YA HAYIR SÖYLE YA DA SUS!

362
dogangunes.jpg

Söz, ağzımızdan çıkmadan önce bizim esirimizdir. Ağzımızdan çıktıktan sonra ise, biz onun esiri oluruz.

                                            YA HAYIR SÖYLE YA DA SUS!
 
     “Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı” (Yunus EMRE)
 
     Peygamber Efendimize, namazdan, cihattan, oruçtan, zekâttan ve sadakadan daha hayırlı olan nedir diye sorulur. Efendimizin cevabı şu şekildedir:
    
   -Susmak, konuşunca da yalnız hayır konuşmak…
 
    Sample ImageSusmak, kimi zaman olumsuz bir tavır gibi karşılanır insanlarda. Mesela çok konuşan kişiler, az konuşan kişileri küçümserler. Aslında az konuşmak ya da çok konuşmak da değildir mesele. Eğer bir kişinin söyleyecek çok fazla “doğru ve hayırlı sözü” varsa söylemelidir. Ama yok, söyleyecekleri sadece boş kakırtıdan ibaretse ve hiç kimseye zerre kadar fayda etmeyecekse, gürültü kalabalığı etmek de, gereksizdir.
      
 Allah bir insana bir ağız ve iki kulak vermiştir. Bunun anlamı şudur, “bir söyle iki dinle”.
 
    Konuşmak kişinin kendisini ifade etmesini sağlar. İnsanlar sözler aracılığı ile birbiriyle iletişim kurar. Söz vardır, insanı adam sınıfına koyar, saygınlığını arttırır. Söz vardır, insanı kapı dışarı attırır. Bizler toplum olarak, kavgayı ve gürültü- patırtıyı severiz. Hatta bazen iki kişinin tartışmasını sağlayıp karşılarına geçer seyrederiz. Eğer kavga ettirecek kişi bulamazsak da bu ulvi(!) görevi bu kez biz üstleniriz ve karşımıza çıkan ilk farklı görüşteki insanı tersleriz, kırarız, incitiriz.
 
 Hiç kimse bizimle ayni şeyleri düşünmek zorunda değildir, önce bunu kabul etmeliyiz. Daha sonra da öfkemizi kontrol etmesini öğrenmeliyiz. Öfke bir güçtür ancak ne yazık ki çoğu zaman kontrol edilemeyen bir güçtür. Öyle anlar olur ki,en sevdiklerimizi bile o anlık öfkemize kapılarak kırarız.
 
 Kalpleri kırmak kolaydır ama tamir etmek zordur. Bazen bir söz bile yeterlidir bir insanı incitmek için..Ama kırılan bir kalp, günlerce dil dökülse de yeniden eski haline gelmeyebilir. Dinimiz, sadece sevdiklerimize değil, sev(e)mediğimiz kimselere karşı bile konuşurken nazik ve kibar olmamızı tavsiye ediyor. Bakın bu konuda Kur’an ne diyor:
          
        “O çok esirgeyen Allah’ın has kulları ki, onlar yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürürler. Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında ‘Selametle!’ deyip geçerler.” (Furkan, 63)

Söz, ağzımızdan çıkmadan önce bizim esirimizdir. Ağzımızdan çıktıktan sonra ise, biz onun esiri oluruz. Bu yüzden insan, bir şeyi söylemeden önce düşünmesini bilmelidir. Kısa bir süreliğine de olsa, söyleyeceği sözün kendisine sağlayacağı fayda ya da zararı hesap etmelidir. Tabi bu muhasebe, sadece maddi sınırlar içerisinde kalmamalıdır. Eğer söyleyeceğimiz sözün içinde yalan varsa ve bu yalan bize dünyalık menfaat sağlayacaksa her canlının ölümü tadacağını aklımıza getirmeli (Al-İmran Suresi,185.ayet) ve Allah’a olan saygımızdan dolayı bu sözden vazgeçmeliyiz. İnanın bu bile bize artı yönde sevap kazandıracaktır..
 
Hayırlı dualarınızda bana da yer vermeniz ümidi ile..
 
Son sözünüzün bile haktan yana olabilmesi dileğiyle…
 
Sevgi ile, saygı ile, dua ile…
 
Orhan DOĞANGÜNEŞ / SEFERLİ