Gün gelir tahsil çağına girer. Girer girmesine de köyde okul yoktur. Peki, ne olacak şimdi?

Eğitimin mecburi olması kuralına göre yavrunuzu bir yatılı okula kaydeder “büyükler…”

Bu ne demek? Bu, yavrunuzun hanenizi terk etmesi demek. Bu, yemesine içmesine başkaları karar
verecek demek. Bu, hastalığı ile başkaları ilgilenecek demek.

Peki, bu çocuğu kim sevecek?

İşte orası meçhul.

İdareciler, öğretmenler ağız birliği yapmış gibi; “Çocuğunuz artık bize emanet, artık onun anası da
babası da biziz” deseler dahi kim gerçek ana ve babanın yerini tutabilir ki?

Yatılı okullarda çocuklar aç kalmazlar. Yatılı okullarda çocuklar üşümezler. Yatılı okullarda çocuklar
hastalandı mı hemen doktora götürülür. El hak bunlar doğru. Yatılı okullarda çocuklar nasıl sevilir?

Bu sevgi sözde değil özde olmalı değil mi?

Diğer sahil beldelerinde veya ülkenin muhtelif yerlerinde evinden okula, okuldan evine giden çocuklardan ne farkı var bunların?

Bütün mekânları yatakhane, yemekhane ve okul olan bu çocukların ana ve babaları ne hissediyordur
sizce?

Siz siz olun, Akkuşlular gibi daha bağrına basamadığı yavrularının geleceği için “kanun gereği” okullara veren insanları hor görmeyin. Onlar yaralı bir yüreğe sahiptir.

Yürek yaşı, gözyaşına benzemez. Onun nasıl aktığı göz ile görülmez.

Bütün Akkuşluları yürekten selamlıyorum.

Bir gün o yaşlar birilerini boğacak bunu da biliyorum.

Zeki ORDU

Related Articles

1 Yorum

  1. Hocam yüreğinize sağlık. Orada okuyan yüzlerce öğrenciden biriyim.
    her cumayı iple çekerdik onu çok net hatırlıyorum o cuma günleri herkes koşarak giderdi evine . Pazartesileri dönmek ne zor gelirdi . 8 yıl geçmiş üzerinden insan gülümseyerek hatırlıyor şimdi. Yatılı okumak çok şey öğretiyor ama bir çok şeyi de alıp götürüyor.
    Yıllar sonra farkediyorsun eksilen şeyleri…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

1,452BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
14AboneAbone Ol

Çok Okunanlar