| Giriş No: |
546 |
| Tarih: |
Çarşamba 11:47 10.03.2010 |
|
|
Yönetim |
|
|
|
Akkuş internet sitesi yayın hayatı boyunca hedeflerinin doğrultusunda büyük çalışmalar yapıp sonunda kazandığını da mutluluktan hiçbir şey göremedi. Onca emeğin karşılığını aldığında ikinci bir ödülde düşmanları tarafından geldi. Bu ödülleri de kıskançlık oldu... Bu sitenin yayın hayatında başarılı olduğunuz sürece düşmanlarınız veya sizi çekemeyenler harekete geçecektir... İlk önce ağızlarındaki sözler şunlar olur: Çok şanslılar, torpil yapılmıştır, hile yapmıştır vs... Bu gibi sabit düşüncelerle eleştiri yaparlar. Kıskançlık ve çekememezlik bedenlerinin her tarafını sardığı için tebrik etmek böyle insanlara çok zor gelir...
Sitenin var olmasından rahatsız olan insanlarla, bu sitenin yayın hayatı boyunca başarılara imza atmış site yöneticileri arasında çok fark vardır.. Bu insanlar kaybettiklerinde asabi olurlar ve kaybetmeyi kabullenemezler. Başarılı insanlar kaybettiklerinde hatalarını araştırıp tekrar kazanmak için çaba gösterirler. Başarılı insanlar yenilgiyi bir teşekkür olarak görürler...İnsanların hatasını anladıklarında başarıyı nerede yakalayacaklarını iyi bilirler.
Akkuş internet sitesinin başarılarının devamını dileriz.
Ordu İli Akkuş İlçesi Yard.ve Dayn.Dern. Esenyurt İst
www.dernegimizakkus.com
Yorum Yaşar GEBEŞ
10.03.2010 - 14:10
Değerli arkadaşlarım, yönetici kardeşlerim.
Hizmet yapmak, başkalarına yardımcı olmak emek ister, gönüllülük ister, sabır ister. her şeyden önemlisi de mütevazi ve hoşgörülü olmayı gerektirir. Cümleler kurulurken bile yanlış kullanılan ya da yerinde kullanılmayan bir harf dahi sevenlerinizi azaltır ya da artırır.
Yukarıda, iyi niyetlerle yazılmaya başlanmış, ancak ifade tarzından dolayı hedef şaşırtmış bir yazı gördüm.
Kısa bir iki cümleyi hatırlatayım:
"Onca emeğin karşılığını aldığında ikinci bir ödülde düşmanları tarafından geldi. Bu ödülleri de kıskançlık oldu... Bu sitenin yayın hayatında başarılı olduğunuz sürece düşmanlarınız veya sizi çekemeyenler harekete geçecektir..." Bu cümlelerdeki DÜŞMAN ifadesini sanırım yanlış kullandınız. Müslüman'dan Müslüman'a düşman olamaz, olmamalı. hemşeriden hemşeriye düşman değil dost olunur ancak. Bu ifadenin yerine RAKİP deseydiniz biraz daha hoş olacağını düşünüyorum.
Bu ülkede birbirine düşmanlık yapan, fırsatını bulsa bir kaşık suda boğacak olan onca insan var zaten.
Durup dururken kendinize DÜŞMAN (!) belirlemenin hiç bir mantıklı açıklaması olamaz.
Bizler ve sizler birbirimize düşman değil, ancak olsak olsak, iyiye güzele, doğruya daha hızlı ulaşabilmek için itici lokomotif oluruz. Bu memleketin, hele hele de Akkuşumuzun güzide insanları olarak bizler HASIM değil, HISIM Olmak durumundayız.
Allah yâr ve yardımcımız olsun.
10.03.2010
Yaşar GEBEŞ
Ünye Lisesi Mdr. Yrd. ve
Tarih Öğretmeni |
|
|
|
|
|
|
|
|
| Giriş No: |
545 |
| Tarih: |
Salı 11:18 09.03.2010 |
|
|
hasan |
|
|
|
akkuş erbaa bağlantı yolu projesinin gündemden düşmemesi için erbaa ve akkuşun köklü sitesi olan www.akkusilcesi.com ve www.erbaailcesi.com olarak sürekli gündemde tutulmalıdır elbet büyüklerimiz bu projeyi göreceklerdir
saygılar
wwww.erbaailcesi.com |
|
|
|
|
| Giriş No: |
544 |
| Tarih: |
Salı 08:34 09.03.2010 |
|
|
SELAHATTİN BOLATLI |
|
|
|
Basın geçmiş'ten günümüze insanların en önemli haber alma kaynaklarıdır.Özgür kaldığı sürece toplum faydalanır. Mustafa kemal Atatürk'ün değdi gibi Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.
Basın özgür kaldığı sürece doğruları yazar ve anlatır. Basın özgür kaldığı sürece doğru ve tarafsız bilgi verir. Basını susturmak insanın hayat damarlarından birini kesmeye benzer. Milletlerin çağdaş, aydınlık müreffeh bir geleceğe ulaşabilmesi ancak ve ancak basının doğru gerçek tarafsız ve yansız bilgi vermesiyle mümkün olur.
Bizler haber kaynaklarımızın her ne şekilde olursa olsun engellenmesini. Susturulmasını doğru bulmuyoruz. Kısaca gözlerimizin kapanmasını kulaklarımızın tıkanmasını istemiyoruz. Akkuş İnternet Sitesinin bundan önce olduğu gibi bundan sonra da desdekcisi olmaya devam edeceğiz.
CEYHANLI KÖYÜ YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİBAŞKANI
SELAHATTİN BOLATLI |
|
|
|
|
| Giriş No: |
543 |
| Tarih: |
Pazartesi 22:28 08.03.2010 |
|
|
Orhan DOĞANGÜNEŞ |
|
|
|
Akkuş'u ve Akkuş'luyu gayet güzel bir şekilde temsil etmek, bölge insanları arasındaki iletişim ve haber ağını sağlayarak onları hakları konusunda bilgilendirmek,haklarını savunmak ve aramak kolay bir iş değildir.İnternet haberciliği maddi çıkarlar karşılığında değil,tamamen gönüllü yapılan bir iştir.Akkuş İnternet Sitesi sahipsiz değildir,Akkuşlular site yönetimini sahipsiz hissettirmeyecektir.Değerli yönetime ve tüm takipçilere teşekkürler.. |
|
|
|
|
| Giriş No: |
542 |
| Tarih: |
Pazartesi 00:47 08.03.2010 |
|
|
Muammer Varlı |
|
|
|
Yayın akışından ve çizgisinden taviz vermeden, on yıldır yayın hayatında olan İlçemizin dünyaya açılan penceresi Akkuş İnternet Sitesi ; İlçemizin tarihi, coğrafyası, sosyal ve kültürel yapısı, doğal güzellikleri, ilçemizde yapılan festivaller, sosyal-kültürel faaliyetler, İlçemizin yetiştirdiği kişiler, İlçemiz Kamu Kurumları, Belediyelerimiz, Köylerimiz ve Mahallelerimiz hakkında bilgiler gibi Akkuş'a özel var olan bir çok konuda İlçemizden, Beldelerimizden, Köylerimizden, Derneklerimizden ve Akkuşumuzun gündemindeki gerek yatırımlarından gerekse sorunlarından güncel ve akıcı bir bilgi ve haberleriyle yayınını devam ettirmekte olan www.akkusilcesi.com sitesi Akkuşumuzun en büyük ve en kapsamlı Sivil Toplum kuruluşudur.
Böyle bir site hazırlamak ve yayın akışını devam ettirmek her yiğidin karı değidir. Bu öyle dışarıdan görüldüğü gibi basit ve kolay bir iş değildir. Bu emek, fedakarlık ve en önemlisi zaman isteyen bir gönül işidir. Bu site ekibine hakaret, tehdit ve göz dağı gibi istenmeyen hareketler yapanlar acaba neyin peşindeler. Acaba kendileri Akkuş için ne gibi fedakarlıkta bulundular. Hangi taşın altına ellerinizi koydunuz soruyorum size ???....
Arkadaşlarımızın yapmış olduğu fedakarlığın ve hizmetin kıymet ve ehemmiyetinin idrakinde olan www.akkusdagyolukoyu.com (Akkuş Dağyolu Köyü İnternet Sitesi) ekibi ve ben Kurucu Haber Yayın Kord. Muammer Varlı olarak arkadaşlarımızın sonuna kadar yanlarında olduğumuzu belirtir ;
Akkuş ilçemizin tanıtımında, Akkuşluların bir platformda buluşmasında, tanışma ve kaynaşmasında en önemli işi ve büyük bir yükü omuzlarında taşıyan ve bunu gönüllü olarak yürüten Akkuş İnternet sitesi ekibine yapılan eleştiri, hakaret ve göz dağı gibi olumsuz hareket yapanları kınıyorum.
Yorum gurbetci
08.03.2010 - 08:26
ne ya bu böyle siteyle ugrasiliyor utanmadan sıkılmadan siteyi karalayan insanlar sizler ne yapmak istiyorsunuz biz gurbetci olarak siteyi acip akkusumuzu vatanimizi buradan bakarak hasret gideriyoruz siz ne yapiyonuzki akkus icinde karalama hakkini kendinizde bulabiliyorsunuz siz akkus icin ne yaptiniz eger yapamiyorsaniz birseyler yapanlara emek verenlere bari sayginiz olsun ben kendi adima hic birsey yapamiyorum ama saygi duyuyorum insallah site devam eder ise yaramiyorsaniz bari herseye maydonoz olupta köstek olmayin insanlara emegi gecen site yönetimine sevgi ve saygilarimi sunuyorum böyle kargasa cikaran insanlari dikkate almaya bile degmez site yönetimine ve siteyi destekleyen herkese selamlar |
|
|
 | <hidden> |
|
|
|
| Giriş No: |
541 |
| Tarih: |
Pazar 18:23 07.03.2010 |
|
|
Teşekkürler |
|
|
|
Saygıdeğer Site Ziyaretçileri, Son günlerde gelişen olaylar neticesinde; Sitemize ve bizlere karşı bir kez daha desteklerinizi ve yanımızda olduğunuzu açıkladığınız için çok teşekkür ederiz. Öyle anlamlı ve içten duygularınızı yazıyorsunuz ki, her birinize ayrı ayrı şükranlarımızı sunuyoruz. Sağ olun var olun.
Kişilerin, Akkuş Ziraat Odasının, 1 Köy Muhtarının ve 2 internet sitesinin yazdıkları dışında diğer sivil toplum kuruluşlarından bu güne kadar herhangi bir açıklama gelmedi. İlçemizdeki kamu kurumlarından, esnaflarımızdan ve sivil toplum kuruluşlarından ve belde belediye başkanlarımız ile siyasilerimizinden herhangi bir açıklama gelmeldi. Akkuş'un yetiştirdiği kişiler sayfamızdaki yüzlerce kişiden bir açıklama gelmedi. İçinizden elbette bizlere destek veriyorsunuz ama bu sefer bir cümle ile de olsa yazmanızı rica ediyoruz.
Bu site Akkuş ve Akkuşlular için gerekli ise, Yaptığımız bir haberden ötürü bazı kişilerin bizi arayıp, siz kimsiniz diye sorduğu zaman, bizde sizlerin destekleri ile,
işte Akkuşluların siteye verdiği destek, işte Akkuşlular adına haber yapıyoruz. Gücümüzü Akkuşlulardan alıyoruz diyebilmeliyiz. Şimdiye kadar zaten öyle oldu. Ama halen bunun farkında olmayanlar var. Bir kez daha bunu göstermemiz gerekmektedir. Üye sayısı ve takip edilme rekoru ile Akkuş İlçesinin En Büyük Sivil Toplum Kuruluşu olduğumuzu bir kez daha yüksek sesle haykıralım. Ne dersiniz. Bu site Akkuşluların, her Akkuşlu sahip çıkmalı ve sitenin destekçisi olduğunu, sitenin Akkuş için gerekli olduğunu bir cümle ile de olsa yazmalı.
Sİte Yönetimi |
|
|
|
|
| Giriş No: |
540 |
| Tarih: |
Pazar 14:35 07.03.2010 |
|
|
MEHMET CÜREBAL |
|
|
|
AĞZI OLAN KONUŞUR...
Sayın Akkuş Sitesi kurucuları, site yöneticiler ve üyeleri meyve veren ağacı taşlarlar. Ağaç da meyve bırakmamaya kadar taşlarlar. Dalını kırarlar hatta ve hatta budarlar. Daha ne ki;
Tüm bunların karşısında halkın dilinden, Her hangi bir siyasinin taraftarı olmayarak daima doğrulara hitap ettiğiniz müddetçe siteye ve sizlere heç bir şey olmayacaktır. Bir meyve ağacı gibi Dalsız budaksız kalsanız bile bir gün yeşereneceğinizi biliniz.
Bir insandan örnek;
9.cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel, Çankaya Köşkünde yaptığı 7 yıllık görevin ardından Güniz Sokaktaki evine yeniden döndüğünde. Uzun siyasi hayatına, devletin en tepesinde hizmet vermeyi de katmış oldu. O artık, her vesile ile Türkiyenin 9. Cumhurbaşkanı olarak anılacak. Gittiği her yerde, katıldığı her toplantıda kendisine, Sayın Cumhurbaşkanım diye hitabe dilecek. 35 yıllık siyasi hayatı boyuca Türkiyenin yaşadığı acı-tatlı olaylarına tanık oldu. Kendi deyimiyle 6 kere gitti, 7 kere geldi.
Sabır edeceksiniz. Direneceksiniz. Mücadeleden kaçılmaz diyorum.
Aşağıda bir alıntı sunuyorum.
Saygılarımla.
Sabır Direniştir
Düşünsenize bir:
Hastalık olmasaydı sıhhatin, ölüm olmasaydı hayatın,
yaşlılık olmasaydı gençliğin,... Yokluk olmasaydı varlığın,
kötü olmasaydı iyinin, küfür olmasaydı imanın,
cehennem olmasaydı cennetin, karanlık olmasaydı aydınlığın,
çirkin olmasaydı güzelin kıymeti bilinir miydi?
Hayat yolu dümdüz ve pürüzsüz olsaydı, yürümek bu kadar cazip olur muydu?
Her şey birbirinin aynısı olsaydı,
öğrenmenin temel taşı olan merak tahrik olur muydu?
Tüm insanlar aynı planyadan çıkmış gibi birbirinin tıpkısı olsaydı,
tanımak için küçük parmağımızı oynatmaya gerek kalır mıydı?
Eğer her zorluğun yanında bir kolaylık, her derdin bir dermanı,
her ıstırabın bir bilgeliği, her çekilen acının bir hasılatı,
her musibetin bir nasihati, her kederin bir bedeli olmasaydı
hayat yaşanmaya değer miydi?
Hepsinden öte sabır bu kadar değerli olur muydu?
Sabır. Birçok kavram gibi kirlettiğimiz, kargaşaya kurban ettiğimiz,
içeriğini darmadağın ettiğimiz, sonra da dönüp haksızlık ettiğimiz
muhteşem bir kavram.
Sabreden derviş, muradına ermiş gibi harika bir deyim,
nasıl oldu da Sabreden derviş, sabrede ede gebermiş
gibi soysuz ve hayasız bir lafa dönüştü?!
Nasıl olacak? Sabır kavramının zihnimizde uğradığı tahrif sonucu elbette.
Sabır, herkesin her istediğini Hemen, şimdi! sloganıyla elde etmeye çalıştığı
acele ve ecele giden kendini bilmezler çağında, Asla vazgeçmem,
zamanı gelinceye kadar beklerim diyebilme kararlılığıdır.
Şeyh Bedreddin Varidatında diyordu ki Evme (acele etme)!
Unutma ki her yemişin bir mevsimi vardır: Sen de mevsimini bekle!
Yakıcı yaz güneşinin altında sabırla zamanını beklemeyi bilmeseydi,
çağla şekerpare, koruk kayısı, kelek kavun olur muydu?
Sabır, omuzladığın mukaddes yükü götürürken rüzgar tersinden esmeye
başladığında geri dönmemek, yükü atmamak, yolu satmamak,
yola yatmamaktır. Sırtını yüke verip göğsünü rüzgara siper etmektir.
Her rüzgârın bir ömrü, her Nemrutun bir İbrahimi, her Firavunun bir Musası,
her kışın bir yazı, her gecenin bir sabahı, her derdin bir dermanı olduğunu unutmamaktır.
Sözün özü, sabır direniştir. Kuran Allah sabredenleri sever derken
işte bunu demiş olur: Allah direnenleri sever.
Yine Kuran Ey iman edenler! Sabredin derken bunu demiş olur.
Yani: Ey iman edenler! Direnin!
Hepsinden öte Asr Suresi, işte bu nedenle sabır suresidir:
Asra yemin olsun ki insanlık hüsrandadır! Ancak iman edenler,
salih amel işleyenler, hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesna!
Son ayetin açılımı şudur:
Hakkı tavsiye etmenin bir bedeli vardır. Çünkü siz hakikate tabi olup onu
tavsiye ettiğinizde, varlığını yalana adayanlar ister istemez bundan rahatsız
olurlar. Hakikat güneşinin doğuşundan rahatsız olanlar, ülkeyi mağaraya çevirmenin yolunu ararlar.
Bu durumda hakikati savunmanın bir faturası vardır ve size bunu pahalıya ödetmeye çalışırlar.
Ayetin son kısmı işte bunu söyler: Hakikati savunmanın bedelini ödemek
gerektiğinde de sabrı tavsiye edin.
Hakikat üzerinde direnin ve asla geri adım atmayın.
Öyle ya, hem hakkı savunacaksınız hem de başınız sıkışınca savunduğunuz hak siperini terk edip kaçacaksınız.
Bu yakışır mı? Günah işlemenin bile bir bedeli olsun da sevap işlemenin bir bedeli olmasın mı? Kumarbazlar bile bir risk alırken hakikati savunanlar hiçbir risk almasınlar mı?
Hakikate olan sadakatiniz, onun uğruna nereye kadar ne bedeli göze aldığınızla
orantılıdır. Ne diyordu Kuran:
İnanıyorsanız, üstün gelecek olan sizsiniz! |
|
|
|
|
| Giriş No: |
539 |
| Tarih: |
Pazar 08:25 07.03.2010 |
|
|
serkan bilgili |
|
|
|
slm tüm akkuşlular.bu mesajı diyarbakırdan yazıyorum.bugün teskeremi alıp askerliğimi tamamladım.yarın akkuştayım.... |
|
|
|
|
| Giriş No: |
538 |
| Tarih: |
Pazar 00:29 07.03.2010 |
|
|
Adem YILDIZ Kuşçulu köyü muhtarı |
|
|
|
BU IŞIĞI KİMSE SÖNDÜREMEZ
AKKUŞ'umuzun sesi kulağı olan sitemizin bazı kişiler tarafından pasifize etme cabaları sonuçsuz kalacak, ve karanlığı seven canlılar sitemizin yaydığı ışıktan rahatsız olduklarından, beyhude çabalar içine girerek, kendilerince sonuca ulaşmaya çalışmaktadırlar.
GELİN SİZDE BU IŞIĞA GÜÇ VERİN... |
 | <hidden> |
|
|
|
| Giriş No: |
537 |
| Tarih: |
Cumartesi 21:11 06.03.2010 |
|
|
BAŞSAGLIĞI: şevki GÖK |
|
|
|
AKKUŞUN MEYVELİ KÖYÜ BULANIKLI MAHALLESİNDEN MEHRUM KARAVELİNİN HACAHMET LAKAPLI AMCAMIZIN SEVGİLİ EŞİ FATMA GÖK MEFAT ETMİŞTİR DEĞERLİ BÜYÜGÜMÜZE ALLAHTAN RAHMET KEDERLİ AİLESİNE BAŞSAĞLIGI DİLİYORUM MEYVELİ KÖYÜ VE BUNAKLI MAHALLESİNİN BAŞI SAGOLSUN |
 | <hidden> |
|
|
|
|