Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Kıymetli site yöneticileri,İhsan Ãam ve Güneş beyler;
İnşallah iyisinizdir.Epeydir yazı yollayamadık.Fakat siteyi açtığımda yazılarımı ve diğer yazar arkadaşların yazılarını göremedim…neden anasayfada Yazılarımız gözükmüyor? Lütfen bu konuda bizi aydınlatınız..
Diğer taraftan yazımın konusu olan belgeyi iki yazının ortasına yerleştirdim ama göremedim..ben mi göremedim fakat yerleşti bilmiyorum,eğer belge fotokopisi yoksa lütfen bildiriniz..
E posta adresim aynıdır.( Bahakayi@mynet.com)
Ãalışmalarınızda başarılar dilerim.Hayırlı akşamlar..
Â
Â
OSMANLI TARİHİNDE BELGELERLE AKKUŞâ1
 Kıymetli okurlarımız.Cumhuriyetâin 31.yılında  ilçe olmasından itibaren (1954 yılında) ismi bizzat dönemin Başbakanı Adnan MENDERES tarafından AKKUŞ olarak değiştirilen ve bundan sonra öyle bilinen ilçemizin tarihi ismi KARAKUŞâtur..
 Dolayısı ile bütün Osmanlı belgelerinde ismi KARAKUŞ olarak geçer..ilçemizin Osmanlı belgelerinde (görmediğim fakat Mehmet ÃZ hocamızın bildiği1420 tarihli belgeyi başlangıç sayarsak) arşivlerdeki şahsi tespitim (ilki 1483âden başlayarak ) 156 belgede adı geçmektedir.Bu belgelerin kiminde sadece adı geçer, birçoğunda  ise konu belge Akkuş ile ilgilidir.
 Elbette ilçemiz üzerinde birinci derece mühim tarihi olaylar yaşanmış yada önemli bir kale-yerleşim konumunda bir yer sayılmaz..fakat Orta Karadeniz bölgesinde Kuzey Anadolu dağları üzerinde iç kesimi sahile-kıyı kesimine (tarihi tabirle Caniğe) bağlayan önemli bir kervan yolu üzerinde dağlık bir geçitte müstahdem mevkii sahibi konumu taşır. Neticeâde Sivas vilayetini, Canik (Samsun) sancağına yani Orta Karadeniz sahiline bağlayan ikinci yoğunlukta  kervan yoludur.(Bazı kişilerin iddia ettiği üzere tarihi İpek Yolu Akkuşâtan geçmez)
 Karakuşâun bir Cumhuriyet ilçesi olmasının ve Akkuş adını almasının üzerinden 50 yıl geçti.Yarım asırlık ilçeyiz..ve daha dünkü Ãzal dönemi yada bugünkü büyükşehir eseri olup, tarihte önemsiz bir köy iken beldeleşme ile birlikte nüfus artırıp, bugün ilçe olmuş yeni yetme ilçelerden değiliz..Akkuşun müstakil bir mahal olup, müstakil tarihi belgelere sahiptir.
 İlçemizin halihazırdaki adını alışının ve (Ãnyeâden ayrılarak) ilçe oluşunun 50.yılını kutlayamadık..halbuki adına yaraşır şenlikle, bir konferansla, bir panelle,anmalarla kutlamalıydık..ilçeye afişler asmalı,duyarlılık oluşturmalı,dış Akkuşluları bilgilendirmeli ve okullarda öğrencilere bunu duyurmalıydık..her neyse..
 Bizler 50.yıl bitmesine kısa bir zaman kalmışken buna kendi mesleğimiz açısından katkıda bulunmak niyetiyle bir belgesel yazı dizisine başlıyoruz..İstanbulâda ki Osmanlı arşivlerinden en son 2013âde aldığımız ve kopyası elimizde olan belgeleri hem okuyarak hem de yorumlayarak hemşehrilerimizin ve okurlarımızın ilgisine sunuyoruz..
 Takdir edersiniz ki Osmanlıca okumak kolay değildir. Biz çok iyi derecede okuduğumuz iddiasında değiliz ve bazı kelimelerde bizde tereddüde düştüğümüz olmaktadır.Zira Osmanlıca el yazısında bazı harfler ya yazılıştan yada geçen yüzyıllırdan anlaşışır duurmda olmayabilmektedir.  Bu gibi kelimelerin yanına soru işareti koyuyoruz ve en yakın manayı veriyoruz. Elbette bu durumlarda okunuşun başka olduğunu iddia edenlerin görüşÃ¼nü dikkate alacağız, değerlendireceğiz ve doğru ise kabul edeceğiz, buna açığız..
İşte ilk belgemiz:
 Karakuş ve Niksarâın Sivas Sancağından alınarak Canik (Samsun) Sancağına (iline) ilhakı (verilmesi) ile ilgili tarihi yazılı olmayan ve tahminen 1864-92 yıllarına ait bir el yazısı belge..
                                                                Â

Orijinal okunuşu:
HAT ÃEKİLDİ
Padişahım,
Şevketlü  Kerametlü  Mehabetlü  Kudretlü  Veliniğmetim Efendim;
Sivas Sancağına tabii NİKSAR ve KARAKUŞ kazası ahalilerine Liva-i mezkur tarafından edinmek (olunmak?) tarh-ı tekalif ile tercim ve tekdirden hali olunmadığına binaen, umur-u (umud) şeriye ve avarız ve teklifleri liva-i mezkurden ifraz ile Canik Sancağına nakil ve ilhakları babında şerefriz sudur olan iki kıta emr-i ali balasının hatt-ı hümayunları ile tevşih-i içün maruz hudut (?) tacidarileri kalınmağla palaları..mucibince amel oluna..deyu başka başka hatt-ı şerifi merhamet redif (?)
Mü(a)lukanaleriyle tevşih ve tezyik-i buyurulur ise emrü ferman,
Şevketlü  Kerametlü  Mehabetlü  Kudretlü
Veliniğmetim Efendim Padişahım Hazretlerinindir.
Sadeleştirilmesi ve yorum:
Yazı geçildi (kaydedildi)
Padişahım;
(Ben özelinde) Ey bizim heybetli, şaşkınlık uyandıracak durumlar gösteren, kendine büyük saygı duyulacak kadar bize yakın,gücü kuvveti üstün ve yediğimiz-içtiğimiz nimete (vesile olan) biricik efendimiz-başkanımız;
 Sivas İline bağlı Niksar ve Karakuş ilçeleri halklarına, Sivas ilinden ayrılacaklarından burada ödedikleri vergileri ve vergi ile diğer cezaları affedilme olmadan (hariç tutulmadan) yine olağanüstü (normal dışı) durumlarda ödedikleri Avarız vergisi de dahil olmak üzere her türlü vergiler-mükellefiyetlerle (sorumluluklarıyla) birlikte, arazilerin taksimi (bölünmesi) de gerçekleştirilerek bütün herşeyleriyle (Karakuş ve Niksar ilçelerinin) Samsun ili arazisine ve hukukuna nakledilmesi konusunda Din İşleri Bakanının şeref veren-şerefli iki paragraf şeklindeki birinci sınıf ula makamından hükümet yazısının sizin yüksek ve ali makamınızdan gelecek yazı (hatt-ı humayun) ile süslendirilerek (bu durumda) oluşan yeni iki vilayet sınır şeklini size arzediyor ve (daha daha bu konuda diğer yazılarada merhamet ederek) onayınızı bekliyoruz efendim.
 Sizin bu koca memleketinizin-ülkenizin (bu yeni haliyle) şeklinin kabulü konusunda karar fermanı siz
Şevketl sahibi, Keramet sahibi, Mehabet sahibi ve Kudret sahibi ve de bize nimete (geçime sebep olan) Sevgili Padişahım efendime aittir.
Â







