Genelkurmay karargahında, dönemin Başbakanı Erbakan'a omuz atan askerler vardı.

28 Şubat Döneminin Sorumluları Yargılansın
O Dönemde Erbakan'a Omuz Atan Askerler Vardı.
Onbinlerce Öğrencilerin Elinden Eğitim hakkları Alındı.
Binlerce insanımız fişlendi
HAS Parti Genel Başkan Yardımcısı Şeref Malkoç ve beraberindeki parti yöneticileri, 28
Malkoç, suç duyurusu dilekçesini başsavcılığa vermeden önce, Ankara Adalet Sarayı önünde yaptığı basın açıklamasında, 28 Şubat döneminin mağdurlarını temsilen suç duyurusu dilekçesini Başsavcılığa vereceklerini söyledi.
Suç duyurusunda bulunanlar arasında, 28 Şubat döneminde Devlet Bakanlığı yapmış Teoman Rıza Güneri'nin, milletvekilliği yapmış Kazım Arslan, Cafer Güneş ve Mehmet Bekaroğlu'nun da yer aldığını belirten Malkoç, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir, Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Erol Özkasnak, emekli Tümgeneral Osman Özbek ve dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını kaydetti.
Türkiye'de milletin oylarıyla seçilen meşru hükümetlerin, ancak milletin oylarıyla iktidardan indirilebileceğini savunan Malkoç, şöyle konuştu:
''O dönemi hatırladığımızda Genelkurmay karargahında, dönemin Başbakanı Erbakan'a omuz atan askerler vardı. Türkiye Cumhuriyeti devletinin Başbakanına ağır hakaretlerde bulunan, devlet geleneğine ve terbiyesine uymayan sözler söyleyen paşalar vardı. Hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalmamalı. Yargıtaydaki, Danıştay'daki hakim ve savcıları, Genelkurmay karargahına çağırıp, talimatla oturtan, kaldıran, alkışlatan komutanlar vardı. Bu yanlışlıklar milletimizin vicdanında kanayan yaradır. Yine bu dönemde onbinlerce yavrumuz okulundan, eğitim hakkından edildi. Binlerce insanımız fişlendi. Türkiye'de bir daha bunların olmaması için biz bu dilekçeyi veriyoruz.''
Malkoç, dilekçelerinde, şüphelilerin tutuklanması talebinde bulunduklarını söyledi.
Açıklamanın ardından Malkoç ve beraberindekiler, suç duyurusu dilekçesini Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdi.
AA









O dönemlerde aklımda kalan bir hatıramı anlatmak isterim. Ankara’da imam hatip lisesi önünde gördüğüm manzarayı hiç unutamam.
İmam hatip lisesine giden öğrencilerin başlarına takmıştı o dönemdeki bazı kurum ve kişiler ilk önceleri okula başörtüsü ile giren öğrencilere ilk gelen yasak. Sınıf içinde başınızı açın emri idi. Buna uymayanlar okuldan atıldı. Yetmedi ikinci yasak. Okul bahçesine kadar başörtülü gir ama kapıdan içeri girerken başını aç öyle gir. Bu kurala uymayanlar da okuldan atıldı. Yetmedi bu defa ise gelen yasak Okulun dış kapısından içeri girerken başınızı açın öyle girin. Bu son yasak öğrencileri çileden çıkardı. Kız öğrenciler bu durumu protesto etmiş ve okula girmeme sınıflara girmeme eyleminde bulunuyorlardı. O Anda okulun önünde gördüğüm manzara çok vahimdi. Başörtüsü konusunu akıllarınca bir iki slogan ile protesto eden öğrenciler sanki terörist gibi düşünülmüş olacak ki, Okulun etrafı polis ve askerlerle çevrilmişti. keskin nişancılar gelmiş. Tanklar gelmiş. nerede ise öğrenci başına bir polis ve asker ile sivil polis düşüyordu. Tanklar İmam Hatip lisesine ve öğrencilerin üzerine çevrilmişti. Çocuklarda ne silah vardı. Nede ellerinde bir sopa vardı. Bir çokları korkudan ağlıyordu. Bir çokları korkudan titriyorlardı. Dışarıda bulunan bir kaç velinin ise etrafı çevrilmişti. O dönemlerde binlerce öğrenci okulu bıraktı. Binlerce öğrenci yurt dışına gitti. Halen daha aklım almıyor. O çocukların suçu neydi. Allahın emir olan başörtüsünü takmanın cezası bu muydu. Bu bağlamda öğrencileri çaresiz bırakanlar bana görede kanunlar önünde bunun hesabını vermelidir.